Uluslararası Ehlibeyt (a.s) Haber Ajansı -ABNA- Ensarullah, son yıllarda balistik füze teknolojisinde kaydettiği önemli ilerlemelerle bölgede stratejik dengeleri değiştirme potansiyeline sahip bir güç haline geldi. Başlangıçta eski Sovyet yapımı Scud füzelerinin “Burkan” serisi üzerinden geliştirme çalışmalarıyla başlayan bu süreç, şimdi çok daha sofistike ve geniş menzilli füzelerle devam ediyor.
Özellikle “Filistin-2” olarak adlandırılan yeni nesil hipersonik balistik füzeler, 2 binden fazla kilometrelik menzili ve yüksek hızları sayesinde İsrail'in stratejik derinliğinde kritik hedeflere ulaşma kapasitesine sahip. Bu hipersonik füzeler, geleneksel hava savunma sistemleri tarafından tespit edilip engellenmesi büyük ölçüde zor olan silahlar olarak öne çıkıyor.
Ensarullah’ın geliştirilen bu füze teknolojisi, sadece savaş alanında değil, aynı zamanda politik ve askeri dengelerde de ciddi etkiler yaratıyor. Bölgedeki güç dengelerini sallayan bu gelişmeler, İsrail'in güvenlik politikalarında yeniden değerlendirmelere yol açabilir. Ayrıca, İsrail’in yanı sıra bölgedeki diğer aktörler için de caydırıcı unsur teşkil ediyor.
Uzmanlar, Ensarullah’ın füze programının finansman ve teknik destek açısından dış destekçilerinden aldığı yardımın önemli rol oynadığını belirtiyor. Bu gelişmiş füze cephaneliği, sadece menzil açısından değil, füzelerin hızları, manevra kabiliyetleri ve izlenebilirliklerinin düşük olması nedeniyle de etkili bir stratejik araç olarak görülüyor.
Sonuç olarak, Ensarullah’ın balistik füze kapasitesindeki bu ilerleme, Orta Doğu’daki güvenlik ortamını derinden etkileyecek ve bölgedeki askeri dengelerde önemli bir değişime zemin hazırlayacak nitelikte.
yorumunuz