27 Haziran 2026 - 19:52
Lübnan'daki ihanet anlaşmasına Netanyahu'dan ilk açıklama: İran’a büyük bir darbe vurduk

Netanyahu, Lübnan ile ABD arabuluculuğunda imzalanan çerçeve anlaşmayı “İran’a büyük bir darbe” olarak nitelendirirken, İsrail güçlerinin Lübnan’ın güneyindeki “güvenlik bölgesinde” Hizbullah tamamen silahsızlanana kadar kalacağını duyurdu. Netanyahu, Lübnanlı sivillerin bu bölgeye girmesine izin verilmeyeceğini savundu.

Uluslararası Ehl-i Beyt (a.s) Haber Ajansı – ABNA: Lübnan ile İsrail arasında 26 Haziran’da Washington’da imzalanan çerçeve anlaşmanın ardından İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, anlaşmayı “İran’a büyük bir darbe” olarak değerlendirdi. Netanyahu yaptığı video açıklamada, anlaşmanın en önemli yönünün İsrail’in Lübnan’ın güneyindeki güvenlik bölgesinde kalmasını sağlaması olduğunu belirtti. “Bunu, Hizbullah silahsızlanana ve İsrail’e yönelik bir tehdit oluşturduğu sürece koruyacağız,” ifadelerini kullanan Netanyahu, bu adımı “büyük bir başarı” olarak nitelendirdi.

Netanyahu, anlaşmanın İran’a yönelik mesajına da değinerek, “Özünde İsrail, Lübnan ve ABD onlara şunu söylüyor: Bu sizin işiniz değil. Lübnan’da hiçbir rolünüz yok. Ne sizin ne Hizbullah’ın ne de başka bir terör örgütünün,” dedi. İran’ın İsrail’i güney Lübnan’dan çekilmeye zorlamaya çalıştığını öne süren Netanyahu, bu anlaşmanın Tahran yönetimine karşı “ciddi bir darbe” olduğunu savundu.

‘Pilot bölgeler’ ve sivillerin dönüş yasağı

Netanyahu, anlaşma çerçevesinde Lübnan ordusunun iki “pilot bölgede” kontrolü devralmak üzere hazırlıklara başlamasına izin verileceğini aktardı. Bu bölgelerden birinin Litani Nehri’nin güneyinde ve orijinal güvenlik bölgesinin tamamen dışında, diğerinin ise Litani’nin kuzeyinde olduğu belirtildi. Ancak Netanyahu, İsrail’in tanksavar füzelerinin menzili dışındaki “orijinal güvenlik bölgesini” korumaya devam edeceğini vurguladı. Bu bölgeye ne Hizbullah’ın ne de Lübnanlı sivil nüfusun girmesine izin verilmeyeceğini söyleyen Netanyahu, söz konusu bölgeden yerinden edilen Lübnanlı sivillerin evlerine dönmesine de izin verilmeyeceğini açıkladı.

İsrail Başbakanı’nın ofisinden yapılan ayrı bir açıklamada ise “İsrail Savunma Kuvvetleri’nin, güvenlik bölgesi boyunca her türlü tehdidi ortadan kaldırmak için askeri harekat özgürlüğünü koruyacağı” ifade edildi.

Anlaşmaya Hizbullah’tan tepki

Anlaşmaya Lübnan içinden de tepkiler geldi. Hizbullah milletvekili Hasan Fadlallah, Lübnan makamlarının anlaşmayı uygulama kapasitesinin bulunmadığını belirterek, hükümetin bunu ancak ABD desteğiyle “iç savaşa girerek” başarabileceğini ifade etti. Fadlallah, Hizbullah’ın Lübnan makamlarının alacağı her türlü tedbire karşı duracağını ve silahlarına daha da sıkı sarılacağını kaydetti.

Öte yandan Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn, anlaşmanın Lübnanlıların “tamamen kurtarılmış” topraklara dönüşünü sağlaması gerektiğini belirterek, ülkenin egemenliğinde “hiçbir ortağın” olmadığını vurguladı. Ancak Netanyahu’nun güvenlik bölgesinde sivillerin dönüşüne izin verilmeyeceği yönündeki açıklaması, bu iki tutum arasındaki çelişkiyi gözler önüne serdiği belirtiliyor.

İran’ın çekilme şartı ve bölgesel denklem

Tahran yönetimi daha önce, ABD ile varılan mutabakatın İsrail’in Lübnan’dan çekilmesini şart koştuğunu ileri sürmüştü. Netanyahu’nun bu şartı açıkça reddederek İsrail güçlerinin bölgedeki varlığını sürdüreceğini ilan etmesi, İran’ın bölgesel nüfuzunu sınırlama çabası ile Tahran’ın kazanımları arasındaki gerilimi yeniden tırmandırdığı gözlemleniyor.

Ekler

yorumunuz

You are replying to: .
captcha