Uluslararası Ehlibeyt (a.s)Haber Ajansı -ABNA- Orta Doğu’da tansiyonun zirve yaptığı bir dönemde gerçekleşen Ayetullah Seyyid Ali Hamenei’nin cenaze törenleri, uluslararası gözlemciler tarafından mercek altına alındı. El-Meyadin yazarlarından Rasha Reslan, kaleme aldığı makalede, törenlere katılan milyonların oluşturduğu görüntüyü basit bir “yas merasimi” olarak tanımlamanın, sahadaki jeopolitik gerçekliği ıskalamak anlamına geleceğini belirtti.
Reslan’ın analizine göre, İran ve Irak’ta eş zamanlı olarak düzenlenen devasa katılımlı törenler, Tahran’ın iç bütünlüğüne dair dış dünyaya verilen en net yanıttı. Yazıda, bu kalabalıkların “liderlik sürekliliği” ve “devletin direnci” konusunda hem içerideki muhalefete hem de dışarıdaki rakiplere bir mesaj niteliği taşıdığı ifade ediliyor. Reslan, bu durumu, “sistemin kriz anlarında nasıl kenetlenebildiğinin ve toplumsal tabanın devletle olan sadakat bağının sarsılmazlığının bir kanıtı” olarak nitelendiriyor.
“Direniş Ekseni” İçin Bir Dönüm Noktası
Analizin en çarpıcı bölümü ise bölgesel yankılara ayrılmış durumda. Reslan, cenaze törenlerinin Tahran sınırlarını aşarak Irak’a uzanmasını, “Direniş Ekseni” içindeki entegrasyonun bir dışavurumu olarak değerlendiriyor. ABD ve İsrail’in bölgedeki baskı politikalarına atıfta bulunan yazar, bu tabloyu, Batı’nın “İran’ı yalnızlaştırma” hedefinin aksine, bölgesel bir dayanışma ağının tahkim edildiği bir güç gösterisi olarak yorumluyor.
Meydan Okuma Mesajı
Reslan makalesinde, cenaze törenlerinin sadece duygusal bir anma olmadığını, aynı zamanda sahada bir “meydan okuma” ritüeline dönüştüğünü savunuyor. ABD ve İsrail’in stratejik hesaplarına karşı, halkın geniş katılımıyla verilen bu yanıtın, bölgedeki yeni siyasi denklemin ipuçlarını taşıdığına dikkat çekiliyor.
Sonuç olarak Rasha Reslan, yaşanan bu süreci, “İran’ın sadece askeri gücüyle değil, toplumsal iradesiyle de bölgesel statükoya karşı bir tutum sergilediği yeni bir dönemin başlangıcı” olarak okuyor.
yorumunuz