4 Eylül 2011 - 06:41

Füze kalkanının parçası dev radarlar, Türkiye’yi komşularının hedefi haline getirecek. Bu gerçeği gözlerden kaçırmak isteyen AKP Hükümeti, yandaş basını kullanarak sistemin ülke için zararlı değil yararlı olacağını empoze edecek.

Ehlibeyt Haber Ajansı ABNA- Füze kalkanı sisteminde NATO’ya tahsis edilen erken uyarı radarlarının Türkiye’de konuşlandırılması, dış basında geniş yer buldu. ABD basını “İran’ın çarpıcı sessizliği”ne dikkat çekerken, ’veri paylaşımı’ konusuna da ağırlık verdi.

Dev kulaklar sayesinde Rusya, Suriye ve İran olmak üzere bölge ülkelerinde atılacak her adım takip edilerek ABD’ye istihbarat sağlanacak.

Türkiye’ye yerleştirilmesi düşünülen füze kalkanı projesinin radar ayağıyla ilgili tepkiler artarak devam ediyor. Demokrat Parti Genel Başkan Yardımcısı Agah Oktay Güner, Türk halkının bu konuda haklı tereddütler bulunduğunu söyledi. Füze kalkanı projesinin en önemli ayağı olan ve Türkiye’ye yerleştirilmek istenen X-Band adı verilen 900 milyon dolarlık bu radar sisteminin belirli bir bölgeye sabit olarak yerleştirildiği gibi gemi üzerine ya da denize platform olarak da kurulabildiğini kaydeden Güner şunları söyledi: “X-Band dünyanın en gelişmiş radar sistemi olarak bilinmekte olup, ortalama menzili 2 bin km olmasına rağmen mobil haldeyken bu menzil 5 bin kilometreye kadar çıkabilmektedir. ABD’deki denemelerde, 4 bin 700 km uzaklıktaki bir tenis topunun havaya atıldıktan sonra takip edilebildiği belirtilmektedir” diye konuştu.

Özellikle seçildi

Bu bilgiler dikkate alındığında, sistemin radarları için coğrafi konumu sebebiyle Türkiye’nin özellikle seçildiği, füze kalkan sisteminin dışında, bölgeden detaylı istihbarat elde etmenin önemli bir amaç olabileceğinin akla geldiğini kaydeden Agah Oktay Güner, “Bu yolla attıkları adımlar bile anında rahatlıkla takip edilebilecek olan İran ve Rusya başta olmak üzere sistemin menzili içindeki ülkelerin huzursuzluk çıkarmaları muhtemeldir” şeklinde konuştu.

Memnuniyetsizlik

Emekli Büyükelçi Nüzhet Kandemir de NATO’ya ve Amerika’ya ait tesisler göz önüne alındığında çok büyük bir değişiklik olmayacaktır. İran bundan memnuniyetsizliğini ifade edecektir. Başından beri de bu şekilde bir politikası vardır ancak pratikte değişen bir şey olmayacaktır” şeklinde konuştu.

İstikrarlı dış politikamız yok

Emekli büyükelçi ve eski Milletvekili İnal Batu, hükümetin istikrarlı bir dış politika izlemediğini söyledi. Batu, “Füze kalkanı konusunda kıyametleri kopardık. İran’ın hedef olmadığı açıkça belirtilmeli gibi. Daha sonra neler olduysa bundan vazgeçildi. Bugün hayır dediğine yarın evet diyen bir hükümet var. Bu füze kalkanı konusunda da aynı tutarsızlıkları yaşadık. Hükümetten açıklayıcı bilgiler gelmesi lazım. Nedir bu işin aslı ? Kamuoyundan, ana muhalefetten kaçırılarak kotarılan bir iş gibi gözüküyor” diye konuştu. İran’la ilişkilerin Suriye yüzünden çok dalgalı bir seyir izlediğine de işaret eden İnal Batu şunları söyledi: “Geçenlerde mesela terör örgütünün Kandil’deki başı Karayılan’ın İran’ın elinde olduğu ve bu konuda bize bilgi vermediğine dair kuşkular dile getirildi. Bu da ilişkilerin ne kadar soğuduğunu gösterir. Füze kalkanı tabi Türk-İran ilişkilerine yeni bir darbe vuracaktır. Suriye de bundan huzursuz olacaktır ve zaten sorunlu olan ilişkilerimiz daha da kötüleyecektir” dedi.

