Ehlibeyt Haber Ajansı ABNA- Bildiğiniz gibi, Ehl–i Beyt, Hz. Peygamber (SAV), Hz. Ali, Hz. Fatıma, Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin Efendilerimizdir. Kur’an’da daha birçok ayette Ehl–i Beyt’in üstünlüğü zikredilmiş ve onların halleri övülerek anlatılmıştır.
Ehl–i Beyt’i sevmekle alakalı Peygamber Efendimizin (SAV) birçok hadisleri mevcuttur.
Resulüllah (SAV) bir gün Ali, Fatıma, Hasan ve Hüseyin Efendilerimizle oturduğu bir sırada buyurmuştur ki, “Allah’ım bunlar Benim Ehl–i Beyt’imdir. Allah’ım Onlara düşman olana düşman ol; Onlara dost olana dost ol.”
Hz. Peygamber (SAV), “Sizi nimetleriyle rızıklandırıp gıdalandırdığı için Allah’ı seviniz. Beni Allah’ı sevdiğiniz için seviniz. Ehl–i Beyt’imi de beni sevdiğiniz için seviniz” buyurmaktadır. Hz. Peygamber (SAV), “Ehl– Beyt’im ve Onları sevenler, Cennette şu iki parmak gibi yan yanadır” buyurmuşladır.
Peygamber Efendimiz (SAV) Ehl–i Beyt’i sevmenin imanın turnusolu olduğunu beyan ediyor: “Biriniz Beni kendisinden fazla sevmedikçe, Bana kendisinden çok hürmet etmedikçe, Ehl–i Beyt’imi kendisinden çok sevmedikçe, Onları kendine tercih etmedikçe iman etmiş olmaz”
Peygamber Efendimiz (SAV) çocuklarımızı nasıl yetiştirmemiz gerektiği konusunda da Ehl–i Beyti adres gösteriyor: “Evladınızı üç huy üzerine yetiştiriniz: Resulüllah’ın (SAV) sevgisi, Ehl–i Beyt’inin sevgisi ve Kur’an–ı Kerim okumaktır.”
Ehl–i Beyt sevgisiyle alakalı binlerce hadis var. Cenab–ı Hak Onların sevgisini cümlemize nasip etsin, Onların şefaatlerinden bizleri mahrum etmesin.
Ehl– Beyt’i sevmemizi hem Cenab–ı Hak kesin bir ifadeyle emrediyor, hem de Peygamber Efendimiz (SAV)… Ve imanımız Onlara olan sevgiyle ölçülüyor. Peki, Ehl– Beyt’i sevmeyi nasıl anlamamız lazım, “sevdim” demekle gerçekten sevmiş olur muyuz?
“Sevdim” demek bir iddiadır, bu sevginin ispatı Ehl– Beyt’in yolundan yürümektir, Onların, uğruna mücadele verdikleri, canlarını teslim ettikleri hakikatleri kavrayıp hayatımıza geçirmektir. Hz. Peygamber’in (SAV) Ebu Cehil’le, İmam Ali ve İmam Hasan’ın Muaviye’yle, İmam Hüseyin’in Yezid’le verdiği mücadele Hak–batıl mücadelesidir.
Ehl–i Beyt Cenab–ı Hakk’ın emir ve buyruklarını istikametten sapmadan dosdoğru yaşamanın mücadelesini verirken, Ebu Cehil, Muaviye, Yezit gibiler mal, dünya, makam elde etmenin peşine düşmüşler Cenab–ı Hakk’ın nurunu söndürmek için gayret göstermişlerdir ama bunda asla muvaffak olamamışlardır.
Ehl–i Beyt az pahaya ahiretini satmamıştır, Onlar dünya hırsına kapılmamışlardır.
Onlar itikadi değerlerden zerre kadar sapmazken, ibadetlerini zirve düzeyde yapmışlardır. İmam Ali ve İmam Zeynelabidin günde bin rekat namaz kılarlardı.
Ehl–i Beyt Allah’ı zikretme konusunda da en güzel örnekleri ortaya koydular. Onlar Haccın en güzelini yaptılar, zekatın en güzelini verdiler, hem dünyevi konularda örnek oldular hem de uhrevi konularda…
Ehl–i Beyt’i sevmek namaz kılmak demektir, Allah’ı zikretmek demektir, Hacca gitmek, zekat vermek demektir, Allah için mücadele etmek demektir. Ehl–i Beyt’i sevmek attığımız her adımda Cenab–ı Hakk’ın rızasını gözetmek demektir.
Allah (CC) bizleri onların yolundan ayırmasın, âmin.
Murat Çabas