12 Ağustos 2011 - 19:30

İnsan hakları ve özgürlük bahanesiyle Irak’ın enerji kaynaklarını talan eden ABD, gözünü Suriye’ye dikti. Hedef Akdeniz’deki doğal gaz.

Ehlibeyt Haber Ajansı ABNA- CHP Hatay Milletvekili Mehmet Ali Edipoğlu’na göre, Barzani’ye ait petrolü İsrail’in Hayfa Limanı’na akıtmayı hedefleyen ABD, bu projeye karşı çıkan Esad’ı devre dışı bırakarak Suriye’de uyumlu bir yönetim kurmak istiyor.

Petrolden sonra gaz...

ABD’nin Türkiye’yi de ateşe sürüklediği projenin ikinci ayağını da değerlendiren Edipoğlu, işgalci ülkenin uzun yıllardır Akdeniz’in doğusundaki zengin doğal gaz yataklarına sahip olmayı amaçladığını belirttti.

ABD’nin tek amacı Suriye doğal gazını ele geçirmek

CHP’li Mehmet Ali Edipoğlu, “Suriye gerginliğinin nedeni Akdeniz’de Hayfa’ya 35 kilometre mesafede bulunan çok zengin doğal gaz yataklarıdır” dedi.

Doğu Akdeniz’in derinliklerindeki doğal gaz yatakları ABD’nin Suriye’ye müdahale konusunda iştahını kabartıyor. Irak’ta uyguladığı senaryonun aynısını Suriye’de de sahnelemek isteyen Washington, sivilleri katletmekle suçladığı Beşşar Esad’ı devirip bölgedeki doğal gaza sahiplenme arzusunda. CHP Hatay Milletvekili ve TBMM Dışişleri Komisyonu üyesi Mehmet Ali Edipoğlu’na göre ABD ayrıca Barzani’ye ait petrolü İsrail’in Hayfa Limanı’na akıtmayı planlıyor ve bu projeye karşı çıkan Esad’ı devre dışı bırakarak Suriye’de uyumlu bir yönetim kurmak istiyor.

Irak örneği gibi olur

Türkiye’nin Suriye ile ilişkilerinin 6 ay öncesine kadar çok iyi olduğunu, ancak ilişkilerin bir anda gerginleştiğini ifade eden Edipoğlu, “Son zamanlarda İsrail, ABD, İngiltere ve AB, Suriye’ye yaptırım istemektedir. Nedeni de denizde, Suriye-İsrail arasındaki bölgede, Hayfa’ya 35 kilometre mesafede bulunan çok zengin doğal gaz yatakları ve Hayfa Limanı’nın dünyanın enerji merkezi yapılması planıdır. Bunların sadece biri 45 milyar dolar rezerve sahip. İşletilmesi halinde Hayfa dünyanın en önemli enerji koridoru olacak. Tartus-Hayfa-Musul hattındaki ham petrolün Barzani’ye ait petrolü de Hayfa Limanı’na akıtıp, petrol ve doğal gazda dünyadaki en etkili ve güçlü konuma getirecek bir proje başlatıldı” dedi. Suriye yönetiminin İsrail ile uyumlu hale getirilmesi için “düğmeye basıldığını” ifade eden Edipoğlu, “Suriye bunu reddedince Irak’ta yaptıkları gibi uyumlu bir yönetim bulunması gündeme geldi. Komşu ülkedeki olayların nedeni budur” diye konuştu. ABD ve İsrail’in olaya doğrudan müdahale etmek yerine Türkiye’yi taşeron olarak kullandığını vurgulayan Edipoğlu, “Bu çok tehlikeli bir oyundur. İki ülke halkını karşı karşıya, savaşın eşiğine getirmektedir. Bunun iki ülkeye de yararı olmayacak, fakat emperyalistler yarar sağlarken, acısını ve zararını komşu iki ülkenin halkı görecek, ödeyecektir” dedi.

Rumlar da göz dikti

Kıbrıs Rum yönetimi Akdeniz’de petrol ve doğal gaz aranması için 2007’de Mısır ve İsrail ile Münhasır Ekonomik Bölge (MEB) anlaşma imzaladı. Lübnan Parlamentosu da anlaşmayı onaylayınca Rum yönetimi bölgede petrol ve doğal gaz aranması konusunda uluslararası ihaleye başladı. Ancak Türkiye’den gelen tepkiler üzerine Rumlar geri adım attı. Rum yönetimi, Houston menşeli Noble Energy şirketiyle bir üretim paylaşım anlaşması imzalamış, şirkete Kıbrıs’ın güneyinde Blok 12 olarak bilinen münhasır ekonomik bölgede hidro karbon çıkarılması imtiyazı verilmişti. Rumlar, Kıbrıs’ın güney kıyılarındaki doğal gaz sondaj çalışmalarını Ekim ayında başlatacak.