23 Şubat 2020 - 07:04
Türkiye ve İdlib meselesi

Suriye ordu birlikleri, ülkenin kuzeyinde Halep ve İdlib'i teröristlerden temizleme operasyonunu başarılı şekilde sürdürmeye devam ederken, bazı kaynaklar diplomasi arenasında yeni gelişmelerin olabileceğinden söz ediyor.

Ehlibeyt (as) Haber Ajansı ABNA - Türkiye Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın son sıralarda yaptığı açıklamada, Ankara ve Moskova'da İdlib'de ateşkes için Türk ve Rus heyetleri arasında yapılan müzakerelerin süreceğini belirtirken, İdlib'deki gerginlik devam ediyor. Türkiye İdlib'e ilave askeri güç ve teçhizat göndermeye devam edip, Suriye birliklerini tehdit ederken,Suriye güçleri ve müttefikleri teröristlere karşı başarılı operasyonlarını sürdürüyor.
 
Teröristlere karşı operasyon düzenleyen Suriye birlikleri, kendilerine yönelik saldırı düzenleyen Türk güçlerine karşılık verirken, Bu durumda Rusya savunma bakanlığı da bu ülkenin teröristlere karşı savaş uçaklarının saldırdıklarını bildirerek bu olaylar sırasında 2 Türk askerin öldüğü ve 5 askerin de yaralandığını duyurdu.
 
Suriye birlikleri yaklaşık 2 aydır, İdlib vilayetini teröristlerden temizleme operasyonuna başlamış ve şu ana kadar büyük ilerlemelere imza atmıştır. Ancak Türkiye bu operasyonlara karşı çıkararak, Suriye topraklarının bir kısmını işgal etmiştir.
 
Türkiye birlikleri son günlerde de teröristlere destek doğrultusunda Suriye güçlerinin mevzilerine yönelik top atışları gerçekleştirmiştir.
 
İdlib'deki teröristleri ısrarla desteklemeye devam eden Türkiye, terör örgütlerinin yenilgisini geciktirmeye ve böylece ilerideki müzakerelerde bu örgütleri bir koz olarak kullanmaya çalışıyor.
 
Ancak buna rağmen Türkiye'nin bu bağlamdaki stratejisi ile ilgili söylenmesi gereken husus şudur ki, Türkiye, kendi destekli güçlerin yenilgisini önleyemez. Çünkü İdlib Suriye topraklarının bir parçasıdır ve Suriye ordusu uluslararası kurallar çerçevesinde Suriye'nin kuzeyindeki terör örgütleri püskürüp, bu bölgelerde kontrol sağlama hakkına sahiptir.
 
Türkiye'nin bu bölgedeki politikasının sürmesi, İdlib'in yıkıma dönüşmesi ve sivillerin daha fazla zarar görmesine sadece yol açar.
 
Ankara yönetimi, sivilleri koruma meselesini, Suriye'deki müdahaleleri için bir tutamak haline getiremez çünkü, Suriye krizinin başından itibaren Türkiye müdahaleci politikalarıyla Suriye kuzeyinde terör örgütlerini besleyip, destekledi ve gelinen noktada el Kaide dahil uluslararası terör listelerinde ismi yer alan örgütlerin yanında durması ortaya çıkmıştır.
 
Bu durumun sürmesi, Suriye'nin kuzeyinde istikrarsızlığın sürmesi ve sivillerin terör örgütlerince canlı kalkan olarak kullanılmasına sadece sebebiyet verir. Türkiye yönetimi, kendi uluslararası sorumluluklarını kabul edip, Suriye yönetimi ile ülkenin kuzeyindeki teröristlerin varlığına son verilmesi için işbirliği yapması gerekiyor.
 
İdlib konusunda yeni gelişmelerin olabileceği düşünülüyor. Bu bağlamda Rus siyaset bilimci Fitin, Rusya ile Türkiye arasında İdlib konusunda yapılan müzakerelerin Ankara'nın sorunun çözümü için diplomatik yola yönelmesini sağladığını aktardı.
 
Rusya Stratejik Araştırmaları Enstitüsü Yakındoğu ve Ortadoğu Merkezi Başkanı Vladimir Fitin, "Rusya'nın dayanıklılığını test etme girişimi, İdlib'de hak ettiği cevabı aldı. Rusya Hava-Uzay Kuvvetleri, saldırı düzenleyen terörist grupları vurdu ve savunma hattının kırılmasını önledi. Bunun ardından Türk tarafından açıklamalar geldi, Ankara'nın Moskova'yla karşı karşıya gelmek istemediği ve diplomatik çözüm için adım atılması gerektiği belirtildi" dedi.
 
Suriye hükümet güçlerinin son operasyonlarla İdlib'in neredeyse yarısını kontrolü altına aldığını kaydeden Fitin, İdlib'le ilgili müzakerelerin İran'ın da katılımıyla üçlü formatta yapılabileceğini, son günlerde bu yönde bilgiler gelmeye başladığını ekledi.
 
Türkiye'nin desteğine bel bağlayan terör örgütleri yakın gelecekte, Suriye ordusu karşısında teslim olup, işledikleri cinayetler yüzünden adaletin karşısına çıkmak ile başkalarının çıkarları adına rol ifa etmek arasında tercih yapmak zorunda kalacaklar.

............
340