28 Ekim 2011 - 20:30

Deprem ve sınır ötesi operasyon ne hikmektse aynı günlere denk geldi. Türkiye, bir yandan depremin hasarı ile boğuşurken diğer yandan PKK’nın hasarı ile de savaşıyordu.

Ehlibeyt Haber Ajansı ABNA- Van depreminden sonra haklı olarak yandaş olmayan bilim adamları, gazeteciler, vatandaşlar “deprem vergisi” adı altında toplanan paranın ne olduğunu sordular. Çünkü adı üstünde bu para deprem vergisi olarak vatandaştan toplanmıştı. Hükümet, kendisini hayli sıkıştıran bu soruya Maliye Bakanı Mehmet Şimşek ile cevap verdi.

Şimşek şöyle dedi:

“Toplanan vergiler sağlık, eğitim, duble yollar gibi 74 milyonun ihtiyacını karşılamak için kullanıldı. Uluslararası vergi uygulamalarında da ‘tek bir harcama için vergi toplanması’ mantığı doğru bulunmamaktadır.”

Yani efendim olay şu: Devlet, vatandaştan depremzedelere yardım için para topladı gitti, duble yola, hastaneye, okula yatırdı.”

İyi de vatandaş bu parayı “deprem yardımı” olarak verdi. Neden amacı dışında kullanıldı?Uluslararası vergi uygulamalarında tek bir harcama için vergi toplanması doğru bulunmuyormuş? Yok canım! Neden doğru bulunmuyormuş? Bal gibi de spesifik amaçlarla vergi toplayan bir sürü ülke var.

“Biz bu parayı topladık, kasa tam takır, başka yerlerde kullandık” demekten çekinenler, hatta “eğitim, hastane, duble yol yapımında ” dahi kullandıkları şüpheli olanlar topu “uluslararası sulara” atıyorlar.

O zaman verginin adını değiştirin. Başka bir ad koyun.

Vatandaşı deprem vergisi adı altında kaz gibi soyup topladığınız parayı bütçe açığında kullanıp sonra da gariban Van’lılar enkaz altında kalınca “tek bir harcama için para toplanmaz” numarasına yatmak ancak AKP’ye yakışır.

PKK’ya yönelik operasyonlarda da tam bir drama yaşandı. “Türk devletinin gücü!” bir kez daha ortaya çıktı. Askerimiz sınır ötesine girer gibi oldu, ABD sert bakınca hemen geri çekildi. Ardından tanklarımız Kuzey Irak’a girdi. Girer girmez yine ABD “Kuzey Irak bizim toprağımız, kimden izin aldınız” diye rest çekince hemen “biz kendi topraklarımızda operasyon yapıyoruz”,Irak’a girmedik” diye çark ettik. Yetmedi “Kazan vadisi operasyonunun sona erdiğini” açıkladık.

Neden bitti operasyon?

PKK’yı mı bitirdinizde mi operasyon bitti?

Bugüne kadar, başlatılan operasyonun bitirildiğini davul zurna çalarak ilan ettiğimiz vaki değildi.

“Büyük dostu mu” kızdırdık ki “operasyonu sona erdirdiğimizi” dünyaya ilan ediyoruz?

Türk askeri Kuzey Irak’a ayak atamıyor.Çünkü o topraklar ABD’nin hakimiyetinde ve kendi hakimiyet alanlarında başka ülke askerlerinin hangi gerekçe ile olursa olsun dolaşmalarına izin vermiyor.

Oysa “diktatör Saddam” zamanında o toprakları kendi emniyetimiz için istediğimiz gibi kullanıyorduk. Kuzey Irak’a istediğimiz zaman giriyor, güvenlik şeridi oluşturuyor, hatta üs bölgeleri kuruyorduk.

ABD ile el ele verdik, Saddam’ı devirdik, şimdi müttefikimiz Amerika Irak’tan sızarak karakollarımızı, ilçelerimizi basan PKK’lıları takip etmemize izin vermiyor.

Tükiye deprem faciası ve ile birlikte güvenlik faciası da yaşıyor.

Muharrem Bayraktar