10 Kasım 2015 - 10:40
Yalancı İslam‘a karşı Muhammedi İslam‘ı müdafaa etme vazifesi

Yalancı İslam‘a karşı Muhammedi İslam‘ı müdafaa etme vazifesi

Ehlibeyt (a.s) Haber Ajansı ABNA- Yalancı İslam‘a karşı Muhammedi İslam‘ı müdafaa etme vazifesi

"Şüphesiz iman edenler ve salih amellerde bulunanlar (var ya), rabbleri onları imanları dolayısıyla altından ırmaklar akan nimetlerle donatılmış cennetlere hidayet eder.” (Yunus 10)

Dikkat edilmesi gereken nokta bu ayette iman ile salih amelin birlikte olmasıdır. Çünkü Resulullah buyurur:  ‘‘Amelsiz iman ve imansız amel kabul edilmez.‘‘

Yani iman ve amel birbirerini tamamlarlar ve birleştiklerinde insana mümin kimliğini kazandırır, tescil edilir. Bir mümin imanlı olduğunu kanıtlamak için şu hadiste belirlenen vasıflara sahip olmalı, nakl edeceğimiz hadiste müminin ameli şöyle tanıtılır:

Sevdiğini Allah için sevmesi

Allah için buğz etmesi

Allah için infak etmesi

Allah için alı koyması

Bu vasıflara sahip müminin imanı kamil olur. Allah’ın razı oldukları, Allah‘ın sevdikleri, Allah için kıyam eden ve bir araya gelenlerle beraber olmayla Allah‘ın rızasını kazanabiliriz.

Eğer birinden kızıyorsak Allah için ondan kızmış olmalıyız, nefsimiz için bu olmamalı. Allah’a dostluk kapısını kapatan, arkasını Rabbimize çeviren ve şeytana yüz gösterene kızmalıyız.

Allah için infak etmeliyiz. Verdiğimiz sadaka, infak, her hangi bir hayır Allah için olmalı. Birini bir kötülükten alı koyuyorsak, kötü yolda gideni çirkeflikten men edip hakikate yönelmesini isityorsak yine Allah için olmalı.

Her amelimiz her taatimiz Allah‘ın rızasını kazanamk için olmalı. Bunun için kalbimizde öyle saf bir iman oluşmalı ki İlahi nur onda tecelli bulsun. Kaygan bir zemin üzerinde yaşamımızı sürdürüyoruz, kalbimizdeki iman nuruna, elimize, dilimize her an dikkat etmeliyiz. Aksi takdirde en küçük bir hata ve sapma ayağımızın kaymasına ve delalet yoluna düşmemize vesile olabilir.

„Diline sahip çıkamayan bir insan iman hakikatinin tadını alamaz „. Peygamber efendimiz bu hadiste dilin önemini vurgular. Dil insanın bütün değerlerini bir anda elinden alabilir. Üstün şahsiyetine son verebilir. Aynı zamanda dil insanı bulunduğu toplum içersinde en izzetli makama da kavuşturabilir.

Bugün bizim sorunumuz, İslam ümmetinin çıkmazı, inandığı Rabbinin kalbindeki imanının tadına varamadığındandır. İlahi aşkı kalbinde bulamadığından ve o saf imanın lezzetini hiss edemediğindendir. Buna engel olanlardan biri de korunma altında olmayan dilimizdir.

Hakikat ateşiyle pişmeyenler devlet kurulduğunda mukaddes İslam dinine büyük zararlar getirirler. Zamanımzda İslam başta müslümanım iddiasında bulunduğunu söyleyenler tarafından küçümseniyor. Düşman geniş çaplı çalışıp müslüman iddiasında bulunanlarla hakimiyet kurarken biz aynı çapta karşılık vermekle sorumlu durumuna düşmekteyiz. Çünkü İslam‘ın emr ettiği hayatı ortaya koyup karartılıp sunulan İslam‘ın yanlış olduğunu toplumlara kanıtlamalayız.

Bu doğrultuda ilk olarak dilimize sahip çıkmalı ve az/öz konuşmaya çalışmalıyız çünkü düşünülmeyen ve ölçülmeyen çok sözün içersine hata karışır. Söylenilecek sözünü tartmış olmalısın, dinine, kimliğine ve imanına zarar vermemeli. Hataya karışık sözlerimiz kendimizi küçülttüğü gibi mensup olduğumuz dini de bir oranda küçük düşürmüş olur.

Biz bugün yalancı İslam‘a karşı Muhammedi İslam‘ı müdaafa etme vazifesiyle yükümlüyüz. Bedeli ne olursa olsun İslam‘ı tahrip etmek kampanyasına karşı ciddiyetle durmalıyız. Bu vazife ilahi ahlakla donanmayla, ibadi yönden tekammül etmeyle, Allah‘a yaklaşmayla, kardeşlik ve beraberlikle, Allah için bir araya gelmek ve Allah için hareket etmeyle mümkün olur.

Eğer bu vazifeyi yerine getiremiyorsak ve İslam‘ı savunmada bir adım atmaya gayret göstermiyorsak imanın hakikatini tadamamışız demektir.

Yere düşmüş Muhammedi bayrağı kaldırmalıyız.

Nedir bu bayrak?

Sensin. Her birimiz Muahmmedi birer bayrağız ve yere düşürmüş olmamalıyız yere düşmüssek ayaklanmalıyız. Her birimiz Lailahe illallah Muhammed Resulullah yazılı bayraklarız. Muhammedi bayrak üzerinde lafızlarla şehadeteyn yazılı kumaş bayraklar değildir. Muhammedi bayrak yaşayan Ali’dir ve yaşayan Muhammed‘dir. Yaşayan mümin olarak sensin!. Sen Muhammedi dinle özleştiğin zaman dinin özü olursun ve yaşayan iman olursun. Böyle bir bayrak olduğunda İslam adına dikili yalancıların bayrakların sonu gelir.

Dilimizi korumanın ilk adımı az konuşmaktır. Çok konuşmayla sözün de özün de değeri düşer. Ancak hakikatini bildiğimiz konular hakkında konuşmalıyız.

Mukaddes bayrağını kaldırdıysan artık her sözüne her ağızından çıkan kelimeye ve diğer bütün amellerine dikkat etmelsin! En ufak bir leke kaldırdığın bayrağa zarar verecektir.

Ehl-i Beyt mektebine mensup olma şerefine nail olabilen bir mümin, büyük bir değere dönmüştür. Hatalarla ve gereksiz sözlerle kendi değerini yitirmemeye gayret etmeli.

„Onlar ki lağv (boş) olan sözlerden sakınırlar“ ayetini sürekli aklımızda tutmalıyız ve kendimizi sorgulayarak boş ve faydasız sözlerden giderek temizlenmeliyiz.

Bu yolda yan yana ve birbirimize destek olmadan da geri kalmayıp daha çok buluşarak eksikliklerimizi gidermeye gayret etmeliyiz.

Rabbim bizleri ilahi kelamı dinleyip amel edenlerden etsin!

Cenabı Allah hepimize rızasına uygun yaşamı bahş buyursun

Hakikat yolunda her türlü musibete karşı sabırlı ve dayanıklı olmayı/İlahi dini yaşayan ve yaşatanlardan eylesin.

Muhammed Avci