12 Aralık 2015 - 17:19
Türkiye'nin Musul'da direnmesi, IŞİD'in kovulmasında benimde payım var imajını verebilmek için

Ehlibeyt Alimleri Derneği Genel Sekreteri Kadir Akaras, gündemi On4 TV'de yayınlanan 'Haftanın Yorumu' programında değerlendirdi.

Ehlibeyt (a.s) Haber Ajansı ABNA- Ehlibeyt Alimleri Derneği Genel Sekreteri Kadir Akaras, gündemi On4 TV'de yayınlanan 'Haftanın Yorumu' programında değerlendirdi.

Akaras hocanın konuşmasının satır başları;

- Bölgemizin, ülkemizin farklı kesimlerin bir arada özgürce yaşama standartlarına gelmesi herkesin arzusudur.

- Türkiye demokratik kazanımları ile önemli bir yere sahip ve Ortadoğu'ya lokomotif olabilir. Türkiye bu gelişmekte olan hali ile maalesef darbe anayasası ile yönetiliyor. Başbakan, 'ana şefkati ile kucaklayıcı bir anayasa istiyoruz' dedi, buna katılmamak mümkün değil. Anayasaları devlet baba uyguluyor, o nedenle devlet baba, ana şefkatini yüzünde göstermeli. Toplumun bütün kesimlerinin beklentisi bu. Devleti koruyan değil bireyi koruyan, inanç özgürlüklerini ön plana çıkaran bir anayasa lazım. Darbe anayasasından kurtulmak için de herkes gün sayıyor. Artık top muhalefet partilerinde, ister meclis içinde isterse de meclis dışında, muhalefet ve sivil toplum kuruluşları da katkı sağlayarak, herkesin görüş ve talepleri dikkate alınmalı, böyle bir anayasa hazırlanmalı.

- Önemli konulardan birisi de cem evlerinin yasal statüye kavuşturulması. Aleviler-Caferiler de anayasa ile kendilerini güven içinde hissetmeli. Elektrik-su faturalarının karşılanması işin kolayı, esas olan imar planları ve belediyelerin yer tahsisi gereklidir. Muğlak ifadelerle değil, her toplum kendisini nasıl ifade ediyorsa o öyledir. Toplum kesimleri kendilerini nasıl ifade ediyorsa devlet kurumlarının hükümetin onlara kapı açması lazım, yeni anayasada da bunlar temin edilmelidir. Aksi taktirde darbe anayasalarının farklı bir şeklinde devamı olur. Şahısların insiyatifine bırakılmamalı.

Azerbaycan'daki Üzücü Olaylar

- Başkent Bakü'nün Nardaran kasabasında olan olaylar bazı demokratik kazanımların yavaş yavaş ilerlediği bir toplumda devletle hükümetle toplumun belli bir kesimi arasında nifak tohumu ekerek bir takım olumsuz üzücü olaylar yaşandı. Tutuklamalar ve baskı devam ediyor. Sağduyunun hakim olacağını umut ediyoruz. Halk tarafından sağduyu gösterildi.

- Usulsüz bir baskın nedeniyle bazı insanlar hayatından oldu. Azerbaycan hükümeti de bunları doğru bir şekilde görülmesini istiyoruz, orada birtakım hak ihlalleri vardı. Hak ihlallerine sebep olan karanlık, kirli ellerin kim olduğu ve nasıl olduğunu muhakkak Azerbaycan yetkilileri çok daha iyi görebilirler, bulabilirler. İsteğimiz başka ülkelerde olan üzücü olaylar can Azerbaycan'a da yansımasın. Orada bir Ermenistan sorunu var Hala işgal altında topraklar var sorunlar var. Dışarıda bu sorunlar varken birde içeride Azerbaycan hükümetini gerecek, kazanımları bozacak bir ortama çekilmesin.

