Ehlibeyt Haber Ajansı ABNA- Oysa, ABD Senatosu’nun en kıdemli ve zengin isimlerinden birisi olan Kerry’nin son yıllardaki icraatlarına bakıldığında kendisinin ne menem bir savaş karşıtı olduğu pekâlâ anlaşılacaktır.
Suriye'de muhalefetin silahlandırılması, "güvenli bölgeler" oluşturulması ve NATO operasyonu düzenlenmesini isteyen Kerry, uluslararası toplumu Suriye’ye karşı harekete geçirmek için canla başla çalışanların sözcülüğünü yapıyor.
Libya'da oluşturulan ‘uçuşa yasak bölge’nin de ilk destekçilerinden biriydi. Bingazi’de olaylar başlar başlamaz, müdahale edilmesini dillendirmiş, cumhuriyetçi John McCain ile birlikte ‘uçuşa yasak bölge’ için kamuoyunu ikna görevine soyunmuştur.
Aristokrat bir ailenin mensubu olan “mavi kanlı” Kerry’nin marifetleri bunlarla da sınırlı değil. Kendisi aynı zamanda dokuz yıl önceki Irak işgalinde Saddam’ın elinde kitle imha silahları bulunduğu propagandasının başını çeken isimlerden. Kerry, sonradan nedamet getirse de, bu pişmanlık yüz binlerce Iraklının yaşamına mal olmuştu bir kere.
* * *
Savaş ve çatışma bölgelerindeki marifetlerine rağmen bir “güvercin” olarak pazarlanan Kerry’nin subay olarak iki kez Vietnam’da savaştığı da unutulmamalı. Üstün hizmetlerinden dolayı üç adet madalya ile ödüllendirilir. Ne gariptir ki Kerry, buradaki savaşla ilgili de sonradan pişmanlığını deklare edecektir.
Obama’nın övgülerine mazhar olan Kerry, Senato’daki görevinin de etkisiyle derin dış politika tecrübesiyle biliniyor. Obama'nın en güvendiği isimlerden olan Kerry, Afganistan, Pakistan ve Mısır başta olmak üzere dünyanın değişik noktalarında ''resmi olmayan elçi'' sıfatıyla görev yaptı. Gittiği ve el attığı her bölgeye daha fazla kaos ve çatışma götürdü.
Mübarek'in devrilmesinden sonra Mısır'ı dört kez ziyaret eden Kerry, Afganistan'da da “ABD kuklası” Devlet Başkanı Hamit Karzai'yi ikinci tur seçimlere gitmeye ikna eden isim. Kerry, ayrıca geçtiğimiz yıl Pakistan'da iki kişiyi öldürdüğü suçlamasıyla tutuklanan ABD’li ajan Raymond Davis'in serbest bırakılmasını da sağlayan kişi.
* * *
Demokratların olduğu kadar Cumhuriyetçilerin de desteklediği bir isim olan Kerry'nin Senato'dan rahatça onay alması bekleniyor. Bu tercih sıradan bir değişiklik olmanın ötesinde, Obama’nın yeni dönemde izleyeceği politik hatta dair önemli ipuçları barındırıyor içerisinde.
ABD'nin Ortadoğu politikasını şekillendirmede ve Arap coğrafyasını dizayn etmede daha aktif roller üstlenmeyi arzulayan Kerry, Suriye'deki iç savaştan İran'ın nükleer dosyalarına kadar birçok zorlu konuya bilfiil el atacaktır. Önceki icraatları göz önüne alındığında Kerry’nin bölge halklarına gözyaşıdan ötesini getirmeyeceği görülecektir.
Belki de Kerry’yi en iyi selefi Clinton’ın şu sözleri özetliyor: “Bir gazi olarak Kerry ülkeyi ve değerlerini savunmanın neler gerektirdiğini biliyor. ABD’nin küresel liderliğini sürdürecek ve genişletecektir. Savaşta, yönetimde ve diplomaside birçok kereler testten geçti ve azmini kanıtladı.''
Doğru söze ne demeli! Evet, Kerry ABD’nin küresel egemenliği için rüştünü Vietnam’da, Libya’da, Afganistan’da, Pakistan’da ve de Suriye de kanıtladı. Arkasında kan ve gözyaşı bırakarak!
İbrahim Varlı (BirGün)