1 Ocak 2013 - 20:30

Kesmişti zulmüyle, zalimin eli Kuranı, Sünneti, nefsi Nebiyi Kırk gün geçiyordu bu faciadan Erbaine geldi, esirler Şamdan

O belalı çöle, vardı esirler

Doldurdu her yeri, hüzünlü sesler

 

Herkes bir şehidin, yanına vardı

Olup bitenleri, bir, bir anlattı

 

Biri babacığım! Beni dövdüler

Yetimsin sen diye, bana güldüler

Baba, düşman, kırbaç, vuranda bize

Ağlardık koşardık, biz emmemize

şehir, şehir aç susuz, gezdirdiler

Baba bize, kölesiniz dediler

 

Biri Şamdan, biri, Küfeden dedi

Zeynep’te Hüseyne, açtı kalbini

Senden önce keşke, ölseydi bacın

Taşları eritir, Hüseyn can acım

Sana kılıç, sana, mızrak yarası

Bana Hüseyn, vurdular dil yarası

 

Neler geldi Hüseyin, bilsen başıma

İyi ki gelmedin, benimle şama

 

Görmedin Şimiri, yaptığı zulmü

Bin defa gözümle, gördüm ölümü

 

Küçücük kızların, dövüldüğünü

Rukiye’nin mazlumca, öldüğünü

 

Görmedin Süfya’nın, oğlu Yezidi

Adlandırdı Harici, diye bizi

 

Hüseyin can Rukiye’n, gelmedi Şamdan

Nedenini kardeş, sorma bacından

Bu kırk günde neler, çektim demedim

Kan ağladım gece, gündüz gülmedim

Nasıl bu acıyı anlatsam sana

Hiçbir yer Kerbela olmadı bana

Kerbela, Kerbela, figan kerbela

Sabrımı elimden, alan kerbela

 

İsa Mehdevi