Uluslararası Ehl-i Beyt (a.s) Haber Ajansı – ABNA: ABD Başkanı Donald Trump'ın İran'a yönelik savaş politikası; doğaçlama, çelişkili mesajlar ve stratejik planlama ile çıkış yolundan yoksun olması nedeniyle ağır bir siyasi ve ekonomik faturaya dönüşürken, Washington'un küresel caydırıcılık gücünü ciddi biçimde aşındırdı.
İRNA'nın aktardığı Çin merkezli analiz platformu "chinausfocus"un değerlendirmesine göre, Şubat'ta başlayan İran savaşı, Trump yönetiminin dış politikadaki temel zafiyetlerini gözler önüne serdi. Beyaz Saray, savaşın hedefleri konusunda bile uzlaşamıyor. Trump, "öncelikli hedefin İran'ın nükleer silah edinmesini engellemek" olduğunu savunurken, NBC News'in haberine göre Yardımcısı JD Vance, savaşın asıl amacının akaryakıt fiyatlarını düşürmek olduğunu söyledi. Bu iç çelişki, ulusal güvenlik ekibindeki stratejik koordinasyon eksikliğinin en açık göstergesi olarak yorumlandı.
Guardian'ın aktardığı bir başka analiz ise Trump'ın savaşa dair "sinüzal" mesajlarının, derin bir strateji yoksunluğunu ve düşmanını tanımadaki cehaletini ortaya koyduğunu belirtti. Trump'ın sürekli olarak büyük bir tırmanış tehdidi ile ani diplomatik hamleler arasında gidip gelmesi, "blöf yapıp geri adım atma" döngüsü yaratarak savaşı eleştirmenlerin deyimiyle tekrarlayan bir kabusa (Groundhog Day) çevirdi.
Analiz, savaşın üçüncü temel sakatlığını ise İran'ın niyet ve kapasitesinin yanlış okunması olarak sıraladı. Washington merkezli Defense Priorities düşünce kuruluşuna göre Trump, İran'ın savunma odaklı ve bölgesel güvensizlikten kaynaklanan politikalarını saldırganlık olarak etiketledi. Oysa Tahran, nükleer ve balistik füze programlarını yayılmacılık için değil, dış tehditlere karşı caydırıcılık aracı olarak görüyor.
Belki de en yıkıcı olanı, Trump'ın savaşa belirgin bir çıkış stratejisi olmadan girmiş olması. Başlangıçta "sadece birkaç hafta sürecek" dediği çatışma altı aydır devam ediyor. Reuters'in "kötü seçenekler menüsü" olarak tanımladığı tabloda Trump; Hürmüz'de İran'a eşi görülmemiş bir kontrol tanıyan geçici anlaşmayı kabul etmek, savaşı uzatma riskini göze alarak tırmanışa gitmek veya sürdürülemez olan mevcut durumu korumak arasında sıkıştı.
Trump'ın Umman'ı, arabuluculuk çabaları nedeniyle bombalamakla tehdit etmesi ve Güney Kore ile ortak tatbikatları azaltması gibi öngörülemez geri adımları, müttefiklerin güvenini sarstı. Bu "zigzag" politika, ünlü dış politika analisti Max Boot'un ifadesiyle "kesinlikle başarısız olacak."
Savaşın ABD iç siyasetine yansıması ise Kasım ara seçimler öncesinde Trump için bir yüke dönüştü. Benzine gelen zamlar ve uzayan savaş, başkanın popülaritesini düşürdü. Dış politikada ise Ukrayna ve Gazze krizleri çözümsüz kalırken, Pentagon'un mühimmat tüketimi endişe verici boyutlara ulaştı. Uzmanlar, bu durumun Tayvan gibi diğer potansiyel kriz bölgelerine müdahale kabiliyetini zayıflattığı uyarısında bulundu.
Savaşın en kalıcı stratejik sonucu ise İran'a Hürmüz Boğazı'nda somut ve kalıcı bir baskı aracı (kaldıraç) kazandırması oldu. Eski ABD Ulusal İstihbarat Subayı Jonathan Panikoff'un uyarısına göre, Rusya, Çin ve Kuzey Kore bu süreci dikkatle izleyerek ABD'nin zafiyetlerini not alıyor. Bu durum, Washington'un küresel caydırıcılığının yıllarca sürebilecek bir aşınmaya uğramasına yol açacak.
yorumunuz