Uluslararası Ehl-i Beyt (a.s) Haber Ajansı -ABNA- Washington kulislerinde “şahin” olarak bilinen Dick Cheney, Beyaz Saray’daki görevi süresince sadece Pentagon’un değil, Körfez monarşilerinin de politik hattını şekillendiren isimlerden biriydi. Cheney’nin 2000’li yılların ortasında yürüttüğü gizli görüşme trafiği, İran’ın nükleer faaliyetlerini gerekçe göstererek bölgeyi bir “ortak tehdit” etrafında birleştirmeyi amaçlıyordu.
Kuveyt, Bahreyn, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri’ne ardı ardına yaptığı ziyaretlerde, Cheney, Tahran’a karşı daha sert bir duruş sergilenmesi gerektiğini vurguladı. Ancak, o dönem bazı Körfez ülkeleri bu çağrılara temkinli yaklaşarak, doğrudan çatışma yerine diplomatik dengeyi korumayı tercih etti.
Bugün Orta Doğu’da İran karşıtı eksenin şekillenmesinde o yıllarda atılan adımların izleri açıkça görülüyor. Cheney’nin o dönem yürüttüğü “gizli diplomasi” girişimleri, ABD’nin bölgesel müdahalelerinin altyapısını hazırlamış, Washington’un İran politikasını uzun vadeli bir kuşatma stratejisine dönüştürmüştü.
Cheney’nin bu politikaları, zamanla yalnızca İran’ı değil, bölgedeki direniş eksenini hedef alan çok katmanlı bir kuşatmanın da temellerini attı. Bugün yaşanan jeopolitik gerilimlerin arkasında, o dönem kurulan bu ittifakların hâlâ etkisini sürdürdüğü görülüyor.
yorumunuz