Ehlibeyt Haber Ajansı ABNA- Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın ‘kadim dostumuz’ diye iftiharla bahsettiği ABD, Filistin’e gerçekleştirdiği saldırılarla vahşi katliamlara imza atan terör devleti İsrail’in baş hamisi olduğunu ispat niteliğinde bir icraata daha imza attı.
İsrail Savunma Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada, Amerikan kuvvetleri ile İsrail ordusu Hamas korkusundan dolayı ilk kez ortak anti-füze sistemini faaliyete geçirdi.
Bakanlık, geçtiğimiz günlerde gerçekleştirdikleri “Arrow (ok) anti-füze sistemi” testinin başarılı olduğunu ifade ederek, “Arrow 3 Silah Sistemi’ni İsrai’in savunmasında bir dönüm noktası” olarak tanımladı. Bakanlıktan alınan bilgiye göre, Arrow anti-füze sisteminin, İsrailli ‘Aerospace’ ve Chicago merkezli Amerikan ‘Boeing’ şirketleri tarafından üretildiği ve İsrail’i hedef alan füzeleri algılayarak saniyede yok edeceği belirtildi.
Filistin topraklarında, kadın, çocuk, yaşlı, genç ayrımı yapmadan masum insanları savaş uçaklarıyla bombardımana maruz bırakan Siyonist İsrail devleti, bu vahşi saldırılarının karşılığında Hamas askeri grubunun füzeli misillemeleriyle karşılaşıyor. Hamas ordusunun Tel-Aviv’in içlerine kadar ulaşabilen füzeleriyle başa çıkamayan terör devleti, her gün yeni bir savunma stratejisi geliştirmenin yollarını arıyor. Filistinlilere yaptığı katliamları, dünya kamuoyunda meşrulaştırmak ve basitleştirmek için her yolu deneyen Siyonist devlet, kendi topraklarına gerçekleşen en ufak savunma amaçlı saldırıda ise dünyayı ayağa kaldırıyor. Uluslararası platformlarda en büyük hamisi olan ABD’nin yardımıyla geliştirdiği ‘Arrow (ok) anti-füze sistemi’ ile muhtemel saldırıların karşılıksız kalacağını düşünüyor. Nihai hedefi Türkiye’nin Güneydoğusunu da içine alan Arz-ı Mevud’u kurmak olan İsrail’in ilk hedefinde Gazze var. Siyonistlerin Filistin topraklarında bir asra yaklaşan işgal sürecinde gösterdiği şanlı direnişle Siyonistlere büyük darbeler indiren Gazzeliler, bu yönüyle Büyük İsrail fitnesine karşı İslâm dünyasının yıkılmaz kalesi olma kararlığını devam ettiriyor.
ABD’nin ikiyüzlü Filistin politikası!
Dünya’nın birçok ülkesinden, Siyonist İsrail’in, Filistin topraklarında yaptığı şımarık ve ahlâksız saldırılarına tepkiler oluşurken, bir diğer işgalci ülke ABD en sadık müttefiki olarak gördüğü İsrail’e toz kondurtmuyor. Her açıklamasında İsrail’in kendini savunma hakkı olduğunu iddia eden ABD, Filistinlilerin de işgal altındaki topraklarında kendini savunma hakkı olduğunu ısrarla görmezlikten geliyor. ABD, İsrail’in savunma gücünü artıran ‘Arrow (ok) anti-füze sistemi’ne verdiği destekle terör devletinin baş destekçisi olduğu gerçeğini pekiştirmiş oluyor. Başkanlığı süresince ikiyüzlü bir Ortadoğu politikası izleyen Başkan Obama, 2010 yılında Filistin Devlet Başkanı Mahmut Abbas ile görüşmesinde İsrail’in Gazze ablukasının kabul edilemez olduğunu söyleyerek bağımsız Filistin devletinin kurulması adına gayret göstereceklerine söz vermişti. Bununla da yetinmeyen Obama, Filistin’in kalkınması için 400 milyon dolar sivil yardım vaadinde bulunmuştu. Obama 2010’da BM Genel Kurulu’ndaki konuşmasında ‘Önümüzdeki yıl aramızda bağımsız bir Filistin devletini görebiliriz’ diyerek Filistin’in bağımsızlığına işaret etmişti. Ancak verilen sözlerin tam aksine geçtiğimiz aylarda Filistin’in BM Genel Kurulu’nda ‘Üye Olmayan Gözlemci Devlet Statüsü’ kazanması için yapılan oylamada ABD tarafı ‘ret’ oyu kullanmıştı. Siyonist İsrail’in Kasım ayında Gazze’ye gerçekleştirdiği katliamın sonrasında, yine Filistinlileri suçlayan Obama ‘İsrail’in kendini savunma hakkını destekliyoruz ve desteklemeye devam edeceğiz” açıklamasında bulunmuştu.
