6 Aralık 2015 - 08:03
Türkiye'nin Musul hamlesi Irak'ı parçalayabilir

Türkiye'nin Başika'ya ek asker göndermesi, beraberinde Ankara'nın bölgeye yönelik enerji, siyasi ajandasının bir izdüşümü olarak görülüyor. Bazı gözlemcilere göre Türkiye, bölge adına riskli adımlar atıyor.

Ehlibeyt (a.s) Haber Ajansı ABNA- Türkiye'nin Başika'ya ek asker göndermesi, beraberinde Ankara'nın bölgeye yönelik enerji, siyasi ajandasının bir izdüşümü olarak görülüyor. Bazı gözlemcilere göre Türkiye, bölge adına riskli adımlar atıyor.

Erdoğan'ın Exxon Ortaklığı

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, Türkiye'nin ExxonMobile ile beraber petrol çıkarma planlarının uzun süredir olduğu bögelerden birinin, Türkiye’nin 150 kadar asker ve iki düzine kadar tank gönderdiği açıklanan Musul’un Başika bölgesi olduğu aktarıldı.

Londra merkezli ve Irak’daki enerji işleri uzmanı Zaab Sethna, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, 2013 yılından itibaren bu bölgelerde Exxon ile birlikte petrol arama ve geliştirme projeleri yapmak istediğini kaydetti. Örneğin zamanın başbakanı Erdoğan, 2013 yılının mayıs ayında ABD’ye gitmeden önce havaalanında yaptığı basın toplantısında bu karar açıkça ifade edilmiş.

Türkiye'nin Enerji Bağları

‘’Iraq Oil Report’’ adlı itibarlı enerji ağırlıklı haber sitesi ise Haziran 19, 2013 tarihinde, KRG Doğal Kaynaklar Bakanlığının yayınladığı yeni haritada, ‘’Türk Varlığı’’ başlığı ile Ninewa ve Salahaddin semtleri de dahil olmak üzere toplam 6 blokta KRG ile ortaklaşa sondaj çalışması yapıldığının kesinleştiği aktarılıyor. Bu bölgelerin statüleri kesinleşmemiş ve nasıl-kim tarafından yönetileceği bilinmediğinden ‘’itiraz edilen - disputed’’ topraklar olarak biliniyor. Bu gelişmelere karşılık, yine aynı haber, zamanın Irak Başbakanı Maliki’nin, ‘’yapılacak sondajlamanın karşılığı askeri cevap olur’’ cevabını bildiriyor.

TEC Enerji Şirketi ve Erdoğan'ın Bağları

Türkiye’nin K.Irak’daki statüsü belirlenmemiş (disputed) alanlarda enerji işlerine girişmek için kurduğu enerji şirketi ise Turkish Energy Company (TEC). 2013 yılında Türk ve yabancı medyada çıkan haberlerde, TEC’in kuruluşu haberleştiriliyor. Türkiye’nin devlet petrol arama şirketi olan TPAO ve TPIC’in K.Irak’daki projeler için kullanılmamasının nedeni ise, bu grupların Irak’ın diğer bölgelerinde, merkezi Bağdat hükümeti ile büyük hacimli başka enerji projeleri üzerinde çalışmaları. Bilindiği gibi Bağdat hükümeti, Türkiye’nin hiç bir zaman KRG ile, kendilerinden bağımsız projeler geliştirmesinden memnun olmadı. Iraq Oil Report, Haziran 10, 2014’deki bir başka haberinde, TEC’in yüzde 49’unun TPIC tarafından (Türk devleti) sahip olunduğu özel bir şirket olarak kurulduğunu yazıyor.

TEC'in Erdoğan yanlı enerji şirketleri

Ne varki TEC, yine aynı ‘Iraq Oil Report’ haberine göre, ‘’elle seçilerek’’ KRG’nin petrol alanlarında büyük pay satın alan özel şirketleri belirliyor ve bu şirketlerin tümünün Erdoğan’a yakınlığıyla bilinen enerji şirketleri olduğunun da altını çiziyor. Haber, bu bilgilerin sektördeki farklı kaynaklardan doğrulandıni aktarıyor.

Bölgeyi çok yakından tanıyan ve hayatını Irak’daki enerji gelişmelerinden kazanan bir uzman Haberdar’a şu açıklamayı yaptı:‘’Türk enerji sektörünün hemen hepsi Erdoğan liderliğinde belirsiz bir hal aldı. Hiç şüphe yok ki siyasi olarak sağlam bağları olan özel firmalar ile Erdoğan’ın ailesi ve yakınları sürekli zenginleşiyor. Dış politika, enerji politikası ve kişisel kazancın hepsinin birbirine karıştığı görülüyor. Kamu şirketleri de AKP yakını figürler (crony) ile dolduruluyor.’’

Siyasi tehlikeler

Bölgeyi yakından izleyen ve merkezi Washington’da olan ‘’Atlantic Council’’ düşünce kuruluşu için Suriye ve Irak ile Türkiye ilişkileri hakkında da önemli analizler yazan Aaron Stein şu yorumu gönderdi: ‘’Türkiye’nin Başika’da Nisan ayından beri Nüceyfi Kardeşler ile bağları bilinen Hash al Watani militanlarını eğitmek üzere askerleri bulunuyor.''

Türkiye, Irak'ı Bölüyor 

Stein devam etti: ''Türkiye’nin bu militanlara verdiği destek aynı zamanda Nüceyfilerin siyasi ajendasına da destek algısı yaratıyor -ki o ajenda Irak’da Sunni otonom bir bölge kurmak ve böylece Irak Devletini parçalamak. Hashd al Watani ciddi bir militan gücüne sahip değil ama bu yöndeki gayretlerin genişlemesi Irak başbakanı Haydar Abadi’nin gücünü tehdit ediyor. Irak’daki üst düzey bir Amerikalı yetkilinin bana açıklaması çok daha basit: ‘’Türkiye Irak’ı anlamadığı halde anladığını sanıyor. Ankara Türkiye’nin iş çıkarlarını Irak’ın güneyinde ciddi zorlaştırıyor.’’ Stein’a göre, Türkiye’nin Irak’a yönelik bu yaklaşımı, Abadi’nin de sonunu hazırlayabilir ve bu bölgede bir başka büyük karmaşaya neden olabilir -ki bölgede ihtiyacı duyulan en son şey yeni krizler.


Riskli Adımlar

Bir başka ortadoğu gözlemcisi şunları ekledi: ‘’Türkiye, K.Irak’daki asker konuşlandırmasını ilan etme tarzı ile, normalden başka bir şey yaptığını duyurmuş oldu. Türk askerlerinin gittiği bölge hem Türkiye’nin enerji çıkarları için hem de kendisine müttefik bir Sunni otonomi bölgesini kurmak için uygun olduğu görülüyor. Riskli adımlar.’’

İLHAN TANIR