6 Ekim 2012 - 13:05

İşte Türkiye'de muhafazakârlık araştırması ve sonuçları

Ehlibeyt Haber Ajansı ABNA- Açık Toplum Vakfı ve Boğaziçi Üniversitesi'nin desteğiyle Boğaziçi Üniversitesi Siyaset Bilimi Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hakan Yılmaz tarafından yürütülen "Türkiye'de Muhafazakarlık" ve "Türkiye'de Orta Sınıfın Profili" araştırması tamamlandı. Araştırma, 16 ilde 1200 kişiyle evlerinde yüzyüze yapıldı. "Türkiye'de Muhafazakarlık: Aile, Din, Devlet, Cinsiyet" başlıklı kamuoyu araştırmasının sonuçlarına 2006 ile karşılaştırmalı olarak bakıldığında ortaya çıkan sonuçlardan bazıları şöyle;

ARTIK DAHA ILIMLIYIZ: Siyaset ve özel hayat hakkındaki muhafazakar tutumlarda, kendini muhafazakar bulmayanların oranı da, kendini çok muhafazakar bulanların oranı da azaldı.

DİNDARLIK SEVİYESİ AYNI: İbadetlerini yerine getirmeyenlerden (örneğin, namaz kılmayanlardan, oruç tutmayanlardan, başını örtmeyen kadınlardan) rahatsız olanların oranı azaldı.

LİDERİN DİNİ İNANCI: 'Seçimlerde hangi partiye oy vereceğime karar verirken, bu partinin liderinin dini inançlarını hesaba katarım' diyenlerin oranı 2006'da yüzde 63 iken, yaklaşık 10 puan artarak, 2012'de yüzde 72'ye yükseldi.

İBADET EDENLERİN ORANI: İbadet edenlerin oranında bir azalma ve ibadetlerin yerine getirilmesinde bir esnekleşme yaşandı.

Eşcinseller, evlenmeden birlikte yaşayan çiftler, açık giyinen kadınlar, tek başına yaşayan kadınlar, boşanmış kadınlar, küpe takan erkekler, flört eden gençler gibi modern ve kentsel cinsellik görüntülerinden rahatsız olanlarda da azalma var.

İŞKENCE: "Kimseye işkence yapılmaması hakkı" gerektiğinde devlet tarafından bütünüyle askıya alınabilir, yani birilerine işkence yapılabilir, diyenlerin oranı 2006'da ve 2012'de neredeyse tıpatıp aynı oranda çıktı: yüzde 23,4 ve yüzde 23,5.

EŞCİNSELLİK HAKKI: "Eşcinsellik gibi farklı cinsel tercihlerin serbestçe yaşanması hakkı" gerektiğinde devlet tarafından tamamen kısıtlanabilir diyenlerin oranı da 2006'da yüzde 58 iken 2012'de yüzde 54 oldu.

DEKOLTE VE ALKOLE HOŞGÖRÜ: Kendi normalimize göre farklı gördüğümüz cinsellik görüntülerinden, sembollerinden ve cinsel yaşantı biçimlerinden rahatsız olanların oranında 2006'dan 2012'ye az da olsa düşüşler yaşandı.

Bu konudaki sonuçlar ise şöyle;

* Açık giyinen, çalışan, boşanmış, tek başına yaşayan, nikahsız beraberlik yaşayan kadınlardan duyulan rahatsızlık azaldı.

* Açık giyinen kadınlardan rahatsız olanların oranı 2006'da yüzde 52'den 2012'de yüzde 35'e düştü.

* Alkollü içki içenlerden rahatsız olanların oranı 2006'da yüzde 65'den 2012'de yüzde 52'ye indi.

* Bara, gece kulübüne gidenlerden rahatsız olanların oranı 2006'da yüzde 61 iken 2012'de yüzde 49 oldu.

* Küpe takmış erkeklerden rahatsız olanların oranı 2006'da yüzde 53 iken 11 puanlık bir düşüş gösterdi ve yüzde 42'ye indi.

KÜRTAJA ONAY VAR: Kürtaj, hiç bir koşula bağlı olmaksızın, cevap verenlerin yarısından fazlası tarafından kabul edilirken, işin içine yoksulluk, tecavüz, sağlık gibi faktörler girdiğinde, bu kabul oran yüzde 85'e ulaştı.

KADIN VE BAŞÖRTÜSÜ: Müslüman bir kadının başını örtmesinin gerektiği veya başını örtmeyen bir kadının Müslüman sayılamayacağı yolundaki tutumlarda yıllar içerisinde hemen hiç bir değişiklik olmadı.