Ehlibeyt (a.s) Haber Ajansı ABNA- El Ahd haber ajansının haberine göre Batı, Arabistan’ın Yemen’de yenildiğini itiraf ederken Yemen siyaseti ileri dönük yeni siyasi gelişmelere tanık oluyor.
Ama bu yönde bir iyimserlik Suudi hanedanının ihtirasları ve ABD hükümetinin endişeleriyle yüzyüze geliyor.
Riyad ve Washington, Rusya’nın Suriye meselesinde edindiği başarılar ve kazançlarını Yemen’e çekeceğinden endişeleniyorlar. Bundan dolayı Arabsitan’ın Yemen’de daha fazla katliam yapacağı söz konusu olabiliyor.
Arabistan’ın Yemen’e askeri saldırısının geri sayımı
Bölgede son gelişimler özellikle Yemen’e karşı itilafın askeri operasyonlarının zayıflaması ve başarsızlığı, bu ülkede siyasi hareketliliğin gidişatını etkiliyor, öyleki son günlerde bu yönde önemli gelişmeler yaşandı. Bu gelişmlerin başında dünyanın önemli başkentlerinde Yemen’e karşı sekiz aydan beri sürdürülen askeri müdahelenin son bulduğu haberi yayınlanıyor.
Yemen krizinde oryata çıkan yeni hareketlilik bölgede görünen son gelişimlerle bağlantılıdır. En önemli son gelişme ise Rusya’nın Suriye topraklarında başlattığı askeri operasyondur. Bu son gelişme Yemen ile müzakere masasının kurulması sürecini hızlandırmıştır, öyle ki gelecek ayın ortasında müzakerelerin başlanması bekleniyor. Bu yeni hareketliliğin başarısı garanti altında olmadığı hatırlatılmalı çünkü ABD, Rusya’nın Suriyedeki başarısının Yemen’de ve Irak’ta tekrarlanmasına müsade etmeyeceğini deklare etti.
Yemen’e karşı askeri müdahelelerin son bulacağına dair emareler
Arabistan Dışişleri bakanı Adil el Cebir ve ingiliz mevkidaşı Philip Hammond’un demeçleri Yemen krizine karşı değişen yeni pratik tutumlara işaret ediyor.
Cebir ile Hammond’un birlikte verdikleri basın toplantısında Cebirin sözünü ettiği adımlar Yemen’de askeri müdahelelerin son bulacağının yakınlığını gösteriyor. Cebir, Ensarullah hareketiyle Ali Abdullah Salih’in Güvenlik Konseyi’nin 2216 önergesi üzerinde müzakere yapmayı kabül etmelerini, askeri müdaheleleri gereksiz kılacağı yönünde değerlendirdi.
Cebir’in açıklamalarından: ’’ Göründüğü gibi sahada somut kazançlar elde edildi ve şu an Yemen topraklarının çoğu bizim kontrolümüze geçti.’’
Hammond, Suudi kralı Selman ve diğer Suudi yetkililerle temastan sonra Yemen’de askeri müdahelenin sonuna yaklaştığına inandığını açıkladı. Çünkü Hammond’da göre Arabistan liderliğinde Arap itilafı Yemen savaşında güçlü askeri bir pozisyon elde etmiştir.
Perde arkası meseleler
Yemen dosyasıyla ilgili kaynaklar Batı ile Arabistan’ın Yemen hususunda yakınlaştıklarına dair bir dizi gelişimin yaşadığını bildiriyor. Bu gelişmelerden biri Amerika’nın Suriye konusu hakkında herhangi bölgesel bir çözüm sürecinde İran’ın da bulunması gerektiğine itiraf etmesidir.
Suriye koşulları Yemen içinde geçerli olduğundan her hangi bir müzakere sürecinde İran’ın bulunması kaçınılmaz olacaktır.
Batı Arabistan’a Ültimatom veriyor
Hammond Viyana oturumundan önce, bazı bölge makamlarına Arabistan’a Yemen’e askeri müdahaleye son vermenin zamanı geldiğini ve savaşın sürmesiyle Arabistan’ın kontrol edemeyeceği sorunların çıkacağını bildridiğini açıkladı.
Bu doğrultuda Riyad, Paris ve Londra, İran’ın Yemen hususunda tüm toplantılara katılması yönünde uzlaştılar, çünkü Ensarullah hareketi üzerine dışardan etkili olanın Tahran olduğu açık bir gerçektir.
Bu arada Arabistan, Yemen sorununda Rusya’nın daha etkili müdahil olmasını önerdiği duyuldu. Bunun sebebi Riyad’ın Tahran’a güvenmediği olmalı.
Yemen savaşı Riyad’ı yere vurdu
Batılıların ültimatomlarına ilaveten Suudi yetkililerin İngiliz ve Rus yetkililerin huzurunda Yemen’e karşı yürüttükleri savaşın kendilerinin zararına olduğunu ve çaresiz kaldıklarını itiraf etmeleri, göz önünde tutulmalı. Suudilerin ağır maddi yükün altında kaldıkları ve bu savaştan kaçma yollarını aradıkları kendi itiraflarından anlaşılıyor.
