Uluslararası Ehl-i Beyt (a.s) Haber Ajansı – ABNA: Yemenli bir yetkili, Abu Dabi destekli Emirlikler ile Suudi Arabistan arasında işgal altındaki Yemen bölgelerinde yaşanan açık çatışmalara işaret ederek, saldırgan koalisyonun fiilen dağıldığını açıkladı.
Yemen Bilgi Bakan Yardımcısı Muhammed Mansur, bölgelerdeki gelişmelere dair açıklamasında, Hadramut ve Mahra’daki son olayların Suudi Arabistan’ın Abu Dabi’yi dizginlemeye çalıştığını gösterdiğini belirtti. Mansur, bu gelişmelerin Yemen’deki gerçek paralı askerleri ve onların fırsatçı doğasını ortaya koyduğunu, çıkarları gerektirdiğinde taraf değiştirebildiklerini vurguladı. Örnek olarak, Emirliklerin geri çekilmesinin ardından paralı askerlerin Riyad’a yöneldiğini kaydetti.
Mansur, Suudi Arabistan’ın özellikle Hadramut gibi bölgelerde uzun süredir devam eden emelleri olduğunu ve yeni bir gerçekliği dayatmaya çalıştığını ifade etti. Suudi-Emirlik çatışmasının gizli sebeplerden bağımsız olamayacağını ve Riyad’ın eski projelerini, örneğin Arap Denizi boyunca boru hattı girişimini hatırlattığını söyledi.
Yemenli yetkili, bu gelişmelerin İngiliz, Amerikan, Siyonist, Emirlik ve Suudi taraflarını kapsayan daha geniş bir projenin parçası olduğunu ancak Suudi Arabistan’ın Yemen’in, Sudan gibi olmadığını unuttuğunu belirtti. Mansur, Yemen’in dini ve stratejik mirasının, hiçbir tarafın ülkenin egemenliğini çiğnemesine izin vermeyeceğini vurguladı.
Mansur, işgal altındaki bölgelerdeki son olayların, Yemen hükümeti açısından Suudi koalisyonunun yalan vaatlerinin çöküşünün itirafı olduğunu söyledi. Özellikle Hadramut’ta yaşananlar, koalisyon ve “meşru hükümeti geri getirme” söylemlerinin boş olduğunu ortaya koydu.
Yemen Bilgi Bakan Yardımcısı, Bahreyn ve Körfez işbirliği konseptlerinin şu an için anlamsız olduğunu belirterek, Emirlikler ve onların paralı askerlerinin Yemen’in egemenliğiyle ilgili hiçbir proje taşımadığını, Suudi Arabistan’ın sınırlı saldırılarına bile direnemediklerini ifade etti. Mansur, bu yüzden paralı askerlerin açık bir askeri gösteri sırasında kaçmak zorunda kaldığını ve bunun doğal olduğunu söyledi.
Mansur, Suudi Arabistan’ın artık açıkça Emirlikleri dizginleme zamanının geldiğini ilan ettiğini, Abu Dabi’nin Yemen’in güneyindeki zenginlikleri yağmaladığı bir süreçte Riyad’ın önemli zaman kaybettiğini belirtti. Hızlı geri çekilmenin, Emirlik paralı askerlerinin tek başına hareket etmediğini ve önümüzdeki günlerde bu siyasi aldatmacanın perde arkasının açığa çıkacağını kaydetti.
Yemenli yetkili, Abu Dabi yanlısı Güney Geçiş Konseyi’nin Siyonist rejimle koordineli hareketine değinerek, Emirliklerin İsrail’e bağlılık mesajı vermeye çalıştığını ancak Amerika ve Siyonist rejim açısından gerçek bölgesel aktörün Suudi Arabistan olduğunu anladıklarını ifade etti.
Mansur, Amerika ve Siyonist rejimin, çatışmayı Sana’ya çekmeye çalıştığını, ancak Riyad ve Abu Dabi arasındaki doğrudan karşılaşmayı kontrol edemediklerini belirtti. ABD ve Siyonist rejim, Emirliklerin tekrar tekrar geri çekilmesi nedeniyle doğrudan müdahale etmek zorunda kaldı. Riyad konferansının bu müdahalenin bir göstergesi olduğunu söyledi.
Mansur, bu sürecin eski Yemen Cumhurbaşkanı kaçkın ve paralı Hadi’yi devirmek ve Suudi destekli mevcut paralı hükümet ile Abu Dabi yanlısı liderleri görevden almak için bir hazırlık süreci olduğunu açıkladı.
Son olarak Mansur, Sana hükümetinin Amerika ve Siyonist rejim tarafından yürütülen bölgesel komploları yakından izlediğini, Hadramut’un ayrılık girişimlerinin ve paralı askerlerin egemenlik iddialarının asla kabul edilmeyeceğini vurguladı.
yorumunuz