19 Aralık 2012 - 20:30

Allah’ın adıyla, Tablo şu; Suriye’de çok uluslu/maaşlı çetelerin silahlandırılması süreci Türkiye tarafından başlatılmıştı. Vekâlet savaşının mafya/finans ayağı ise Katar ve Suud tarafından, Bunu bilmeyen kalmadı.

Ehlibeyt Haber Ajansı ABNA- Hedefleri ve ilk planları şu oldu;

Türkiye’nin güneyinden başlayarak tampon bölge oluşturmak savaşı Halep ve Şam merkezlerine taşımak.

Ne oldu?

Suriye şu an tamamen çete terörü ile kontrol edilmeye çalışılıyor

Organize o boyutlara ulaştı ki; füzeleri bile var.

Emperyalizm kararlı,

Çeteler yeniden yapılandırıldı.

Liderleri seçtirilip tanındı ve kamuoyuna sunuldu.

Dünya emperyalizmi blok halinde sırtlanlar sürüsü gibi Suriye ye saldırdı.

Tablonun son hali;

Büyük şeytan ABD sonu kestiremeye cesaret edemediği için,

“av”ının etrafında dolanıyor.

Akepe rejimi öfkesinden ölmeden bu “dolanma” yıllarca devam eder,

ABD’nin iki uçak gemisi Suriye sınırlarından çekme kararı ise bunun böyle olacağının işareti.

*****

Akepe rejimi ile geçen yılların getirdiği sonuç…

Son 10 yılda Türkiye’de Alkol tüketimi % 74, Antide presen tüketimi % 87 artmış..!

—İçmeden,

-Uyuşmadan,

Dayanılmayan dertlere “Muhafazakâr çözüm”

*****

Kendini nasıl “hissediyorsun”?

Vahdettin İnce’yi tanıyanlar bilir.

”Hissetmek” istedir,duyarlıdır.

Ve der ki;

”…..Tımarhaneler kendilerini bir şeyler hisseden insanlarla doludur. Koskoca bir ülke de bu anlayış sayesinde kendilerini hep olmadıkları bir şey hisseden insanların yaşadığı bir sosyal akıl hastanesi görünümündedir adeta.

Kürt isen kendini Türk hissedeceksin. Alevi isen Sünni hissedeceksin. Gayri Müslim isen Müslüman hissedeceksin (gayri Müslim Türk vatandaşlarının çoğu çift isimlidir) Bu hissi ihlal eden en ufak bir mızıkçılığı da affetmemiştir devlet. Bu yüzden seksen sene boyunca bir türlü kendilerini Türk hissedemeyen Kürtler ve Sünni hissedemeyen Aleviler devletten dayak yiyip duruyorlar. “Türk hissedecek!... Hisset!...” komutuyla olmuyor sosyal dönüşümler .. Olmayınca da gelsin darbe üstüne darbe….”

Bu “Hissetme” sadece Devlet aygıtı empoze etmez!..

Kendini “hissedenler “ bilir.

Şii “hisseden” Sünni’ler,

Sünni hisseden Şii’ler,

Kürt “hisseden” Azeri’ler,

Azeri “hisseden” Kürt’ler gibi

*****

İmam Ayetullah Hamenei; “Gazze olaylarından çıkartılması gereken derslerden en önemlisi, İslâm ümmetinin ittihadı ve Müslüman halkların kendi içerisindeki dayanışmasını güçlendirmesidir.”

*****

Patriotlar Türkiye’ye bayram hediyesiymiş!

TIME dergisi, ABD yönetiminin Türkiye’ye Patriotları gönderme kararını

”Muhteşem yüzyıl”ı devamı olarak, şan ve şerefimize yakışır bir başlıkla yorumladı!..

”Bayram hediyesi, bataryalar dâhil..”

Türkiye’yi vekâlet savaşına zorlayan Batı-şer ittifakı, Patriotları Türkiye topraklarına yerleştirebileceğinden emin olduktan sonra adeta alay etmeye başladı.

*****

”Savunma” ama

kime karşı ve neyi

Yazılarını ilgi ile takip edip okuduğum bir yazar Levent Gültekin,

Attığı bir tweet ile söz “tonu” değişmiş buldum.

Alışık olmadığımızdan mı nedir?

Sevgili Gültekin diyor ki;

”Amacı sadece ‘savunma’ olan bir sistem İran’ı niçin bu kadar rahatsız ediyor? Yalnızlaştığı bir dönemde daha da yalnızlaşma pahasına..”

Bana “mesajından bunun bir kinaye” olduğunu söylese de,

”söz” tonu algılaması okuyucularını ikna edememiş..

Petriot füzelerini Türkiye’nin savunmasına tahsis eden ülke, bu sistemlerle karşı tarafın uçak ve füzelerini düşürürse kendisi de savaşa girmiş demektir. NATO tam komuta/harekât yetkisini(Operational Command/ Control) son kararını ilgili birliğin başındaki komutana vermiştir.

Yani;

Provokasyon (kışkırtma) ihtimali her zaman vardır.

Gelen Patriotlar kimin?

ABD/Hollanda/ Almanya

Hangisi uymaz?

—ABD

O zaman her zaman savaş çıkarmak isteyen kaza ile karşı tarafın birkaç uçağını düşürebilir.

Düşürenlerin ihtimali üzerinde durmak gerekir.

Son Irak işgalinde Patriotlar iki dost uçağı düşürmüş, Bir F- 16 ‘da Patriot sistemini vurmuştur.

Savun kendini o zaman!..

*****

En cesur Başbakan:

Bizim Başbakan

Bakın Konya’da ne diyor Başbakan:

-Sistem düzenli kurulmamış. Düzgün kurulmadığı içindir ki umulmadık yerde, umulmadık şekilde bakıyorsunuz bürokrasi karşınıza dikiliyor. Umulmadık yerde yargı ile karşı karşıya kalıyorsunuz. Yasama, yürütme, yargı bu ülkede öncelikle milletin menfaatini düşünmesi lâzım.

Yürüüüüü be “Padişahım” seni kim tutar.

Yargı, meclis ve muhalefet denetimine tabi olmayan bir iktidar isteniyor.

Siyasi literatürde bu düzene malum;”diktatörlük” dense de,

Biz buna “BOP Eş başkanlığı ” diyoruz..

Sizce hangisi daha uygun?

*****

Bir hata!..

Suriye olaylarının tırmanması ardından bu ülkeyi terk ederek Katar’a yerleşen Hamas’ın lideri Halid Meşal, ABD ve Gasıp İsrail’in emrindeki Hamed bin Halife el Sani’nin efendilerince dikte edilen vaatlerine kanmakla bir hata yapmakta.

Meşal’in de Mursi’in telkinleriyle kendisi gibi, Filistin’de ABD ajandasını hayata geçiren ajandası olmamasını dileriz.YAVUZ KAYA