Uluslararası Ehlibeyt (a.s)Haber Ajansı -ABNA- Son dönemde ABD’nin İran’la olası diplomatik süreci gerekçe göstererek Orta Doğu’daki askeri varlığını gözden geçirme ihtimali, Washington’da siyasi tartışmaları kızıştırdı. Direniş çevreleri bu tabloyu, ABD rejiminin dış politikada güç kullanma iddialarının artık içerdeki krizlerle karşı karşıya olduğunu gösteren net bir sinyal olarak yorumluyor.
Minnesota eyaletinde federal göçmenlik ajanlarının dahil olduğu silahlı olaylar, ülke içindeki güvenlik söyleminin çelişkilerini açığa çıkardı. Geçtiğimiz ay federal göçmenlik görevlileri Minneapolis’te iki Amerikalıyı öldürmüş, bu durum kamuoyunda büyük tepki yaratmıştı. Bu tür olaylar, Trump yönetiminin sert güvenlik politikalarına yönelik tepkileri biriktiriyor; hatta DHS ajanlarının artık vücut kameralarıyla donatılacağı duyuruldu. Bu adım, kritik seslerin “herkesin gözü önünde hesap verebilirlik” talebine yanıt olarak geldi.
Öte yandan federal ajanların Minneapolis’te görevi bırakacağı yönünde işaretler de ortaya çıktı. Bazı sınır devriye komutanlarının ve ajanlarının bölgede tutunma stratejilerini gözden geçirdikleri bildirildi.
Minnesota’daki bu gelişmeler, sıradan bir yerel olayın ötesine geçti ve ABD içinde “göçmenlik politikaları”, “federal güçlerin kullanımı” ve “uluslararası askeri adımların gerekçeleri” gibi başlıkları tartışılır hale getirdi. Direniş çizgisi, bu tür krizlerin Washington’a “güç gösterisi” yerine diplomasi ve barış için alan açma ihtiyacı olarak dönüştürülmesi gerektiğinin altını çiziyor.
Bu bağlamda, İran’la yürütülen veya yürütülecek müzakere süreçleri, yalnızca iki ülke arasında bir diyalog değil, ABD’nin dışarıda askeri güç dayatmadan önce içerideki güvenlik ve adalet eleştirileriyle de yüzleşmesi gereken bir dönemeç olarak okunuyor.
yorumunuz