10 Mayıs 2011 - 19:30

Kahire’nin İmbaba semtindeki Aziz Mina Kilisesi’nde yaşananlar, Yüksek Askeri Konsey tarafından sert bir tavır alınmadan geçiştirilmemeli. Selefi eylemleri artık kırmızı çizgiyi aştı; hukuku umursamamaları ve devletin gücünü küçümsemeleri sebebiyle Mısır devletinin geleceği ve iç huzuru için büyük tehdit oluşturuyorlar. Mısırlı Kıptileri dinlerini savunmak için sokağa çıkmaları yönünde provoke ederek, iç çatışma riskini arttırıyorlar. Keza 25 Ocak devriminin ruhu için de tehlike arz ediyorlar. Zira Nur Camii üzerindeki çekişmelerden başlayarak, İskenderiye’deki mezhepçi fitne gösterilerine kadar son üç ayda zarfında gerçekleştirdikleri eylemler, Mısır’ın demokrasi, saygınlık ve güvenlik hayalini tehdit ediyor.

Ehl-i Beyt Haber Ajansı ABNA- İşledikleri suçlar, 25 Ocak devrimini bozmakla kalmıyor, Müslümanlarla Kıptiler arasında kopukluğa yol açıyor ve devlete karşı isyanı yayıyor. Buna rağmen hükümet, bu kimselere karşı yumuşak tutum alıyor ve hukuku uygulamaktan kaçınıyor. Bu da onları imkânsız taleplerini yükseltmeye teşvik ediyor. Özellikle de devletten Kıpti kardeşleri Bayan Camilliya’nın göğsünü yarmasını istiyorlar ki böylelikle bu kadının bir televizyon kanalında Kıpti olarak öleceği yönündeki son itirafının doğru mu, yoksa kilisenin baskısı altında alınmış bir itiraf mı olduğunu anlayalım! Halbuki inanç konusu, insanla Tanrı arasında özel bir konudur ve insanların bu konuda taraf olma hakkı yoktur.

Sesi kısılan siyasiler

Siyasal İslamcı cemaatler de dahil olmak üzere, siyasi güçlerden hiçbiri din ve devlet için tehlike arz eden bu sapmalara karşı sesini yükseltmiyor. Aksine bu kimseleri pohpohluyorlar ve onları İslamcılığa destek olacak müttefik bir güç olarak görüyorlar. Oysa bu kimseler, gelecek seçimlerin berraklığını bulandıracaklar listesinin başını çekiyorlar.

MÜKERREM AHMED 

 (Mısır gazetesi Ehram, 9 Mayıs 2011)