Ehlibeyt Haber Ajansı ABNA- Kavram olarak cahiliye; ilkel ve çağdaş olarak iki ayrı kategoride ele alınır. Cahiliye denilince sadece İslâm’dan önceki dönem akla gelmemelidir. Bir takım özelliklerin bulunuşu her zamanı cahiliye çağı, cahiliye özelliklerine sahip olan her insanı da cahiliye insanı eder. Şu özelliklere sahip olan her devir cahiliye çağı ve her insan da cahiliye insanıdır:
1- İhlâslı, samimi ve doğru bir iman yokluğu.
2- Allah’ın hükümleriyle hükmetmemek.
3- Allah’ın hükümlerine göre yaşamamak.
4- Nefse kul olmak.
5- İlahi değerleri hiçe saymak ve onlara karşı alaylı olmak.
6- Hizmete, hizmet ehline kadirşinas olmayıp, takım tutma ruhuna sahip olmak.
7- Halkı yöneticileri tarafından ezilen, sömürülen, adalet kavramı, emeğe değer verme ve saygının olmadığı, haksızlık ve zulmün kol gezdiği zamanlar.
İslâm’a göre insanın en büyük düşmanlarından bir tanesi cehalettir. Cahillik farklı farklı kategorilerde, şekillerde ve unvanlarda kendisini dışa yansıtır. Cahillik kimi zaman bilgide, kimi zaman inançta, kimi zaman amelde ve kimi zaman da güzellikte kendisini gösterir. Cahil, eğitimi, tahsili ve diploması olmayan adam değildir. Dünyanın en büyük okullarından, mekteplerinden diplomalı olan kişi de pekâlâ cahil olabilir. Mağrur, kibirli, kendisini beğenen, başkalarını küçük gören, kendisi gibi düşünmeyen ve inanmayanları öteki gören, öteki gördüklerini dinsiz, sapık, batıl varsayan, gösteriş budalası kişiler cahildir. İlmine göre amel etmeyenler, Kuran ve ilahi değerlere kendi pencerelerinden bakanlar, her düşündüklerini ve kendilerini alternatifsiz görenler, din, diyanet, sosyal ve siyasal alanlarda kendilerini eşsiz kabul edenler cahilin ta kendisidirler. Adam tıp alanında eğitim almış, ihtisas yapmış ancak dini konulara yabancı olduğu halde inanç konularını eleştiriyorsa cahildir bu adam. Bir diğeri profesör olmuş hem de İlâhiyat profesörü ancak kendi sahih kaynaklarını işine gelmediği zaman inkâr ediyorsa, dini konuları kendi meşrebine göre yorumluyorsa bu da cahildir.
İnsanın sorduğu sorular iki sebepten kaynaklanır. Bilmediği için öğrenmek istemesi ve itiraz etmek istemesinden; Şöyle ki insan bildiğinden dolayı ve duyduklarının da doğrulara aykırı olduğundan dolayı itiraz etmek ister. Dolayısıyla itiraz insanın bilgisinin olduğu alanlarda yapılır. İnsanın bilgisinin olmadığı konularda itiraz etmesi cehaletin sonucudur. Dini konular etrafında üretilen itirazlar genelde bilgisizlik alanlarında cehaletle yapılan itirazlardır. İnsan bilmediği alanlarda itiraz etme yerine soru sorma ve öğrenme yoluna gitmelidir.
