Uluslararası Ehlibeyt (a.s)Haber Ajansı -ABNA- İspanya Dışişleri Bakanı Jose Manuel Albares, Avrupa’nın savunma politikasına ilişkin son dönemin en net mesajlarından birini verdi. Albares, AB’nin Washington’a olan askeri bağımlılığını azaltmak için kendi silahlı kuvvetlerini oluşturması gerektiğini söyledi. Bakan, bu adımın Avrupa’nın uzun vadeli güvenliği ve stratejik özerkliği açısından kaçınılmaz olduğunu belirtti.
Albares’in açıklamaları, ABD’nin NATO taahhütlerine ilişkin belirsizliklerin sürdüğü ve Washington’un Avrupa müttefiklerine savunma harcamalarını artırmaları yönündeki baskısının tırmandığı bir döneme denk geldi. Transatlantik ilişkilerdeki bu gerginlik, kıtanın kendi güvenlik mimarisini yeniden sorgulamasına zemin hazırlıyor.
İspanyol bakan, Brüksel’deki bir güvenlik forumunda yaptığı konuşmada Avrupa’nın dış politikada bağımsız bir aktör olarak hareket edebilmesi için askeri kapasitesini kendi kontrolünde tutması gerektiğini savundu. “Güvenliğimizi başkalarının iradesine bırakmak, egemenliğimizden vazgeçmek anlamına gelir” diyen Albares, ortak Avrupa savunma yapısının hem ekonomik hem de stratejik açıdan avantajlı olacağını ekledi.
Albares’in çağrısı, AB içinde uzun süredir tartışılan ancak somut adıma dönüşemeyen “Avrupa Ordusu” fikrine yeniden ivme kazandırdı. Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un yıllardır savunduğu “stratejik özerklik” vizyonuyla örtüşen bu tutum, özellikle Almanya ve İskandinav ülkelerinde farklı yankılar uyandırdı.
Berlin’den gelen ilk tepkiler temkinli. Alman yetkililer, NATO çerçevesinin dışına çıkacak bir yapılanmanın ittifak içinde ciddi gerilimlere yol açabileceği görüşünde. Öte yandan Polonya ve Baltık ülkeleri, Rusya tehdidini göz önünde bulundurarak ABD’nin güvencesinden vazgeçilmesine sıcak bakmıyor.
Avrupa Parlamentosu’nda savunma politikaları üzerine çalışan uzmanlar, bağımsız bir AB ordusunun kurulmasının önünde ciddi engeller bulunduğunu hatırlatıyor. Ortak komuta yapısı, bütçe paylaşımı ve ulusal egemenlik kaygıları, bu projenin önündeki en büyük engeller olarak öne çıkıyor. Brüksel merkezli düşünce kuruluşu European Policy Centre’dan analist Clara Hoffmann, “Fikir cazip ama siyasi irade henüz yeterli değil. Her üye devletin kendi öncelikleri var” yorumunu yapıyor.
Bununla birlikte, Ukrayna savaşının Avrupa’da yarattığı güvenlik kaygısı ve ABD’nin öngörülemeyen dış politika tutumu, kıtanın savunma tartışmalarını hızlandırdı. AB, son iki yılda savunma sanayii yatırımlarını önemli ölçüde artırdı. Avrupa Savunma Ajansı’nın bütçesi rekor seviyelere ulaşırken ortak silah alımı ve üretim projeleri de hız kazandı.
İspanya’nın bu çıkışı, Madrid’in AB içindeki ağırlığını artırma çabasının da bir parçası olarak değerlendiriliyor. İspanya, dönem başkanlığını üstlendiği 2023’ten bu yana Avrupa savunma entegrasyonunu öncelikli gündem maddesi olarak taşıyor.
NATO Genel Sekreterliği, Albares’in açıklamalarına henüz resmi bir yanıt vermedi. Ancak ittifak çevrelerinden sızan bilgilere göre, Brüksel’deki NATO karargahında bu tür açıklamaların “ittifak içi uyumu zedeleyebileceği” kaygısıyla karşılandığı belirtiliyor.
Önümüzdeki hafta Brüksel’de toplanacak AB Dışişleri Bakanları Konseyi’nde savunma entegrasyonu meselesinin gündemin üst sıralarına taşınması bekleniyor. İspanya’nın bu toplantıda somut öneriler sunacağı ve diğer üye devletleri ortak bir tutum almaya davet edeceği öğrenildi.
yorumunuz