10 Temmuz 2016 - 13:21
Erdoğan Esad’a Muhtaç Oldu

Erdoğan Suriye Politikasını Niçin Değiştirdi?

Ehlibeyt (a.s) Haber Ajansı ABNA - Rey El-Yevm Gazetesi Baş Editörü ve Arap dünyasının ünlü Ortadoğu uzmanlarından Abdel Bari Atvan kaleme aldığı son yazısında Ankara’nın Suriye hükümetine yönelik tutumların değişmesinin nedenlerini değerlendirdi.

Abdel Bari Atvan, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın İsrail ile ilişkilerini normalleştirmesi, Moskova’dan açık ve yazılı olarak özür dilemesi, Kahire ile ilişki kurmaya çalışması ve son olarak da altı aylık geçiş sürecinde Beşar Esad’ın kalmasını onaylaması gibi, Ankara’nın adeta bir televizyon dizisine dönen ve sürekli değişen tutumlarını değerlendirdi.

Abdel Bari Atvan, Ankara’nın 6 aylık geçiş sürecinde Beşar Esad’ın iktidarda kalmasını onayladığı yönündeki haberin Asharq Al-Awsat gazetesinde yayınlanmasının ardından şunları yazdı:

“Türkiye adına böylesi bir değişimin yaşandığı bu haber için bu gazetenin seçilmesinin, bu durumu kabullendirmek, Arabistan ve Türkiye’nin bu konudaki anlaşmalarını açıklamaları ve iki ülkenin Suriye’deki silahlı gruplarına ve siyasi temsilcilerine tutumun değiştiğine dair açık bir mesaj olan çeşitli hedefleri vardır.

Bu tip haberlerin sızması, 189 kişilik ilk Rus turistlerinin bulunduğu uçağın Antalya Havaalanına inmesi, ikisini de IŞİD’in gerçekleştirdiği söylenen Medine ve Atatürk Havalanın’da meydana gelen son patlamalar, tesadüf olamaz.

Türkiye’nin tutumunu değiştirmesindeki önemli ve kritik noktalarından biri, Ankara’nın Beşar Esad’ın altı aylık geçiş sürecince görevde kalmasını onaylamasıdır. Bununla birlikte 5 yıldır Türkiye ve müttefiklerinin Suriye hükümetinin ortadan kaldırılması için attığı adımlar boşa çıkmış ve başarısızlıkla sonuçlanmıştır. Artık ne bölge meselelerini nede başka bir meseleyi belirleme hakları yoktur.

Öte yandan, eğer Ankara’nın Beşar Esad’ın görevde kalmasını onaylamasının, Türkiye sınırlarında bir Kürt Devleti kurulmasını engellemekle bir ilişkisi varsa, bu Türkiye hükümetinin Suriye hükümeti’nin esiri olduğu anlamına gelmektedir ya da tam tersi; yani Türkiye hükümeti böylesi bir tehditle mücadele edebilmek için fazlasıyla Suriye hükümetinin yardımına ihtiyacı vardır.”

Abdel Bari Atvan Esad’ın görevde kalabilmesi için altı aylık sürenin belirlenmesinin amacının, Kürt bir devletin oluşmasını engellemek ve sonrasında da Türkiye hükümetinin Suriye hükümeti karşısında yeniden tutumunu değiştirmesi ve onu ortadan kaldırmaya çalışması olduğuna değinip, Türklerin bu davranışını kibir ve bencilliğin zirvesi olarak nitelendirerek şunları söyledi:

“Beş yıl önce Suriye hükümetinin devrilmesi için gün sayan ve bu planı gerçekleştirmek için insanlık dışı ve kanlı eylemlerde bulunan Türkiye hükümetinin Suriye karşısında yaptıklarının unutulacağının garantisini Erdoğan’a kim veriyor?

Siyaset dünyasının yanlış politikalardan geri adım atması, bu geri adımda sadık ve ciddi olunduğu takdirde, erdem ve cesaretin zirvesidir. Bu yüzden Erdoğan ve hükümetine yanlış, yenilgiye mahkûm ve Türkiye ve etrafındaki ülkeler için olumsuz sonuçlar doğuran siyasetin yüksek tepesinden güvenli bir şekilde inebilmesi için uzun bir merdiven verilmelidir.

Yıkılma tehlikesi, Amerikalı ve Avrupalı müttefiklerinin bu ülkeye yaptığı darbeden kaynaklanan ekonomik kriz, Ankara’nın kasıtlı olarak Suriye savaşına dâhil edilmesi ve daha sonra arkasındaki desteğin kesilmesi, Erdoğan hükümetinin böylesi bir geri adım atmasına ve tavır değişikliğinde bulunmasına neden oldu. Hiç şüphesiz bu tavır değişikliği bir hata değil, aksine inat ederek mevcut politikalara devam etmek bir hatadır.

Erdoğan Amerika ve NATO’nun tavrını tecrübe etti ve hayal kırıklığı yaratan sonuçlara ulaştı. Şimdi de Rusya treninin son vagonuna bindi. Hiç şüphesiz bu tren onu Emevi Cami’nde namaz kılma hayallerini gerçekleştirmek için Şam’a götürecektir. Değişimlerle dolu bölgemiz dikkate alındığında, Beşar Esad’da onun sağ tarafında ve Suriye müftüsü de sol tarafında namaza duracaklardır.”