20 Nisan 2012 - 05:21

Rahman ve Rahim Allah adıyla ve Resûl-i Ekrem'i (S.A.V) ve Âl'ine salât ve selam ile başlıyorum. Okuyuculara da selam!

Ehlibeyt Haber Ajansı ABNA- Bu yazı benim Yeni Şafak'ta dördüncü ilk yazımdır. İlki 1994'te, ikincisi 1996'da üçüncüsü 2006' da yayımlanmıştı. Üçüncü son yazım üzerinden de 23 Haziran 2008'den beri dört yıla yakın bir süre geçti. Bıraktığım sırada 'parti kapatma' yelleri esiyordu. Dört yıl sonra başladığımda 28 Şubat yargılanıyor. Demek oluyor ki ikinci son yazım ile bu dördüncü ilk yazım arasındaki on beş yılda nispeten az bir zamanda, çok şeyler yapılmış iyiye doğru bir gidiş görülüyor.

Ancak, bu iyiye doğru gidiş yanında rehavete kapılmayıp sürekli olarak kendimizi denetlememiz de gerekli: 28 Şubat'ın gerekçesi ve 'yasallık' temeli olan anayasanın başlangıç bölümü niçin hala yerinde durabiliyor. Çevremizi saran iyi gün dostlarının çoğalması güven verici bir gelişme mi? Emanetleri ehline tevdi edebiliyor muyuz?

Bu dördüncü ilk yazıyı Diyarbakır'da bir otel odasında yazıyorum. Pazar günü Kutlu Doğum Haftası dolayısıyla Diyarbakır Müftülüğü'nün düzenlediği toplantıda konuştum. Ve bu 'mazhariyet' için hamd ettim. Ne var ki akşam üzeri havaalanından geri dönmek zorunda kaldım. Bir ay önce Necef'ten dönerken iki günlük bir gecikmeyle Pazartesi günü olan derslerime bizzat giremedim. 30 Mart akşamı yine Diyarbakır'a gitmek üzere 5 saat İstanbul'da bekletildikten sonra gece yarısı eve döndüm. Hukuk Fakültesi'ndeki toplantıya katılamadım. Bu gidişimde bir saat gecikmeyle geldim. Ne var ki dönüşümde yine otele dönmek zorunda kaldım. 16 Nisan sabahı derslere yine giremiyorum.

Önce bu gecikmeler yoktu. Acaba bu gecikmelerle mesela anayasanın yenilenmesinin gecikmesi arasında bağlantı var mı? Hani Sovyetler devrinde bir Amerikalı gezgin "Trende gecikme var mı?" diye sorunca rehberden "Sovyetler Birliği'nde trenler asla gecikmez!" cevabını almış. Tren epeyce gecikince "Hani gecikmezdi?" sorusuna rehber şu cevabı vermiş: "Siz de Amerika'da Kızılderilileri öldürmediniz mi?" Aman bu rehberin verdiği cevapların benzerlerini yapıştırmadan önce düşünelim ve bir 'durum muhakemesi' yapalım.

Ben üçüncü son yazımı yazdığımda "iktidar" yine namerdane bir oyun karşısındaydı. Çok şükür bu oyun atlatıldı. 'Yetmez ama Evet!' halkoylaması başarıldı, seçimden oy yükselmesi milletvekili azalması gibi 'siyasi müterakki vergi' ile çıkıldı. Bu arada Ergenekon, Balyoz vs. davaları açıldı. Şimdi de darbelerin hesabı görülmeye başlandı. Ancak, 'saydamlık'ı sağlamış bir sistemde mesela 'füze kalkanının hikmet-i vücudu nedir?' Kentsel dönüşüm, ballı takas, imar ruhsatı gibi işlerde halk mağdur ediliyor mu? Menderes devrinde olduğu gibi gemimizi yakacak ah! kıvılcımları sıçrıyor mu?' gibi sorular sorulunca, 'sizinkiler de şunu şunu yaptı' gibi cevaplar verilmemelidir.

'Kutlu Doğum'unu andığımız Sevgili'nin 'ahlâkını benimsemeliyiz' ! Doğru! Ne var ki, benimseyebilmek için önce O'nu tanımalı ve sevmeliyiz. Tanımıyorsak sevemeyiz. Tanımıyorsak ahlâkının ne olduğunu bilemeyiz, bilemeyince de ancak bu şekilde havada kalan sloganlarla siyaset yaptığımızı zannederiz. Emanetleri ehline tevdi etmek çok ağır sorumluluğu olan bir ödevdir. Bu ödevi yerine getirmek de Profesör Schwartz'ın 'Türkiye bir menfi seleksiyon ülkesidir', yanılmıyorsam merhum Deli Hikmet'in 'eskiden suyu getirenle destiyi kıran birdi, şimdi suyu getireni kırana nişan verirler" sözlerini haklı çıkaracak işler yaparsak, bir ah kıvılcımı, bütün destgahı yakabilir.

Resul-ü Ekrem'in (S.A.V) ; Sevgi Rabbi (Vedüd, Rahman, Rahim) olan Allah'tan aldığı ve tebliğ ettiği Evrensel Ahlak'ın temel ilkeleri esasen Sevgi Ahlakı'nın olduğu gibi Sevgi Hukuku'nun da temel ilkeleridir. İnsan onurunda mutlak eşitlik, adaleti hakkaniyeti ilkesi ve somut olay adaleti, dürüstlük ilkesi!'

Resul-i Ekrem (S.A) esasen dürüstlük ilkesinin de mücessem timsalinden başka bir varlığa sahip değil iken 'Sana emrolunduğu gibi dost doğru ol' ayeti vahyedilince, ' bu emrin sorumluluğunun kendisini kocalttığını' buyurmadı mı?

Hüseyin Hatemi

hhatemi@yenisafak.com.tr

http://yenisafak.com.tr/Yazarlar/?t=17.04.2012&y=HuseyinHatemi