Ehlibeyt Haber Ajansı ABNA- Böylesi bir moralsizlik içinde ne olacağını merak eden insanlar korkularını da gizlemiyorlar. Çünkü estirilen havaya bakarak Türkiye'nin her an Suriye'ye saldırabileceğini düşünen insanlar, böyle bir durumda zarar görecek ilk insanların kendileri olacağını düşünüyor ve çok korkuyorlar. Bu korku Samandağı ve Hatay bölgesinde çok daha fazla. Bunun bir başka nedeni de Suriye'den kaçan sivil ve askerler için kurulan kampların Hatay bölgesinde olması ve bu kamplardaki Hür Suriye Ordusu militanlarının sınırdan sızarak Suriye'de eylem yapıp geri dönmesiyle ilgili bilgi ve söylentiler. Bu bilgi ve söylentiler ile kamplardaki Suriyelilerle ilgili hikayeler herkesten çok Hataylıları tedirgin ediyor ve korkutuyor. Çünkü Hatay ve civar illerde konuştuğum herkes hükümetin Suriye politikasına bir anlam veremiyor. Ama daha ilginç olan CHP'ye oy vermiş insanların da bu partinin Suriye ve bölge poltikasına kızmasıdır. Çünkü onlara göre CHP bu konuda AKP'nin peşinden gidiyor... Haksız da değiller...
***
Örneğin ben Hatay'da iken CHP 'Arap Bahar'ı ile ilgili İstanbul'da bir toplantı düzenlemişti... Bu toplantıda bir konuşma yapan Sayın Kılıçdaroğlu yanına Yemenli Tevekkül Kerman'ı alarak 'Arap Baharı'nı desteklediğini açıklıyordu... Umarım danışmanları ona Bayan Tevekkül'ün neden ve nasıl Nobel Barış Ödülü aldığını anlatmıştır! Keşke danışmanları Sayın Kılıçdaroğlu'na coğrafyada yaşanan gelişmelerin aslında çok büyük emperyalist bir oyunun paraçası olduğunu söylemiş olsaydılar. CHP gibi bir partinin NATO işgaliyle Libya'ya getirilen özgürlüğü savunması bir talihsizliktir. 30 yıl süre ile ABD'ye hizmet eden ve yine ABD tarafından kafese konulan ve yerine 'uyumlu ve uyumsuz' İslamcıların iktidara getirilmesinin 'halkların demokrasi ve özgürlük mücadelesi' olarak görmesi CHP gibi bir parti için ayrı bir talihsizliktir.
***
CHP 'Arap Bahar'ı ve bölgede gelişen ve coğrafyamızın yeni yüz yılını şekillendirmeyi amaçlayan büyük plan ile ilgili kendine özgü ciddi, kararlı ve halkın beklentilerini karşılayacak bir politika geliştirmeli ve bunu halka her fırsatta ve acilen anlatmalıdır. Unutulmamalıdır ki coğrafyamızda ve özellikle Suriye, Irak, İran ve Lübnan'da yaşanan tüm gelişmeler en ince detayları ile Türkiye'yi ve dolaysıyla CHP'yi yakından ve ivedilikle ilgilendirmektedir... Keşke Sayın Kılıçdaroğlu ekibiyle birlikte Şam, Tahran, Beyrut, Bağdat ve Başbakan Erdoğan'ın yaptığı gibi Erbil'e gidebilseydi. Bu coğrafyada herkes Cumhuriyeti kuran bir partinin ne düşündüğünü merak eder, ediyor. Bu coğrafyada herkes milyonlarca seçmenin oyunu alan MHP ve Kürtlerin söylemlerini savunan BDP'nin tavrını merak ediyor. Özetle herkes oyunu AKP'ye vermeyen yüzde 50'yi temsil eden partilerin ne düşündüğünü merak ediyor. Bu ve AKP dışındaki diğer partiler ne düşündüğünü net ve yüksek sesle söylerse belki de o zaman AKP'ye oy veren geri kalan yüzde 50'nin içinde olanlar da hükümetin 'komşularla sıfır problem politikası'nın hangi durumda olduğunu da öğrenir.
http://www.aksam.com.tr/endise-6422y.html