Uluslararası Ehl-i Beyt (a.s) Haber Ajansı – ABNA: Keyhan Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hüseyin Şeriatmedari, kaleme aldığı yazısında; Şüphesiz Şehit Liderimiz de yapıcı ve adil eleştiriyi gerekli görüyordu. Çünkü yetkililerin hataları eleştirilmez ve bunlar hakkında kamuoyu aydınlatılmazsa sapma tehlikesi ortaya çıkabilir vurgusunda bulundu.
Şeriatmedari’nin yazısı şu şekilde;
1- Şehit Liderimizin şu sözlerine dikkat edelim. Kendisi kaygı dolu bir üslupla şöyle buyuruyor:
“Bir kişiyi velayet karşıtı, basiretsiz ya da benzeri sıfatlarla damgalayıp ardından bir grubun onun aleyhine sloganlar atması, meclisi karıştırması doğru değildir. Ben bu tür davranışlara karşıyım. Eğer bunu yapanlar gerçekten Hizbullahî ve mümin kimselerse, bunu yapmamalıdırlar. Görüyorsunuz ki bizim teşhisimiz bunun ülkenin zararına olduğudur. Bunun faydası yoktur. Duygularına kapılıp orada burada birine ya da diğerine karşı slogan atmaları hiçbir sorunu çözmez. Bu öfkeyi ve duyguları gerekli zamanlar için saklayın. Ülkenin yöneticilerine, cumhurbaşkanına ve diğer yetkililere, böylesine hassas iç ve dış şartlarda hakaret edilmesinden şiddetle kaçınılmalıdır. Eğer bazıları bu sözlere önem vermiyorsa onların hesabı ayrıdır. Ancak dinî ölçülere aykırı hareket etmemeye özen gösterenler bu konuda dikkatli olmalı ve böyle davranmamalıdırlar.”
2- Dün ve dün gece, muhalif Farsça yayın yapan medya organları, bazı yetkililere hakaret edilen bir gösterinin görüntülerini defalarca yayımlayarak, İran halkının ülke genelinde yüz günü aşkın süredir devam eden geniş ve benzeri görülmemiş desteğinin sona ermekte olduğu izlenimini vermeye çalıştı. Ayrıca milletin kutsal birlik ve beraberliğinde bir çatlak oluştuğunu öne sürerek, düşmanın gerçekleşmemiş hayalini gerçekleşmiş gibi göstermeye çabaladılar.
Şüphesiz Şehit Liderimiz de yapıcı ve adil eleştiriyi gerekli görüyordu. Çünkü yetkililerin hataları eleştirilmez ve bunlar hakkında kamuoyu aydınlatılmazsa sapma tehlikesi ortaya çıkabilir. Ancak özellikle mevcut hassas şartlarda yetkililere hakaret edilmesi hiçbir şekilde mazur görülemez.
Devrim Lideri, 28 Mayıs tarihli mesajının bir bölümünde şöyle buyurmuştur:
“İslam, devrim, İran’ın bağımsızlığı ve yüceliği için çarpan her bir gönül insanının bundan böyle daha da fazla gayret göstererek milletin kenetlenmiş saflarını koruması gerekir. Haklı veya haksız görüş ayrılıkları çekişmeye ve ayrışmaya dönüştürülmemeli; sözde ve eylemde milletin birlik ve beraberliğinin sembolü olunmalıdır…”
İşte hepsi bu kadar.
Şeyh Bahâî’nin dediği gibi:
Gönül dedi ki: Ledünnî ilmi arzuluyorum,
Eğer gücün yetiyorsa bana öğret.
Dedim ki: “Elif.” Dedi: “Başka?”
Dedim: “Hiç.”
Evde anlayan biri varsa, bir söz yeter.
yorumunuz