Bu savaşın getirdiği problemler ve somut bir kazanç elde edememek Suudi hanedanı fertleri arasında da ciddi kopuşlara yol açtı.
Batı, Güney Yemen’de durumların kötüye gittiği yönünde Arabistan’ı uyardı ve Mansur Hadi’nin o bölgede siyasi bir kurum ve hizmet altyapısı oluşturmada başarsız kaldığını bildirdi.
Güney Yemen’de IŞİD ile El Kaide birbirlerini vuruyor
Batı, BAE’nın Güney Yemen’de güvenlik durumuna taraflardan hiç birinin hakim olmadığını ve IŞİD ile El Kaide’nin o bölgeye egemen olma üzerine çatıştığını resmi olarak bildirdiğini, kamuoyuna açıkladı.
Batılı ve BAE’li yetkililer, Güney Yemen’de Mansur Hadi’ye bağlı başbakan olan Halid Behhah’ın Aden’i IŞİD’in saldırılarının başında acilen terk etmesini durumun vehametine işaret olarak yorumluyorlar.
Bu yetkililer, Aden’e Naif el Bekri’nin vali olarak seçilmesini, bu eyalette çalışan memurların maaşlarının ödenmemesini, aşırı grupların halkın güncel hayatına müdahele etmelerini, üniversitede kız ve erkek öğrencilerini birbirlerinden ayrımayı bu eyalette yaşanılan vehamete kanıt olan diğer gerçekler olduğunu ileri sürüyorlar.
Arabistan’ın Batılı müttefikleri, Riyad’ın güneyde kazanç bildiklerine karşı kayıplarının çok daha büyük olduğunu hatırlatıyorlar. Özellikle bugün Güney Yemen El Kaide kontrolünün altına girmiş durumunda.
Batılı taraf, Ensarullah’ın uluslararası kararları onaylayacağına dair açıklamasını olumlu karşıladı ve bundan dolayı Riyad’a ve Abu Dabi’ye her hangi bir siyasi çözümün Enasrullah olmadan ve ulusal kongreye sunulmadan başarlı olmayacağını bildirdi.
Tüm bu yeni tutumlar ve işbirlikleri Arabistan’ı yeni adımlar atmaya itti:
- BM sekreteri Ban ki Moon’un ‘Velid Şeyh’in kenara itilmesinden üzüntü duyduğunu söylemesiyle Riyad Velid Şehy ile daha çok görüşmeyi kabül edip, onun Muhammed bin Naif ve Muhammed bin Selman ile görüşmesini sağladı.
- Yemenli tarafların katılımını ön gören toplantıların düzenlenmesini onaylayıp bir sonraki adımda bölge ve uluslararası tarafların da Yemen sorunu hakkında toplantılar ve görüşmeler yaparak çözüm aramalarını ön görüyor. Bu doğrultuda gelecek ayın ikinci haftasında BM’nin gözetiminde bu toplantılar başlayacak, ama toplantıların yeri hala netleşmiş değil, Maskat ya da Cenevre’de olması bekleniliyor.
Bazı haberler, bu toplantıların BM’nin 2216 sayılı kararı temelinde yapılacağı ve Ensarullah’ın Yemen siyasi hayatının en önemli unsuru olarak kabül edileceğini öne sürüyor.
Bu konu son zamanlarda Hammond tarafından Cebir’e bildirildi.
Yemen sorununun siyasi çözümünden en çok endişelenen Arabistan, Ensarullah tarafından güvenliğinin tehdit edileceğinden korkutuğundandır. Arabistan arabuluculardan istediği Ensarullah’ın bu ülkeye karşı güvenlik sorunu çıkarmaması için garanti vermesidir. Bu isteğinin en bariz örneği Arabistan’ın ‘Ensarullah’ın ve Yemen ordusunun füzelerine el koyulması gerekir’ önerisidir. Ayrıca Riyad bu son isteğinin büyük devletler tarafından kabul görmesine ısrar ediyor, açıktır ki büyük devletlerden kasıt Rusya ve İran’dır.
İki hafta sonra yapılacak müzakerelerin nedeni?
Yemen krizini takip eden kaynaklar son gelişmeleri şöyle yorumluyorlar: Batı, Arabistan’a sahada müzakerelerde etkili olabilecek sonuçlar almasına son olarak bir şans tanıdı. Bu çerçevede Suudi itilafın Mareb ve Taiz illerinde büyük çapta operasyon yapması bekleniyor. Ayrıca Suudiler, el Cof sınır bölgesinin büyük aşiretlerinden olan bir aşiret şehyine 800 milyon Rial vererek onun bölgedeki diğer aşiretlerin rızasını kazanarak Hadi’ye arka çıkıp meşruluğunu savunmalarını talep ettiler, bu durumda el Cof’un savaşsız ve kan akmadan düşeceği vadi de onalra verildi.