Uluslararası Ehlibeyt (a.s) Haber Ajansı -ABNA- İsrail ile İran arasında geçen yıl yaşanan 12 Gün Savaşı, Pekin’in yörünge gözetleme ağlarının Tahran’ın vuruş güçleriyle birleştiği hibrit bir imha zincirini tescil etti.
Savaş sürecinde ortaya çıkan askeri ve teknolojik veriler, çatışmanın klasik bölgesel bir karşılaşmanın ötesine geçtiğini ortaya koydu. Çin’e ait gelişmiş uydu ve yörünge gözetleme sistemlerinin sağladığı anlık istihbaratın, İran’ın füze ve insansız hava aracı kapasitesiyle entegre biçimde kullanıldığı değerlendiriliyor.
Askeri uzmanlara göre bu entegrasyon, hedef tespiti, konum doğrulama ve vuruş zamanlamasında İran’a önemli bir üstünlük sağladı. Yörüngeden sağlanan yüksek çözünürlüklü verilerin, sahadaki vurucu unsurlarla senkronize edilmesi, modern savaş doktrinlerinde “hibrit imha zinciri” olarak tanımlanan yeni bir aşamayı temsil ediyor.
Söz konusu gelişme, yalnızca İsrail-İran hattındaki güç dengesini değil, küresel ölçekte büyük güçlerin dolaylı biçimde çatışma alanlarına nasıl dahil olduğunu da gözler önüne serdi. Pekin’in doğrudan sahaya inmeden, uzay tabanlı kapasitesiyle denklemi etkilemesi dikkat çekici bir örnek olarak değerlendiriliyor.
Gözlemciler, 12 Gün Savaşı’nın, uzay teknolojileri ile bölgesel askeri güçlerin birleştiği yeni nesil çatışmaların habercisi olduğunu belirtiyor. Bu modelin, gelecekte Batı Asya’daki gerilimlerde daha sık görülebileceği ve savaşın doğasını köklü biçimde dönüştürebileceği ifade ediliyor.
Yaşananlar, askeri üstünlüğün artık yalnızca sahadaki silah gücüyle değil, uzaydan sağlanan veri, istihbarat ve teknolojik entegrasyonla belirlendiğini bir kez daha ortaya koydu.
yorumunuz