14 Ağustos 2015 - 06:41
Dikta sandıkla gitmez!

Halka karşı savaş çok boyutlu gelişmelere gebe olacak. Bu süreçte bizi Suriye meselesi üzerinden yeni Osmanlıcı saldırganlığın tavan yapacağı gerçeği bekliyor.

Ehlibeyt (a.s) Haber Ajansı ABNA-Halka karşı savaş çok boyutlu gelişmelere gebe olacak. Bu süreçte bizi Suriye meselesi üzerinden yeni Osmanlıcı saldırganlığın tavan yapacağı gerçeği bekliyor.

AKP ile CHP arasında süren koalisyon görüşmeleri Recep Tayyip Erdoğan engeline takıldı ve hepimizin gördüğü gibi anlaşma sağlanamadı. Dillendirilen erken seçim ufukta görünüyor. Küçük bir olasılık olarak MHP’li seçim hükümeti gündeme gelebilir.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu AKP ile sürdürülen ve sonuçsuz kalan görüşmelerle ilgili: "Bize şu ana kadar bir koalisyon önerisi gelmiş değildir, seçim hükümeti önerisi gelmiştir" dedi. Yani AKP ilk günden itibaren erken seçim odaklı hareket etmiş ve iktidar paylaşımına yanaşmamıştır. Tek amaçları diktanın devamı ve saadet zincirinin korunmasıdır. Ülkenin fiilen ayrışma ve kopuş süreci başladı. Alışılagelen bir seçim süreci geçirilmeyeceği ortada. Halka karşı savaş çok boyutlu gelişmelere gebe olacak. Bu süreçte bizi Suriye meselesi üzerinden yeni Osmanlıcı saldırganlığın tavan yapacağı gerçeği bekliyor. Suriye meselesine odaklı manipülatif savaş senaryolarıyla kamuoyu dizayn edilmek istenecek. Alevi düşmanlığı çerçevesinde gayri-nizami yöntemler uygulayan rejim kuvvetleri harekete geçebilir.

Ülkede bariz bir dikta gerçeği var. Seçimler mevcut tabloyu görmemizin önünde engel olmamalı. Erdoğancı dikta fiilen devleti dönüşüme uğrattı. Mutlak iktidarını koruma doğrultusunda gerekirse siyaset kurumunu ilgaya teşebbüs bile etmekten, hukuk-yasa tanımaz adımlar atmaktan geri durmaz.

Tayyip Cumhuriyetine uzanan yolda dikta yönetimi ülkeyi Rabiacılıkta karşılığını bulan kimliksizleşme, kişiliksizleşme ve kaotikleşme girdabına sürükledi. Kul-tebaa haline getirilen Rabiacı yığınlara bakın ve gelecek Türkiye'nin resmini görün.

Erken seçim sonucu bekledikleri oy getirisi çıkmadı diyelim hiç yüzleri kızarmadan bir kez daha erken seçim kararı alabilir, benden sonrası tufan diyerek araçsallaştırdıkları burjuva demokrasi perdesini bile yırtıp tekfirciliğe meyledebilirler. Model ortakları bölgede çoktandır SuudiAmerika'nın himayesi altında selefist takılıyor.

Din tüccarı cenahın gömlek değiştirmesi konjonktür meselesidir. Yani bir Rabiacı çıkarlarının tehlikeye girdiğini gördüğünde, El Kaide çizgisine yedeklenmesi kaçınılmaz hale gelir.

Sandıkla geldiler sandıktan çıkan sonuca göre gitmezler.

Seçim-meclis çözüm değil, kesintisiz meydan muhalefeti gelişmediği müddetçe Erdogancı dikta rejimi varlığını koruyacak yeni mekanizmaları sürekli üretecek.

Bunların kimyası gasp, fetih ve talan damarından beslenir. Mutlak iktidar uğruna her kılığa girer, siyasal ahlaksızlığı bile mübah sayarlar. Sandık bir yanılsamadır.

Neo-Osmanlıcı diktanın çöküşünü getirecek tek ve geçerli yol kesintisiz halk direnişinden, meydanların milyonlarla tutulmasından geçer. Ülkenin muhalefet dinamiklerinin diktaya son verme, halkın iktidarı diye bir amacı varsa sokağa işaret etmelidir. Özgürlük sokağa yansıyan iradeyle karşılığını bulur.

Dikta yönetiminin sonunu getirecek birikim bu toprakların kadim direniş belleğindedir. Farklı inanç, milliyet ve toplumsal kesimlerin karanlığa karşı aydınlık bir gelecek için kesintisiz şekilde harekete geçerek meydanları doldurması diktanın çözülüşünü getirebilir. Ülkenin kaderini olumlu-olumsuz belirleyecek faktör muhalefet dinamiklerinin tavrına bağlıdır.

Bize Pir Sultan Abdal’ın şu dizeleri yol gösterecek.

Özü öze bağlayalım,
Sular gibi çağlayalım, Bir yürüyüş eyleyelim, Açalım kızıl sancağı, Geçsin Yezid'lerin çağı.

Ferhat Aktaş