HAMAS, kuruluşundan sonra bu ülkenin yanı sıra Batı Asya bölgesindeki gelişmelerde önemli rol oynayan Filistinli gruplardan biridir. Hamas hem direnişe hem de siyasi işlere katılmaya inanıyor. Bu hareket, Siyonist İsrail işgalci rejimine karşı mücadelede önde gelen hareketlerden biridir ve her zaman bu rejimin ve onun batılı müttefiklerinin düşmanlığının ve suçlarının hedefi olmuştur. Arap uzlaşma eksenine de hedef olmuş bir harekettir.
Hamas'ın Filistin ve bölgedeki direniş üzerindeki etkisi, bu hareketin Batı Ekseni ve bazı müttefikleri tarafından terör örgütü olarak sınıflandırılmasına neden oldu. Bu arada Hamas, İsrail rejiminin devlet terörünün kurbanlarından biridir ve çok sayıda lideri ve üyesi bu rejim tarafından suikaste kurban gitmiş ve şehit edilmiştir. Hamas'a terörist demenin nedeni,Siyonist rejimin bu gruba yönelik saldırılarını meşrulaştırmak ve bu grubu meşruiyet açısından zayıflatmaktır.
Ayrıca Arap ülkeleri içinde de Hamas konusunda bir fikir birliği yok. Suudi Arabistan ve BAE gibi ülkeler Hamas'la hiçbir ilişkisi yokken ve onunla çatışmacı bir yaklaşım sergilerken, Katar gibi ülkeler bu Filistin hareketiyle iyi ilişkiler içinde ve onu destekliyor. Katar'ın Hamas'a desteğinin nedeni Müslüman Kardeşler'e yakınlığı ve Müslüman Kardeşler eğilimleri ile alakalıdır. Bununla birlikte, Suudi Arabistan ve BAE'nin ve diğer bazı Arap ülkelerinin Hamas'la çatışmacı yaklaşımının temel nedenleri direniş eksenindeki konumuyla ilgilidir. İran liderliğindeki direniş ekseninin Siyonist rejimle uzlaşmaya karşı çıkması ve ayrıca Riyad'ın bölgesel politikalarını takip etmemesi açık bir muhalefet nedenidir. Bu nedenle son yıllarda Suudi Arabistan'da çok sayıda Hamas üyesi tutuklanarak yargılandı.
Diğer bir konu da Hamas'ın askeri alanda faaliyet gösterip direnişi güçlendirmeye yönelik adımlar atarken, Filistin'de seçim sürecine ve siyasi katılıma da inanmasıdır. Bu bağlamda Hamas 2005 Filistin parlamento seçimlerine katılarak parlamentonun çoğunluğunu ele geçirmeyi ve hatta bir kabine kurmayı başarmış ancak Filistin Özerk teşkilatı kısa bir süre sonra Hamas hükümetini kabul etmeyi reddetmiş ve İsmail Heniye'nin 15 ay sonra kabinesi Haziran 2007'de çökmüştür. 2005 seçimlerindeki zafer, Hamas'ın Filistin'de geniş bir halk desteğine sahip olduğunu kanıtladı ve bu nedenle 2005'ten bu yana Filistin'de seçim yapılmadı. Filistin Özerk Teşkilatı ise, seçimlerin yapılmasıyla Hamas'ın zafer kazanmasına ve yeni bir hükümetin kurulmasına bu hareketin zemin hazırlayacağından endişe ediyor.
Hamas'ın siyasi büro başkanı İsmail Heniye ise, bu hareketin kuruluşunun 35. yıl dönümü münasebetiyle yaptığı konuşmada, "Hamas direniş ve siyaset arasında bir bağ kurdu. Siyaset ise hiçbir zaman direniş projesine karşı olmadı. Seçimleri kazanıp hükümet kurduğumuzda bile direnişi sürdürdük ve Muhammed Dayf komutasındaki Kassam Ordusunu oluşumu gerçekleştirilinceye kadar Hamas hükümetinin gölgesinde direniş günden güne güçlendi. "
Hamas ile ilgili bir diğer önemli nokta da, bu hareketin Filistin'i ve ideallerini savunma stratejilerinin Siyonist rejime karşı direniş, Filistin doğasına ve Kudüs ve Mescid-i Aksa kimliğine destek ve Filistinli tutsakların serbest bırakılmasına dayalı olmasıdır. Bu bağlamda İsmail Heniye, Hamas'ın kuruluşundan bu yana siyasi duruşunda kararlı olduğunu, stratejisinin net olduğunu, ilke ve duruşunda ve Siyonist düşmana karşı mücadele tarzında asla bir değişiklik olmayacağını vurguladı.