15 Haziran 2026 - 17:33
İbrahim Emin Yazdı: Washington–Tahran Mutabakatının Perde Arkasında Kimler Vardı?

El-Ahbar’ın genel yayın yönetmeni İbrahim Emin, ABD ile İran arasında imzalanan mutabakat zaptının perde arkasını kaleme aldı. Emin’e göre süreç yalnızca iki başkent arasında yürütülen teknik bir pazarlık değil; Lübnan’daki askeri tablo, İsrail’in pozisyonu ve bölge ülkelerinin devreye giren diplomatik kanalları anlaşmanın seyrini doğrudan belirledi.

Uluslararası Ehlibeyt (a.s)Haber Ajansı -ABNA- Emin’in analizine göre müzakere süreci, kamuoyuna yansıdığından çok daha karmaşık bir zeminde ilerledi. Washington ile Tahran arasındaki görüşmelerde özellikle Lübnan’ın güneyindeki askeri hareketlilik ve İsrail’in güvenlik talepleri masadaki en hassas başlıklar arasında yer aldı. Sahada yaşanan her tırmanışın diplomatik temasları sekteye uğrattığını belirten Emin, bazı kritik anlarda görüşmelerin askıya alınma noktasına geldiğini aktarıyor.

Yazıda, bölge ülkelerinin üstlendiği arabuluculuk rolüne de dikkat çekiliyor. Maskat ve Doha başta olmak üzere çeşitli başkentlerin mesaj trafiğini kolaylaştırdığı, teknik heyetler arasında doğrudan temasın mümkün olmadığı anlarda dolaylı kanalların devreye girdiği ifade ediliyor. Emin, bu diplomatik ağın mutabakatın olgunlaşmasında belirleyici olduğunu vurguluyor.

Analizin en çarpıcı bölümlerinden biri ise ABD Başkanı Donald Trump’ın İsrail üzerindeki baskısına ilişkin. Emin’e göre Trump, bölgesel bir savaş ihtimalinin kontrolden çıkabileceği değerlendirmesiyle Tel Aviv’e açık mesajlar gönderdi ve ateşkes sürecinin sabote edilmemesi konusunda net bir tutum aldı. Özellikle son askeri tırmanışın ardından Washington’un devreye girerek taraflara “geri adım” çağrısı yaptığı belirtiliyor.

Emin, ateşkesin yürürlüğe girmesinin son ana kadar belirsizlik taşıdığını, sahadaki gelişmelerle diplomatik masa arasındaki ilişkinin bu süreçte hiç kopmadığını kaydediyor. Yazıya göre mutabakat, kırılgan bir denge üzerine kurulu ve bölgedeki askeri hareketlilik sürdükçe siyasi sürecin de baskı altında kalması kaçınılmaz.

El-Ahbar’daki analiz, anlaşmanın yalnızca bir diplomatik metin değil, sahadaki güç dengelerinin ve bölgesel aktörlerin hesaplarının ürünü olduğunu ortaya koyuyor. Bölge başkentlerinde ise şimdi asıl sorunun, bu kırılgan dengenin ne kadar süre korunabileceği olduğu konuşuluyor.

Ekler

yorumunuz

You are replying to: .
captcha