İran’ı bombalama planları var

CHP İstanbul eski Milletvekili Şükrü Elekdağ, füze kalkanı konusunda ilk kararın NATO’nun Lizbon zirvesinde alındığını söyledi. Emekli Büyükelçi Elekdağ, “NATO’nun 28 üye ülkesinin liderleri tarafından bir yeni stratejik konsept, yeni bir savunma stratejisi kabul edildi. Bu yeni savunma stratejisi bu yeni yüzyılın şartlarına uyarlanıyor” dedi. NATO’nun konseptinde tehdit olarak İran’ın gösterildiğini ifade eden Elekdağ, “Türkiye NATO strateji çerçevesinde İran’ın batının temel düşmanı olduğunu kabul etmiştir” diye konuştu. Füze kalkanının pasif gibi göründüğünü ancak çok aktif bir silah olduğunu hatırlatan Elekdağ şunları söyledi: “Batının bilhassa Amerika’nın ve müttefiki olan İsrai’in İran’ın nükleer tesislerini bombalama planı vardır. Bu füze kalkanı projesi böyle bir bombardımanı uygulamak için bir hazırlık mıdır sorusunu akla getiriyor. Çünkü İran’ın füzeleri tam anlamı ile füze kalkanı tarafından durdurulmadığı takdirde Ortadoğu’daki Amerikan hedeflerine karşı kullanılabilir. Bunlar pasifize ediliyor ve bu şekilde Amerika’nın yanında yer alacak müttefiklerin aktif askeri tedbirler alma imkanı ortaya çıkarılıyor.”

Onur Öymen: "Bir çatışma halinde bu radarlar İran füzelerinin ilk hedefi olacaktır"

Emekli Büyükelçi Öymen, ABD tarafından NATO'ya tahsis edilen erken uyarı radarının Türkiye'de konuşlandırılmasının güvenlik açısından olumsuz sonuç doğurabileceğini söyledi

Kurulacak radar ile NATO üyesi olmayan bir ülkeden füze fırlatılması durumunda en kısa sürede bunun tespit edilmesi amaçlanıyor.

Emekli Büyükelçi ve eski Milletvekili Onur Öymen, ABD tarafından NATO'ya tahsis edilen erken uyarı radarının Türkiye'de konuşlandırılmasının Türkiye'nin güvenliği açısından olumsuz sonuçları olabileceğini ve Türkiye'nin diplomaside irtifa kaybettiğini öne sürdü. Öymen, "İran bunu kendine yönelik bir tehdit gibi yorumlayacaktır. Bir çatışma halinde bu radarlar İran füzelerinin ilk hedefi olacaktır" dedi.

Onur Öymen, erken uyarı radar sisteminin Türkiye'de konuşlandırılacak olmasının Türkiye'nin güvenliği açısından olumsuz sonuçları olabileceğine dikkat çekti. Öymen, "İran bunu kendine yönelik bir tehdit gibi yorumlaşacaktır. Bir çatışma halinde bu radarlar İran füzelerinin ilk hedefi olacaktır" dedi.

"Onun için sistem bir NATO sistemi olacak ve bu radarları füzeleri kullanmak için NATO komutanlarına bir yetki verilecektir. Aksi takdirde karşı taraf bir füze attıktan sonra toplanıp ne yapsak diye bir karar vermeye zamanımız olmayacak."

ABD Savunma Bakanı Robert Gates'in 2010 yılının Şubatı'nda Türkiye'ye gelerek Türkiye'ye bu radarların konuşlandırılmasında baskı yaptığını ve bunun Wikileaks belgelerine de sızdığını söyleyen Öymen, "Bu radarları Çek Cumhuriyeti'ne füzeleri de Polonya'ya koyacaklardı. O ülkelerden ve Rusya'dan tepki gelince vazgeçtiler, şimdi Türkiye'ye koyuyorlar, Türkiye'den tepki gelmeyeceğini düşünerek ve gelmiyor da maalesef" şeklinde konuştu.

Türkiye irtifa kaybediyor

Füze kalkanının İsrail boyutunun da olduğuna işaret eden Öymen, "ABD Kongresi'nde bazı Cumhuriyetçi Kongre üyeleri, İsrail boyutunu gündeme getirmişlerdi, Türkiye'den alınacak bilgiler doğrudan doğruya İsrail'e verilecek mi verilmeyecek mi? Biz bir taraftan böyle İsrail'e askeri ilişkileri keseceğiz derken tam da füze kalkanı radarlarından çıkan bilgiler doğrudan veya ABD üzerinden İsrail'e ulaşacaksa bu da biraz düşünülecek bir konudur. Yani Türkiye diplomasisinde biraz irtifa kaybediyor" dedi.

İran'ın çarpıcı sessizliği

ABD tarafından NATO'ya tahsis edilen erken uyarı radarının Türkiye'de konuşlandırılması yabancı basında geniş yer buldu. New York Times gazetesi, bu kararın Amerikan ordu yetkililerini memnun ettiğine ancak İran tarafından çarpıcı bir sessizlikle karşılandığına dikkat çekti. Wall Street Journal, anlaşmanın İran ile Türkiye arasındaki gerilimi arttırabileceğini ve Türkiye'nin radar bölgesinden toplanan verilerin eş zamanlı olarak İsrail'le de paylaşılabileceğinden kaygı duyduğu yorumunu yaptı.