6 Ekim 2012 - 16:10

Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu tezkereyle ilgili konuştu. "Bundan sonra nereden Türkiye'ye bir saldırı gelirse susturulacağını" söyleyen Davutoğlu, Tezkere’yi "savaş için değil, caydırıcı olmak için" meclisten geçirdiklerini söyledi.

Davutoğlu, TRT1'de gündeme ilişkin soruları yanıtladı. Akçakale saldırısı ile ilgili sorulara cevap veren Davutoğlu, saldırı sonrasında attıkları adımlar sayesinde artık Akçakale'ye top mermisinin düşmediğini söyledi.

Türkiye 'nin saldırıyı gerçekleştiren top ve tank bataryalarını susturarak caydırıcılığını gösterdiğini belirten Davutoğlu, "Bundan sonra nereden Türkiye'ye bir saldırı gelirse susturulacak" dedi. Ancak dün ve bugün Hatay’a düşen toplam üç top mermisi atılan adımların “caydırıcılığına” ilişkin kimi soru işaretleri yarattı.

Akçakale'yi kim vurdu?

 Suriye’den gelen top mermisinin muhalifler tarafından atılmış olabileceğine dair iddiaları da hayretle karşıladığını söyleyen Davutoğlu, şöyle konuştu:

"Eğer Beşar Esad kendini savunmak için bir uluslararası teşebbüs yapsa ve avukatlar tutulsaydı bu derece olurdu. Herhalde Türkiye kendisine yönelik 12 kilometre öteden atılan bir top mermisinin nereden geldiğini, kim tarafından atıldığını, bu top mermisi bizim alana düştüğüne göre elimizde, bunun ne nitelikte olduğunu bilir. Bu top mermisi D30 tipi, 122 milimetrelik top mermisidir. D30 topundan fırlatılmıştır. Adresi belli. Bu top da sadece ve sadece Suriye ordusunun envanterinde var."

Yurt gazetesinin bugünkü haberi ise Davutoğlu'nun açıklamalarını yalanlar nitelikte. Yurt gazetesinin haberinde yer alan Suriyeli yetkililerin açıklamalarına göre Akçakale'ye Davutoğlu'nun iddia ettiğinin aksine "2 kilometre öteden atılan bir top mermisi" değil, menzili "1,5 ila 3 kilometre arasında" değişen bir havan mermisi düştü ve bu Suriyeli muhalifler tarafından bilerek Türkiye'ye atıldı:

Yurt gazetesinden çok önemli haber: Akçakale'yi Suriye Ordusu yapmadı!

“Havanların menzili düşüktür. Bin beş yüz metre ila 3 kilometre arasında değişir. Akçakale’ye düşen merminin Ayn El İsa dışında bir bölgeden ateşlenmesi mümkün değildir. O bölgede ise Türkiye’nin desteklediği silahlı teröristler bulunuyorlar. Türkiye’ye düşen havan mermisi, orada bulunan gruplar tarafından atılmıştır. Suriye Ordusu ile hiçbir alakası yoktur.”

"Tezkere savaş için değil, caydırıcılığımızı ortaya koymak için"

 Halktan gelen yoğun tepki, uluslararası kamuoyunun itidal çağrısı ve ABD, BM ve NATO’dan gelen “pasif destek” mesajları hükümeti söylemini yumuşatmak zorunda bıraktığı da görülüyor. Davutoğlu da hükümetten pek çok ismin yaptığı “tezkereyle savaş adımı atmadık, caydırıcılığımızı ortaya koyduk” açıklamasını yineledi.

Türk uçağının düşürülmesinin ardından angajman kurallarını değiştirdiklerini anımsatan Davutoğlu şunları kaydetti:

"Bu angajman kuralları biliniyordu Suriye tarafından, buna rağmen meskun mahale bu şekilde bir atış olmuşsa, eğer bu susturulmazsa caydırıcılığınız kalmaz. Eğer bir tezkere çıkarılıp, 'Biz gerektiğinde buna sadece misliyle değil, fazlasıyla da mukabelede bulunuruz' demediğiniz zaman, bu hakkı elinizde tuttuğunuzu, Meclis'ten bu yetkiyi aldığınızı göstermediğiniz zaman caydırıcılığınız kalmaz. Biz tezkereyle aslında bir savaş adımı atmış değiliz, aksine amaç bir savaşı engellemek üzere gerekli uyarıyı Suriye yönetimine yapmak, caydırıcılığımızı göstermek."

"Tezkereyi ön gördük"

 Akçakale uzunca bir süre muhaliflerle Suriye Ordusu arasında çıkan çatışmadan etkilenmiş, düşen top mermisi nedeniyle hayatını kaybeden 5 yurttaşın ardından hükümet, çatışmalar başladıktan sonra geçen süre zarfında gerekli önlemleri almamakla ve provokasyona davetiye çıkarmakla suçlanmıştı.

Davutoğlu adeta bu eleştirileri doğrularcasına, hangi koşullarda ne adım atılacağını önceden öngördükleri söyleyerek, “tezkere konusunda da bir tereddüt yaşamadık” dedi.

Tezkereyle birlikte Türkiye'nin ciddiyetinin, kararlılığının ve bu kararlılığın test edilemeyeceğinin Suriye tarafından görüldüğünü savunan Davutoğlu, Suriye iç savaşının bir şekilde Türkiye'nin sınırları içerisine yansıtılmasına Türkiye'nin izin vermeyeceğini söyledi. Oysa Türkiye, muhalifler için kurduğu kamplardan, yarattığı fiili tampon bölgeye, muhaliflere verdiği silahlardan, sağladığı lojistik desteğe kadar Suriye’de yaşanan çatışmaların Türkiye’nin içine yansıması için elinden geleni yapmış durumda.

"Münferit saldırılara da mukabelede bulunuldu"

Akçakale'den önce Suriye yönetiminin Suriye'deki Süleyman Şah Türbesi'ne giden köprüyü bombaladığını söyleyen Davutoğlu, o zaman da Suriye yönetimine nota verdiklerini söyledi.

Bugün ve dün Hatay’a düşen top mermilerini “münferit” olarak niteleyen Davutoğlu, “bu saldırılara mukabelede bulunuldu” dedi.

Davutoğlu, Akçakale saldırısından sonra Arap Birliği ve BM Genel Sekreteri Suriye Özel Temsilcisi El-Ahtar el-İbrahimi'nin kendisine, Suriye Dışişleri Bakanı Velid Muallim'in, saldırının "maksatsız olarak yapılan bir saldırı olduğu ve Türkiye'nin kayıplarından üzüntü duyduğu" hususunu aktardığını da söyledi.

sol