Bedduadan vazgeçti, başladı hutbesine
Ne zamandır hasretti mescit Ahmed sesine….
Konuşması Muhammed, yürüyüşü Muhammed,
O vakar, O azamet tıpkı babası RAHMET!…
Allah’a şükr-ü sena, sonra Habibe selam!
Deyince Ya Rabbena!..Arş titredi vesselam…
Fatıma’nın sözleri bir belagat rütbesi,
Aydınlattı çağları O’nun VEDA HUTBESİ!....
Habibullah kızıyım, babam Ahmed-i Muhtar!
Biz Allah’ı anarken sarmıştı sizi put’lar!...
Bir ateş çukurunun kenarında zilletle
Yaşıyorken sapkınlık ve azgın cehaletle!..
Kız evlada acımaz,gömerdiniz kumlara..
Düşmüştünüz alçakça en rezil durumlara!
O iğrenç günahları işlemekten çekinmez,
Böcek ve leş yerdiniz, onları insan yemez!....
Derken o Rahmet geldi, göklerden acıyarak
Hakk güneşi yükseldi, o putları yıkarak..
Sizi öyle bir halden kurtardık iftiharla
Doğruldunuz babam ve Putkıran Zülfikarla!...
Biz üstünüz ezelden daima hepinize,
Bizlere itaati Allah farz kıldı size!...
En güzel hükümleri getirdik insanlığa
Cehalete son verip, nur olduk karanlığa..
Ne çabuk unuttunuz Allah’ın nimetini?..
Bilmediniz İslamın kadri ve kıymetini…
Kalpleriniz karardı,başı-bozuk oldunuz,
Şeytan sizleri sardı şerrine gark oldunuz…
Kerbelayi Hüseyin YALÇIN
ABNA.İR