- Seksen yıllık dine karşı ehlibeyte karşı Sovyet baskılarının devamının orada yaşanması Azerbaycan devletinin aleyhine olur. Sovyet baskıları 80-90 yıl sürdü ve dağıldı, şimdi bunun tekrarını kimse arzu etmez. Dünyadan birçok yerden tepkiler geliyor. İnsan hakları, özgürlükler, demokratik haklar olarak bakmalı. Azerbaycan halkı o baskılardan sonra özgürlüğü hak etmiştir. Nasıl Türkiyede özgürlükler, haklar tüm kesimlere verilmeliyse aynı şekilde aynı hakları Azerbaycan için de söylüyoruz.

Suriye ve Irak'taki Gelişmeler

- Ortadoğu'daki son değişim Viyana görüşmeleri ile başladı. Suriye'de Irak'ta değişimin farklı bir yöne gidişin Esad'sız bir çözüm beklentileri Esad'la hükümetle masaya oturulacak, müzakere edilecek siyasi çözüme yönelik bir irade ortaya konuldu. Bu görüşmelerde Türkiye ve İran gibi bölge ülkeleri ile beraber yaklaşık 18 ülke vardı. Siyasi çözüm masa başında onaylandı, bu yeni bir aşamaydı. Daha önce askeri yöntemlerle rejim değiştirme gibi bir durum söz konusuydu. Viyana bunu altüst etti. Sonra Rusya'nın müdahalesi geldi. Rusya'nın müdahalesi ile Ortadoğu'daki dengeler, hiç kimsenin beklemediği kadar farklı yönlere kaydı. Son birkaç aydır Suriye ve ırakta IŞİD ve türevleri o kadar parçalanıp bölündüler ki, her bölgede bir grup oluştu. Biz bu silahlı grupları terör örgütü olarak değerlendiriyoruz. Bunların gücü ciddi oranda zayıflamaya başladı.

- Arap baharı sonrasında Libya devletsiz bir bölge haline geldi. Tamamen çetelerin hakim olduğu bir bölge. Şimdi ise iki devletli bir durum söz konusu. İki hükümet bir araya gelerek bir anlaşma imzaladı ileriye yönelik. IŞİD, küresel emperyalizmin kullandığı bir terör örgütü. IŞİD, El Kaide gibi terör örgütleri küresel emperyalizmin gayrimeşru çocuğu olarak bölgemizde görüyoruz. İsrail ile yapamadıklarını Müslümanların içerisinde bu tür terör örgütleri ile yapmaya çalıştıklarını görüyoruz. Bu örgütler toprak korumak yerine teşkilatlarını korumak peşindeler. Şimdi Suriye ve Irak'ta zayıflamaya ve toprak kaybetmeye başlayınca bunların şimdi sığınacakları bir ülkeye ihtiyaç var. Bence bunlar yavaş yavaş Libya'ya kaydırılacak. Yeniden bir yapılanma ve güçlenme sürecine girecekleri bir ortam hazırlanıyor. Şu anda Irak'taki Musul'daki olayları da ben bununla bağlantılı düşünüyorum.

- IŞİD, Musul merkezini boşaltıyor, kenar mahallelere yerleşiyor. Orada savunma pozisyonuna geçmiş durumda. Suriye ve Musul'da kısaca bölgede gerileyen ve çekilen bu tekfirci militanlar nereye gidecek? Bence bunlar Libya'ya çekilecek. Türkiye'nin Musul'da direnmesi, IŞİD oraları bırakırken, IŞİD'in kovulmasında benimde payım var imajını verebilmek için. Bunu yasal bir çerçevede yapmalı. Merkezi hükümet topyekün olarak biz istemiyoruz diyor. Hükümetin çelişkileri var.

- Türkiye geçmişteki tutumları nedeniyle kendi müttefikleri tarafından bile IŞİD'e yardım etmekle suçlanıyor. Bunun temizlenmesi lazım. Bunun içinde Viyana'dan çıkan karara Türkiye'nin doğru bir şekilde yaklaşması lazım. İşgalci devlet durumuna düşmemeliyiz. Türkiye nasıl içerde terörle mücadele ediyorsa dışarda da terörle mücadele konusunda komşuları ile meşru bir zeminde, terörle olan mücadelesini anlatabilmesi için de Irak ve Suriye'deki meşru hükümetleri kabul etme durumundadır.