Suriye politikası çöktü elde sığınmacılar kaldı
AKP hükümetinin Suriye bozgunundan geriye elinde 100 bini aşkın sığınmacı, güney sınırında yeni
bir Kürt yapılanması kaldı. Dahası, Rusya, İran ve Irak gibi önemli komşularla da ilişkisi bozuldu
Genişletilmiş Orta Doğu Projesi kapsamında, ABD’nin Müslüman ülkelerde yandaş yönetimler kurmak için kopardığı Arap Baharı adı verilen ve Tunus’ta başlayan isyan hareketleri, Mısır ve Libya’da da masumların kanını döktükten sonra, Beşşar Esad liderliğindeki Suriye’ye ulaştı. Suriye’de ayaklanmanın ilk kıvılcımı, 26 Ocak 2011’de başlayan yönetimi protesto gösterileriyle ateşlendi. Ancak 15 Mart günü Dera kentinde toplu gösteriler patlak verene kadar münferit olaylar şeklindeydiler.
Gösteriler, kısa zaman içinde muhalefetin Esad’ın devrilmesini istediği bir silahlı ayaklanmaya dönüştü. ABD’nin yönlendirmesiyle Türkiye’nin olayların ilk başından itibaren işbirlikçi isyancıların yanında yer aldığı vurgulanmıştı. Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, Suriye konusunda ABD’nin dümen suyunda giderek, isyancılara tam destek verdi, isyancı liderlerle İstanbul’da ve Adana’da gizli toplantılar düzenlendi, gizli kamplarda isyancılar eğitildi. Türkiye’nin destek verip kolladığı Suriye Ulusal Konseyi (SUK), ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton’un da katıldığı 1 Nisan’da İstanbul’da yapılan Dostlar toplantısında muhalefetin tek meşru temsilcisi olarak ilan edildi. SUK, en büyük desteği ABD ile anlaşan Sünni Müslüman Kardeşler’den alıyor.
Esad’a karşı başlayan Sünni isyan, giderek mezhep savaşına dönüştü. İsyanın başlamasından bu yana geçen yaklaşık 20 ayda SUK, Esad’ı devirmeyi başaramayınca ABD’nin hışmına uğradı. ABD, isyancı grupları yeni bir çatı altında toplamak için kolları sıvadı. Planlanan yeni yapılandırmayla birlikte, Türkiye de dışlanmış olacak. Suriye muhalefetinin yeni konseyi gelecek hafta Doha’da açıklanacak. Kürtlere de üç koltuk verilerek dahil edileceği için Ulusal Girişim Konseyi’nin merkezi olarak Türkiye’nin düşünülmediği belirtiliyor.
Guardian gazetesi, bir muhalefet kaynağına atfen “Yeni konsey, kesinlikle Suriye Ulusal Konseyi’ni baltalama girişimidir” diye yazdı. Böylece Türkiye, Suriye bataklığından elinde 100 bini aşkın sığınmacı, Suriye’nin kuzeyinde Kürt yapılanmasıyla ve Rusya ve Irak gibi önemli komşularla ilişkisi bozularak çıkıyor. Suriye’deki iç savaşın olası sonuçları ise şöyle özetlenebilir:
* Kürt faktörü: Kuzey Suriye’de muhalif grupların yanında, PYD ve bazı bağımsız Kürt grupların kontrolü önemli bölgelerde ele geçirmesi Türkiye’nin güvenlik kaygılarının artmasına neden oldu. Çünkü Türkiye, Kürt grupların PKK himayesine girmesinden ve Suriye sınırının da Kuzey Irak sınırı gibi tehdit unsuru olmasından endişeleniyor.
* Mülteci krizi: Çatışma nedeniyle Türkiye’ye yüz bini aşkın mülteci sığındı.
* Mezhep çatışması: Mezhep kökenli çatışmalar Lübnan’a sıçradı.
* Radikal İslamcılar: İsyancıların safına katılan İslamcı gruplar bulunuyor. El Kaide ve El-Nusra Cephesi gibi aşırı İslamcı gruplar ABD’yi rahatsız ediyor.
yeniçağ