Uluslararası Ehlibeyt (a.s) Haber Ajansı -ABNA- Ortadoğu’da artan gerilim, yalnızca askeri ve diplomatik hamlelerle değil, tarafların zihniyet dünyasıyla da şekilleniyor. Lübnan merkezli El-Ahbar gazetesinin Genel Yayın Yönetmeni İbrahim el-Emin, ABD ile İran arasında özellikle Trump döneminde sertleşen politikaların ardındaki temel yaklaşımı mercek altına aldı.
El-Emin’e göre Washington’un İran’a yönelik stratejisi, kamuoyuna sunulduğu gibi bir “anlaşma arayışı” değil. Aksine hedef, İran’ı siyasi, askeri ve ekonomik olarak teslim alarak bağımsız karar alma kapasitesinden yoksun bir “uydu devlet” konumuna itmek. Bu yaklaşımın, yıllardır uygulanan yaptırımların ve tehdit dilinin temelini oluşturduğu ifade ediliyor.
Yazısında Trump ve İsrail Başbakanı Netanyahu’yu “kontrolsüz güç” olarak tanımlayan el-Emin, bu iki ismin bölgeyi öngörülemez bir sürece sürüklediğini belirtiyor. El-Emin’e göre İsrail yönetimi savaşı bir çıkış yolu olarak görüyor ancak aynı zamanda uzun süreli bir kaosun kendi güvenliğini de tehdit edeceğinin farkında.
Analizde dikkat çekilen bir diğer nokta ise İsrail’in askeri üstünlüğüne rağmen stratejik bir çıkmaz içinde olduğu değerlendirmesi. El-Emin, Tel Aviv’in hızlı ve yıkıcı bir çatışmayı tercih ettiğini, fakat bunun kontrol edilemeyen sonuçlar doğurmasından da çekindiğini vurguluyor.
Bölgeyi yakından izleyen çevreler, el-Emin’in değerlendirmelerinin yalnızca bir köşe yazısı olmanın ötesinde, Ortadoğu’daki güç mücadelesine dair derin bir okuma sunduğu görüşünde. ABD–İran hattındaki gerilimin, kısa vadeli krizlerden çok daha kapsamlı bir hesaplaşmanın parçası olduğu yorumları öne çıkıyor.
yorumunuz