Ayrıca Beyaz Saray’da düzenlenen ödül töreninde, İsrail Cumhurbaşkanı eli kanlı katil Peres’e ‘barış ödülü!’ takdim ederek, Perez’in bir ‘barış savaşçısı’ olduğunu iddia etmişti!
İsrail düşman, ABD 'Kadim dost'! Bu ne çelişki!
Terörist İsrail’in 1948’de Ortadoğu’da kurduğu işgal devletini ilk tanıyan İslâm ülkesi olma ayıbını üzerinde taşıyan Türkiye, yüzyıla yaklaşan süreçte İsrail’le iyi ilişkileri kurmaya çalıştı. Türkiye’yi idare eden hükümetlerin birçoğu Filistin sorununa duyarsız kaldılar. Cumhuriyet tarihinde ilk kez Refah-Yol hükümetinde askıya alınan ilişkiler Refah Partisi’nin iktidarından sonraki dönemlerde yeniden eski seviyesine yükseltildi. Siyonistlerin Filistin topraklarında gerçekleştirdiği birçok katliamın emrini veren İsrail Cumhurbaşkanı Şimon Perez’i milletin meclisinde konuşturan ve ayakta alkışlayan AKP yönetimi de iktidarının ilk yıllarında İsrail ile dostane ilişkilerini devam ettirdi. Başbakan Erdoğan’ın Davos’taki ‘One Minute’ çıkışıyla gerilmeye başlayan Türkiye-İsrail ilişkileri, Siyonistlerin Mavi Marmara’da 9 Türk vatandaşımızı şehit etmesiyle iyice bozulmuştu.
AKP’nin ABD ile arasından su sızmıyor!
Son yıllarda İsrail karşıtı söylemlerine rağmen Mavi Marmara baskınının hesabını dahi soramayan AKP hükümetinin, 9 vatandaşımızı katleden Siyonistlerin baş koruyucusu ABD ile arasından su sızmıyor. Bununla birlikte başbakanlığı süresince ABD ile ilişkilerinde samimi ve dostane bir görüntü çizen Recep Tayyip Erdoğan’ın, ABD’ye methiyeler dizen ve büyük tepki alan konuşması da hafızalardaki canlılığını koruyor. Milyonlarca Müslümanın katili ABD için ‘stratejik ortak, müttefik, kadim dost’ ifadelerini rahatlıkla kullanan Erdoğan’ın bu sözleri, ABD’nin İslâm coğrafyasında gerçekleştirdiği zulümler ve Siyonist İsrail’e verdiği aleni destek göz önüne alındığında adeta insanın kanını donduruyor. ABD’nin uluslararası menfaatine olan birçok yasayı jet hızıyla Meclis’ten geçiren hükümet, en son geçtiğimiz günlerde ABD’nin fikri öncülüğünde hazırlanan ve asıl amacı mücahit Hamas’a desteği kesmek olan ‘Teröre Finansman Yasası’nı çıkararak ABD’nin ekmeğine yağ sürmüştü. Füze kalkanı, patriotlar ve Suriye konusunda da ABD ile aynı paralelde politikalar izleyen AKP hükümetinin Siyonist İsrail-ABD ilişkilerinin neresinde yer aldığı ise hâlâ gizemini koruyor.