O belalı çöle, vardı esirler
Doldurdu her yeri, hüzünlü sesler
Herkes bir şehidin, yanına vardı
Olup bitenleri, bir, bir anlattı
Biri babacığım! Beni dövdüler
Yetimsin sen diye, bana güldüler
Baba, düşman, kırbaç, vuranda bize
Ağlardık koşardık, biz emmemize
şehir, şehir aç susuz, gezdirdiler
Baba bize, kölesiniz dediler
Biri Şamdan, biri, Küfeden dedi
Zeynep’te Hüseyne, açtı kalbini
Senden önce keşke, ölseydi bacın
Taşları eritir, Hüseyn can acım
Sana kılıç, sana, mızrak yarası
Bana Hüseyn, vurdular dil yarası
Neler geldi Hüseyin, bilsen başıma
İyi ki gelmedin, benimle şama
Görmedin Şimiri, yaptığı zulmü
Bin defa gözümle, gördüm ölümü
Küçücük kızların, dövüldüğünü
Rukiye’nin mazlumca, öldüğünü
Görmedin Süfya’nın, oğlu Yezidi
Adlandırdı Harici, diye bizi
Hüseyin can Rukiye’n, gelmedi Şamdan
Nedenini kardeş, sorma bacından
Bu kırk günde neler, çektim demedim
Kan ağladım gece, gündüz gülmedim
Nasıl bu acıyı anlatsam sana
Hiçbir yer Kerbela olmadı bana
Kerbela, Kerbela, figan kerbela
Sabrımı elimden, alan kerbela
İsa Mehdevi
