26 Nisan 2026 - 08:33
Lübnan ve İşgal Altındaki Filistin’de Kiliselere Yönelik Saldırılar Tartışma Yarattı: İsrail Askerleri Hakkındaki Görüntüler İnterneti Sarsıyor

Güney Lübnan’daki kiliselerde çekilen ve İsrail askerlerinin dini sembollere zarar verdiğini gösteren görüntülerin sosyal medyada yayılması, uluslararası kamuoyunda büyük tepki doğurdu. Olaylar, hem İsrail ordusunda disiplin soruşturmalarına hem de ABD ile Avrupa’da İsrail politikalarına dair yeni tartışmalara yol açtı.

Uluslararası Ehl-i Beyt (a.s) Haber Ajansı – ABNA: Lübnan gazetesi El-Ahbar’ın aktardığına göre, Güney Lübnan’daki “Deir Mimas” yerleşiminde bir kilise içinde iki İsrail askerinin mizahi bir “temsili düğün töreni” düzenlediği görüntüler ile “Dibl” kasabasında bir askerin İsa Mesih heykelini kırdığı ana ait kayıtlar, son günlerde sosyal medyada art arda yayıldı. Söz konusu görüntülerin büyük kısmının bizzat askerler tarafından çekilmiş olması, olayları daha da dikkat çekici hâle getirdi.

Bu görüntüler, Batı kamuoyunda şaşkınlık yaratırken, özellikle dini nefrete dayalı şiddet tartışmalarını yeniden gündeme taşıdı ve İsrail’in uzun süredir savunduğu resmî anlatılar üzerinde yeni soru işaretleri oluşturdu. Uzmanlara göre, askerlerin kendilerinin oluşturduğu bu dijital kayıtlar, savaş suçlarının belgelenmesi konusunda benzeri görülmemiş bir çelişki yaratıyor.

İlk olarak Filistinli gazeteci Yunus Teyravi tarafından yayılan ve milyonlarca kez izlenen bir videoda, tam teçhizatlı bir İsrail askerinin çarmıha gerilmiş İsa heykeline vurduğu an görülüyor. Bu durum, “neden bir asker böyle bir davranış sergiler?” sorusunu dünya çapında gündeme taşıdı.

İsrail ordusu 21 Nisan’da yaptığı açıklamada, Dibl’deki heykelin tahrip edilmesine karışan iki askerin ordudan uzaklaştırıldığını, olay sırasında bölgede bulunan altı askerin ise ifade vermek üzere çağrıldığını duyurdu. Açıklamada, davranışın “ordu talimat ve değerleriyle bağdaşmadığı” ileri sürüldü ve operasyonların “yalnızca Hizbullah’ı hedef aldığı” savunuldu.

Lübnan ve İşgal Altındaki Filistin’de Kiliselere Yönelik Saldırılar Tartışma Yarattı: İsrail Askerleri Hakkındaki Görüntüler İnterneti Sarsıyor

Ancak bölgedeki Hristiyan topluluklar, bunun münferit bir olay olmadığını belirtiyor. Son yıllarda hem Lübnan’da hem de işgal altındaki Filistin’de çeşitli kilise ve dini sembollerin zarar gördüğü benzer olaylar yaşanmıştı. İsrail’in Lübnan’a yönelik geçmişteki iki savaşında ise yedi kilise ve bir İsa heykelinin zarar gördüğü rapor edilmişti.

Kudüs’teki Katolik Piskoposlar Konseyi, Dibl’deki saldırıyı “Hristiyan inancına yönelik büyük bir saygısızlık” olarak niteledi. ABD’nin önde gelen Müslüman sivil haklar kuruluşu CAIR da saldırıyı kınayarak Washington yönetimine “İsrail’in dini mekânlara yönelik ihlallerini durdurması için baskı yapma” çağrısında bulundu.

Amerika’daki tartışmalar da genişliyor. Bazı araştırma kurumlarının yeni anketlerine göre, özellikle genç kuşaklar arasında İsrail’e yönelik geleneksel siyasi desteğin azaldığı belirtiliyor. Vatikan’ın lideri Papa Leo XIV de son dönemde ABD ve İsrail’in askeri operasyonlarının siviller üzerindeki etkilerine dair endişelerini birkaç kez dile getirmişti.

ABD’li televizyoncu Tucker Carlson ise Lübnan’da yapılan bir röportajda, geçmiş yıllarda Güney Lübnan’daki Aziz Petrus’a atfedilen bir kutsal alanın bombardımanda zarar gördüğünü öğrenince “Bu ne zaman oldu?” diye şaşkınlığını ifade etti. Carlson, sosyal medyanın “daha önce görülmeyen görüntüleri dünyaya açtığını” söyleyerek İsrail’in açıklamalarının sorgulanması gerektiğini savundu.

Tarihçiler, Yahudilik ile Hristiyanlık arasındaki uzun ve çalkantılı ilişkilerin, modern Siyonist ideolojiyi de etkileyen tarihi katmanları bulunduğunu belirtiyor. 1911’de Kiev’de yaşanan Mendel Beilis davasından Mel Gibson’ın 2004 yapımı “Tutku: İsa’nın Çilesi” filmine uzanan tartışmalar, bu ilişkilerin günümüze kadar süren yansımalarına örnek gösteriliyor.

Sonuç olarak, Dibl’deki İsa heykelinin kırılması olayı yalnızca bireysel bir saldırı olarak değerlendirilmekten çıktı; uzmanlara göre bu olay, bölgedeki çatışma dinamikleri, dini sembollere yönelik hassasiyetler ve İsrail ordusunun iç yapısına dair daha geniş bir tartışmanın kapısını araladı.

Ekler

yorumunuz

You are replying to: .
captcha