Ehlibeyt Haber Ajansı ABNA- Suriye'nin başkenti Şam’da Dışişleri Bakan Yardımcısı Faysal Mikdat ve diğer yetkililer ile yaptığımız röportajların ardından Türkiye’ye dönerken, Lâskîye-Kesab sınırı arasında kontrol noktalarının birinde Suriye Ulusal Savunma Birlikleri ile karşılaştık. Askeri üniformalar giyen ancak çatışmalar başlamadan önce farklı işlerle uğraşan bu insanlar, “Vatan savunması için her şeyimizi bırakıp silaha sarıldık” diye konuştular. Ordu görevlileri tarafından kısa bir süre eğitimden geçirilerek, Suriye askerlerinin olmadığı bölgelerde, ÖSO ve diğer cihatçı grupların ailelerine ve işyerlerine saldırmalarını önlemek için güvenlik görevi üstlenmişler. Hemen her şeylerini kendi olanaklarıyla sağlıyorlar. Yalnızca silahları devlet tarafından verilmiş.
Bölgede Büyük Katılım Var
Kadınlar ve gençlerden oluşan savunma birliklerine çok yaygın katılımlar olduğu söyleniyor. Ağırlıklı olarak kendi bölgelerinin savunmasını üstlenen bu birlikler kimi zaman da ordu ile birlikte operasyonlara katılıp, ülkelerine sızan teröristlerin etkisiz hale getirilmesinde görev alıyorlar. Hiçbir gazetecinin görüşüp görüntü alamadığı Ulusal Savunma Birlikleri ile görüştük. Ansızın etrafımızda beliren ve gitgide kalabalıklaşan bu sivil savaşçılar, “Türkiyeli gazeteci” olduğumuzu öğrendiklerinde bizi misafir edip, konuşmak, düşüncelerini ve kendilerini bize anlatmak istediler. Oturup çaylarını, kahvelerini içip, onlarla sohbet ettik.
Her Meslekten Savaşçı
Suriye’de kriz yaşanmadan önce değişik meslek gruplarında çalışan bu insanlar arasında mühendisler, öğretmenler, iktisatçılar, işletmeciler, şairler, yazarlar ve daha pek çok meslekten insanlar yer alıyor. Türkmen, Arap, Süryani, Ermeni, Sünni ve Alevilerden oluşan yapıları var. Tek ortak noktaları vatanlarının tehdit altında olması ve savunmaya ihtiyaç duyması. Daha önce birbirlerini tanımayan bu insanlar yan yana gelip, yaşamlarını ortaya koyarak, vatanlarını savunmada görev üstlenmişler. Aralarında bulunan eski ordu mensupları onların eğitiminde aktif görev almış. Bakımlı ve güler yüzlüler. Gençlerin hemen hepsinin saçları jöleli, yüzleri traşlı. Ortak yaşam alanlarına sahipler.
Kadınlar ve genç kızlar da var, ellerinde silah erkeklerle birlikte, hemen her işi yapıyorlar. Bir yıla yakın bir süredir çatışmalarda yer olan bu birliğin bugüne kadar 32 şehit verdiğini, onlarca kez çatışmalara katıldığını, geniş bir alanda sızmalara karşı sürekli güvenlik sağladıklarını öğreniyoruz. Aralarındaki ilişki saygıya dayanıyor. Askeri operasyonlarda ise askeri tecrübeleri fazla eğitimli eski askerler öncülük ediyorlar. Yerel inisiyatif sahipleri ve önderler ortaya çıkmış ve halkın saygısıyla hızla güçlenmişler. Bizimle karşılaşan savunma birliğinin 1500 kişiden oluştuğunu, farklı alanlarda görev üstlendiklerini öğreniyoruz.
Kırsal Alanları Koruyorlar
Kent merkezlerinde görev üstlenmiyorlar, ağırlıklı olarak kırsal alanlardaki kontrol noktalarında ve operasyonlarında yer alıyorlar. Silah taşıma ruhsatı yerine, kendilerini ifade eden kimlikler taşıyorlar. Suriye devleti tarafından onaylanan bu kimlikler onların bölgelerini ve hangi savunma birliğine ait olduklarını gösteriyor. Türkiye’ye ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’a çok kızgınlar. Her konuşmaya başlayan önce Erdoğan’a tepkisini belirtip, sonra kendilerini ve savaşlarını anlatıyorlar. Asla karamsarlık içinde değiller. Suriye’de yaşayan nüfusun yüzde 60’nın sonuna kadar savaşacağını, ölene kadar katillere direneceklerini söylüyorlar. “İnançlarımız ve devletimize olan güvenimizle tekfirci teröre karşı, yaşamımızı ve ailelerimizi savunuyoruz” derken, yaşananlardan dolayı yüzlerinde bir hüzün ve acı beliriyor ama asla vatanlarını kaybetmek istemediklerini ekliyorlar. “Gerekirse canımızı veririz ama asla vatanımıza ihanet etmeye yeltenmeyiz!”
Türk Halkı İle Kardeşiz
Türk halkına selam gönderen gönüllü milisler, Suriye ve Türkiye halklarının kardeş olduğunu bir kez daha vurgulayarak, haklarında yazılan yalan ve yanlışlara, iftira haberlere inanmamalarını istediler. “Bir gün yine Türkiye’ye gidip geleceğiz ve oradaki dostlarımızla bir arada olacağız” diyorlar. Suriye Savunma Birlikleri tüm yaşananlara rağmen sonunda dış güçler ve işbirlikçilerinin yenilgiye uğrayacağından ve yeniden hayatın normal akışına döneceğinden eminler.