31 Mayıs 2026 - 15:56
Galibaf’tan Diplomasi Cephesine Net Mesaj: “Haklar Garantiye Alınmadan Onay Yok”

ran İslami Şura Meclisi Başkanı Muhammed Bakır Galibaf, dış politikada “karşı tarafın vaatlerine” hiçbir şekilde güvenmediklerini belirterek, İran halkının haklarının somut olarak tesis edildiğinden emin olunmadan herhangi bir diplomatik mutabakata meclis çatısı altında onay verilmeyeceğini açıkladı.

Uluslararası Ehl-i Beyt (a.s) Haber Ajansı – ABNA: İran’da dış politika ve müzakere süreçlerine yönelik parlamento denetimi yeniden gündemin üst sıralarına yerleşti. İslami Şura Meclisi Başkanı Muhammed Bakır Galibaf, Tahran-Washington hattındaki olası müzakere süreçlerine ilişkin yaptığı değerlendirmede, sert bir tavır ortaya koydu.

Galibaf, diplomatik mücadele alanında görev yapan yetkililere hitaben yaptığı açıklamada, geçmiş tecrübelerin “düşmanın vaatlerine” güvenilmemesi gerektiğini kanıtladığını savundu. İran’ın uluslararası platformlarda yürüttüğü müzakerelerde “somut sonuç” odaklı bir strateji izlenmesi gerektiğini vurgulayan Galibaf, parlamento olarak süreci yakından takip ettiklerinin mesajını verdi.

Meclis Başkanı, “İran milletinin hakları tam anlamıyla teslim edilmeden, yaptırımlar konusundaki vaatler eyleme dönüşmeden ve kazanımlarımız garanti altına alınmadan hiçbir anlaşmayı meclis gündemine almayız ve onaylamayız” ifadelerini kullandı. Bu açıklama, hükümetin yürüttüğü diplomatik temasların parlamento tarafından sıkı bir denetim mekanizmasına tabi tutulacağının bir işareti olarak yorumlandı.

Analistler, Galibaf’ın bu çıkışını, İran’ın Batılı güçlerle yürüttüğü olası “anlaşma arayışlarına” karşı parlamentonun “kırmızı çizgilerini” belirleme girişimi olarak değerlendiriyor. Özellikle yaptırımların kaldırılması, petrol satışlarının önünün açılması ve dondurulmuş varlıkların iadesi gibi konularda sadece sözlü taahhütlerin yeterli görülmediği; bu durumun Tahran’ın müzakere masasında elini güçlendirme stratejisinin bir parçası olduğu belirtiliyor.

Dış politika çevrelerinde, İran Meclisi’nin bu yaklaşımının, müzakere sürecinde “hızlı bir mutabakat” ihtimalini zorlaştırdığı ancak iç siyasette hükümetin elini “ulusal çıkarları koruma” konusunda güçlendirdiği ifade ediliyor. Tahran yönetimi, bir yandan diplomatik kanalları açık tutmaya çalışırken, diğer yandan içerideki siyasi dengeleri gözeterek “tavizsiz duruş” söylemini korumaya devam ediyor.

Ekler

yorumunuz

You are replying to: .
captcha