2 Ağustos 2012 - 11:23

Suriye krizinin bölgeye yayılması, etkilerini istihbaratçılar dünyasında da göstermeye başladı. 4 ülkedeki istihbaratçı suikastlarında üst düzey devlet adamları ve istihbaratçılar can verdi. Kaynaklara göre, kriz derinleşip yayıldıkça önemli isimlere yeni suikastlar gündeme gelebilir.

Suikast savaşında perde Suriye'nin başkenti Şam'da açıldı. 18 Temmuz'da Milli Güvenlik Kurulu binasındaki patlamada Esad yönetiminin birçok tepe ismi hayatını kaybetti. Ölenler arasında Hıristiyan asıllı Savunma Bakanı Korgeneral Davud Raşa, Cumhurbaşkanı Beşar Esad'ın yardımcısı konumundaki Türkmen asıllı Korgeneral Hasan Türkmani, Savunma Bakan Yardımcısı General Asaf Şevket, Milli Güvenlik Kurulu Başkanı General Hişam İhtiyar da bulunuyordu.

Daha olayın ilk anından itibaren, istihbaratçılar dünyasını izleyen kaynaklar bir konuda hemfikir oldular: Suriye muhalefetinin altından kalkabileceği bir eylem değildi bu. Ardından bölge ve Batı basınında CIA, MOSSAD gibi istihbarat örgütlerinin adı dolaştırıldı.

Aynı kaynaklar, istihbarat aleminin teamüllerine göre, Şam hamlesinin karşılıksız kalmayacağını ileri sürdüler.

Cevabi girizgah Türk ve Katar asıllı iki istihbaratçı üzerinden yapıldı. Arap medyasında MİT Başkanı Hakan Fidan'ın öldürüldüğü iddiası dillendirildi 10 gün kadar önce. Türk istihbaratından yalanlama geldi anında.

Arap medyası, üst düzey bir Türk istihbaratçının öldürüldüğü ısrarını sürdürdü. "Öldürülen Fidan'ın yardımcısı" dediler. Aynı haberlerde, Türk istihbaratçı ile birlikte Katar asıllı üst düzey bir istihbaratçının öldürüldüğü da iddialar arasında yer aldı.

ÖLÜ DEĞİL, KAYIP!

Gerçekte olay ne idi? Kesin ve açık cevaplar yok. Türk istihbarat çevreleri, 2 istihbaratçının "öldüğünü" teyid etmiyor, "kayıp" diyor. Buna göre, "kayıp" Türk istihbaratçı MİT Başkan Yardımcısı değil, "dış operasyonlar"da çalışıyordu.

Arap asıllı Katarlı istihbaratçı Albay Abdullah bin Muhammed Al-i Sani ABD, MOSSAD ve MİT'e çalışan çok taraflı bir ajandı. Suriye Muhaberatıyla da ilişkisi vardı hatta. İddialara göre, son dönemde üst düzey Suriyeli askerlerin satın alınması operasyonlarını yürütüyordu.

Öldürülmeleri ya da kaybolmaları, bir iddiaya göre, Suriye yönetimine karşı yürüttükleri operasyonlara verilmiş bir cevap olarak değerlendiriliyor.

İki istihbaratçı, öldürülmeden ya da kaybolmadan önce, yakın çevrelerine, hayatlarının tehlikede olduğunu, öldürülmekten korktuklarını söylemişler.

Katarlı istihbaratçı hakkında farklı bir iddia da var. Bunlara göre, Albay Sani aslında Suriye politikasına karşı çıktığı için bizzat Katar Emiri'in emriyle Doha'da öldürüldü.

İddialar böyle. Ancak resmi açıklama yok.

BENDER BİN SULTAN EL KAİDE'NİN PATRONU MU?

Asıl flaş iddia Suudi Arabistan'dan geldi: En etkili Suudi Prenslerinden Bender bin Sultan öldürülmüştü!

26 Temmuz'da meydana geldiği ileri sürülen saldırıda önce yaralalan Suudi Prens, hastanede hayatını kaybetmişti. Şam patlamasında öldürülen 4 Suriyeli yönetici için cevap böyle verilmişti iddiaya göre.

Ortadoğu kaynaklı internet sitelerinde bu iddia 2 gündür yaygın şekilde dillendirilmesine rağmen, Suudi yönetiminden resmi bir açıklama yapılmadı.

Riyad'dan konuştuğum bir kaynak, iddianın orada da yaygın konuşulduğunu teyid etti. Hatta son birkaç gün içinde şehirde olağan sayılmayacak durumlar yaşandığına, güvenlik önlemlerinin artırılmış olduğuna dikkat çekti. Kaynağa göre, kesin bir şey söylenemezdi, ancak belirtiler ve şehirdeki yaygın söylenti, iddianın doğru olma ihtimalini güçlendiriyordu.

Prens Bender Bin Sultan Bin Abdulaziz El Suud, yönetimin en etkin isimleri arasında sayılıyor. Diğer özelliklerini de sayarsak, daha iyi anlaşılır konumu (resmi görevleri dışındaki hususlar tabii ki iddiadır).

Rejimin temel direklerinden Suudi İstihbarat Örgütünün başkanı. En güçlü veliaht adayları arasında.

Etkili Suudi prensler arasında ABD'ye an yakın isimlerin başında geliyor. ABD'nin de tercihi ile 1983-2005 arasında 22 yıl Washington'da Suudi Arabistan Büyükelçisi sıfatıyla bulundu.

Suud yönetiminin Suriye politikasının mimarı ve uygulayacısı.

Usame Bin Ladin'in öldürülmesinden sonra El Kaide'yi perde gerisinden yönlendiren isim. Hatta, Bin Ladin'in yerini ABD'ye o ihbar etti.

18 Temmuz Şam saldırısının planlayıcısı.

Peki, kaynaklar, bütün bu gelişmelerden nasıl bir sonuç çıkarıyor? Dikkatli ifade etmeye çalışırsak, tespit şöyle:

"Suriye krizi bütün bölgeye yayılmaya başladı. Önemli birçok lider artık suikast hedefi haline geldi. Krize taraf ülkelerde her an yeni suikastların meydana gelmesi sürpriz sayılmaz."

Rafet Ballı

rafballi@gmail.com