Ehlibeyt Haber Ajansı ABNA- ABD'de tedavi gördüğü sırada hayatını kaybeden Suudi Arabistan Veliaht Prensi Sultan Bin Abdülaziz'in yerine İçişleri Bakanı Prens Naif'in veliaht olarak seçilmesine kesin gözü ile bakılıyor.
Prens Abdülaziz aynı zamanda Suudi Arabistan savunma ve havacılık bakanlığı görevlerini yapıyordu, Suudi ordusunu modernleştirme adına ülkeyi milyarlarca dolarlık harcamayla savunma bütçesi açısından dünyanın sayılı ülkeleri arasına soktu.
Krallığın babadan oğula değil, kardeşe geçtiği Suudi Arabistan'da Prens Naif'in veliaht ilan edilip edilmeyeceğine 34 prensten oluşan konsey karar verecek ve kral Abdullah'ın 20 kardeşi var.
Ekim 2006'da kurulan Suudi Taht Konseyi başka bir deyişle Biat Konseyi'nin kısa bir süre içinde Prens Meşal'in başkanlığında toplanarak tartışmalara bir son vermesi bekleniyor.
GENİŞ YETKİLERE SAHİP
Prens bin Abdülaziz'in hasta olduğu açıklandıktan sonra, Kral Abdullah, 2009 yılında Prens Naif'i ikinci başbakan yardımcılığına atamıştı.
Prens Abdülaziz, Arabistan kralı Abdullah'ın üvey kardeşi ve tahtın Abdullah'tan sonraki sahibi olacak isimdi. Abdülaziz'in yerini alacak veliaht üyesinin yetmiş sekiz yaşındaki Prens Naif olması bekleniyor.
Suudi Şura Danışmanı Saad Ömer, El Cezire'ye yaptığı açıklamada, "Pratikte ve gelenek itibarıyla Prens Nayif yeni kralımız olacak. Kendisi bir kraldan beklediğimiz bütün her şeye sahip bir devlet adamı olarak tanınıyor. Prensler arasındaki yaş farkının az olması dolayısıyla açıklamanın kısa süre içinde yapılacağına inanıyoruz" dedi.
İçişleri bakanlığını 30 yıldır sürdüren Naif'in, ülkenin dış politikası, din işleri ve medya üzerinde de geniş yetkileri olduğu belirtiliyor. Prens Naif aynı zamanda Hac organizasyonundan ve sınırların güvenliğinden de sorumlu...
Prens Naif'in ülkedeki Vehhabi din adamlarına çok daha yakın duran bir isim olduğu söyleniyor. Öte yandan, tahta geçmesi durumunda uzlaşma arayan bir politika yürüteceği, sosyal ve ekonomik reformları devam ettireceği yorumları yapılıyor. Bu yanıyla modern ve batı yanlısı olacağı öngörülüyor.
Ancak tahta kim geçerse geçsin, Suudi Arabistan'ın ABD yanlısı dış politikasını değiştirmesi beklenmiyor.