****
Cahillik sadece konu hakkında bilmemek değildir, insanın bildiğinin tersini yapması da cahilliktir. İnsanlara nasihat edip, birlik beraberlikten söz edip, söylemlerinin aksini yapanlar tek millet olan İslam ümmeti arasında tefrikalar yaratanlar cahilin ta kendileridir. İslam coğrafyasında inançtan, erdemden, faziletten, ilkeden, ahlaktan, edepten ve hayâdan yoksun bir sürü cahil türedi. Bunların varlığı ile başka düşman gerekmez Müslümanın başına. Bazıları bir TV kanalını kapmış habire kendisinden olmayan, kendisi gibi düşünmeyip inanmayan Müslümanlara saldırıyor. Kendisinin de hak ve doğru olduğunu zannederek önüne gelene saldırıyor. Bu kişiler de cahilin ta kendisidir. Zira cahil olmasa Allah’a, Peygambere, Kuran’a, kıyamete, İslam’ın değerlerine ve Müslümanların birliğine inananlara savaş açar mı hiç? Böylelerine fırsat tanıyanlar İslam ve Müslümanların birliğine zarar verdiklerini ve Müslümanların varlığını hedef oku haline getirenlerin havuzuna su taşıdıklarını bilmelidirler. Fırsat verenler bunları bildikleri halde fırsat veriyorlarsa İslam ve Müslümanların düşmanı olduklarını amelleriyle sergilemiş olmaktadırlar. Müslümanların birlik ve beraberliğe en fazla muhtaç oldukları bu günlerde “ayrıştırıcı ve tefrika üretici” söylemlerden her feraset sahibi Müslümanın kaçınması gerekir. Ayrıştırıcı söylemler yapanlar ve bunlara fırsat verenler Müslümanların ayrışmasına susayan ve Müslümanları sömürmek isteyenlere hizmet ettiklerini bilmelidirler.
Bir insan dünyanın geçici olduğunu bilmekten öteye buna yakin etse kendisi gibi inanmayan Müslümanları kâfir ilan edebilir mi? Dünyanın geçici olduğunu biliyor bilmesine de ancak nefsini ilah edindiğinden dolayı İslam ve Kuran adına konuşmasına rağmen yapmadığı melanet kalmıyor.
Hz. Peygamber’in (s.a.a) sahih hadislerine ve Kuran ayetlerinin şehadetine göre Ehlibeyt hakikatini inkâr edenler, onları yok sayanlar ve hatta onlara karşı savaşlar bile açanlar ve günümüzde bu zümrelerin avukatlığını mesnetsiz olarak yapanlar ve Ehlibeyt gerçeğini olduğu gibi savunup anlatanlara karşı mücadele edenler cahiller zümresinin başını çekmektedirler.
İslam ümmeti böyle bir duruma nasıl geldi? Bu tür cehalet bataklıklarına nasıl düştü? Bunların mutlaka sorgulanması, incelenmesi ve araştırılması gerekiyor. Sahabelere sebbetmek kâfirliktir, zındıklıktır, dinsizliktir deyip de Şialar da sahabelere sebbettikleri için bunlardandır diyenler bu tür şeyleri söylemelerinin ilahi mahkemede hesabını vereceklerini bilmelidirler. Zira sahabe zümresi topyekûn olarak böylelerinin düşündüğü ve inandığı gibi tamamı adil değillerdir. Bu sebeplerden dolayı Müslümanlardan bir zümreye kâfir, dinsiz veya sapık söyleyenlere şunu sormak gerekir: Bunlar Hz. İmam Ali’yi (a.s) sahabeden mi görmüyorlar! Hiç bir Müslüman Hz. İmam Ali’nin (a.s) sahabeden olmadığını iddia edemez. Ehli sünnetin Tirmizi gibi sahih kaynaklarına göre Ebu Sufyan oğlu Muaviye kendi zamanının emiri olan ve sahabeden birisi olan Hz. İmam Ali’ye sebbedip sebbettirdiğinden dolayı bu tür zümreler yanında nasıl bir konuma sahiptir acaba!? Böylelerine göre sahabeye sebbetmek kafirlik, zındıklık, dinsizlik ise sahabelerden olan Hz. Ali’ye sebbeden ve sebbettiren Muaviye’nin konumu nasıl olmalıdır acaba!?
Cehâlet, hakkı ve hakikati görmemektir. Cehalet hakkı batıla batılı hakka karıştırmaktır. Cehalet hakka batıl batıla hak elbisesi büründürmektir. Cehalet karanlıktır. Karanlık insanı yozlaştırır, körleştirir, ilahi ve insani değerlerden uzaklaşmasına sebep olur. Gerçekleri görmek, konuşmak için aklı başkalarına değil Kuran ve ilahi değerlere ipotek etmek gerekir.
Mehdi Aksu
http://www.yenimesaj.com.tr/?artikel,12001481/cahilligin-versiyonlari---2/mehdi-aksu