28 Ağustos 2022 - 16:29
Gani'nin Amerika'ya güvenin sonunu anlatması

Afganistan'ın firari cumhurbaşkanı Eşref Gani Amerika'ya güvenin sonunu anlatarak bu güvenmenin hükümetinin devrilmesine yol açtığını söyledi.

Afganistan'ın firari cumhurbaşkanı Eşref Gani,  Amerika'nın PBS kanalına verdiği röportajda ABD'nin politikaları hakkında konuştu. 

Afganistan'ın firari cumhurbaşkanı Eşref Gani  bu röportajda şu ifadelere yer verdi: " Washington  Taliban ile Afganistan'dan çıkma anlaşmasını imzaladı. Bu da  askerlerinin Taliban'ın tehlikesinden güvende kalmasına yol açtı.  Halbuki Afganistan askeri güçleri en fazla masrafları ödemek zorunda kaldı."

Eşref Gani  hükümetine yönelik sorumsuz tavırları hakkında gerçekleri saptırmaya yönelik ifadelerde bulunsa da bu ifadeleri önemli içeriğe sahiptir ve dünyaya  Amerikalıların  sırf kendi çıkarları çerçevesinde çalıştığını en güvenilmez siyasi ortak olduğunu ispatlamıştır.  Bu yüzden  Afganistan'daki siyasi çevreler  defalarca Amerika'ya güvenin sonuçları hakkında  uyarılarda bulunmuşlardı.  Afganistan hükümetinin Amerika ile Taliban arasındaki  Doha görüşmelerine davet edilmemesi  de  Washington'un Afganistan'ın milli egemenliğine saygı duymamakla beraber kendini Afganistan'ın sahibi ve patronu görerek davrandığını gösteriyor.  Halbuki böyle bir tavır hiçbir zaman  Afganistan geçici hükümeti tarafından itiraz konusu bile olmadı. 

Afgan siyasi uzmanlardan Ahmed Saidi bu hususta şu değerlendirmede bulunmaktadır: " Amerika ve istihbari servisleri hiçbir zaman Afganistan halkının çıkarları doğrultusunda çalışmadı. Sırf  teröristler ve milisler ile işbirliği içerisinde şom çıkarlarını gerçekleştirmeye odaklandı ve Afgan halkını hiçe sayarak kendi bildiğini  okudu. " 

Aslında Amerika'nın bölgesel ve uluslararası işbirliğindeki davranış kalıpları tamamen çıkar odaklıdır ve etkileşimlerinde karşı tarafın çıkarlarını dikkate almaya istekli olmadığı hep gün yüzüne çıkan bir gerçek olmuştur. Amerika'nın 100 binden fazla askeri gücünün farklı bölgelerde konuşlandığı Japonya ve Güney Kore ile davranışları ülkelerdeki tavırları bunun başlıca kanıtlarıdır. Donald Trump'ın başkanlığı sırasında Amerika, askeri güçlerinin ev sahibi ülkelerini küçük düşürerek, Almanya'dan askeri destek için bütçe sağlamasını bile talep etti. Buna ilaveten, Washington'un Japonya ve Güney Kore anayasasına maddeler dayatarak onlara ağır maliyetler yükledi. Dünya Savaşı'ndan sonra onlara dayatılan, güvenlikleri Amerikan ordusunun sorumluluğunda olacağı maddeleri ve ev sahibi ülkenin bunun maliyetinin önemli bir bölümünü ödemesi hep dikkat çekici bir kanıttır. 

Amerika  müttefiklerine bu tür aşağılayıcı ve güvensiz muameleler yaparak, siyasi çıkarlarını dayatmaya çalışmıştır. Eşref Gani'nin kesinlikle tuzağına düştüğü Beyaz Saray'ın güvenlik davranış kalıpları da bu bağlamda değerlendirilmelidir. Eşref Gani'nin bile bile bu tuzağa düştüğü çünkü daha önce Amerikalılarla işbirliği yapma tecrübesine sahip olduğu unutulmamalıdır. Afgan uzman Habib Hakimi ise şöyle bir değerlendirmede bulunmaktadır: "Amerika'nın yirmi yıldır Afganistan'daki varlığının sonucu bu ülkenin yıkımıdır. Amerika Afganistan'ı demagojik sloganlarla işgal etti ve bu ülkenin insanlarını giderken kavrulmuş topraklarla karşı karşıya bıraktı."

Her halükarda ABD'nin Afgan halkının mal ve varlıklarına  yani dokuz milyar dolar tutarındaki servetine el koyması, Washington'un bu ülkenin mazlum ve mağdur halkına ihanet ettiğinin ve Beyaz Saray'ın elinde hiçbir emanetin sağlam kalmayacağının açık bir göstergesidir. Güvenilirlik derecesi kabul edilebilir düzeyde olmadığı açıkça gözler önüne serilmiştir.Çünkü bütün plan ve politikaları kendi gayrimeşru çıkarları çerçevesinde örgütlenip takip edilmektedir. Amerika'nın bu davranışının Afganistan halkına verdiği mesaj, Amerika'ya bağımlı olmadan kendi ayakları üzerinde durmak zarureti ve herhangi bir müdahaleye izin vermemektir.  Eşref Gani'nin Amerika'ya duyulan güvene ilişkin sözleri farklı motivasyonlarla yorumlansa da Afganistan'ın siyasi geleceği için iyi bir ders olabilir.

342/