23 Ağustos 2013 - 19:30
Hizbullah’a kuşatma, Suriye’ye savaş

Suriye’ye yönelik saldırı tehditleri artarken, Şam yalnızlaştırılmak isteniyor. Lübnan’da arka arkaya patlayan bombalarla Hizbullah derin bir mezhep savaşının içine çekiliyor.

Ehlibeyt (a.s) Haber Ajansı ABNA- Lübnan’ın kuzey kenti Trablusşam’da arka arkaya patlayan bombalar nedeniyle 30 kişi yaşamını yitirdi, 350’den fazla yaralı olduğu tahmin ediliyor. Saldırı Beyrut’un güneyinde Hizbullah’ın kalesi olarak bilinen Ruveys’te bir hafta önce yaşanan ve 24 kişinin yaşamına malolan saldırının hemen ardından geldi. Trablusşam’daki saldırılar ise cuma namazı nedeniyle kalabalık olan Es Selam ve El Takva camilerini hedef aldı. Her iki camide, Suriye yönetimi karşıtı selefi grupların elindeydi. Trablusşam’daki Selefi gruplar, Suriye’deki savaşa savaşçı gönderiyorlar, ayrıca bu kentte El Kaide bağlantılı El Nusra Cephesi’nin ve kendilerine Özgür Suriye Ordusu (ÖSO) adını veren grubun hücreleri de bulunuyor.Patlamaların ardından olay mahalline akın eden selefi gruplar Hizbullah ve lideri Hasan Nasrallah’a karşı sloganlar attılar ancak direniş örgütü bu suçlamaları yalanladı. Saldırıları kınayan Hizbullah, amaçlanan ülkeyi bir mezhep savaşına çekmek olduğunu belirtti. Açıklamada, Lübnan üzerindeki Siyonist planlara dikkat çekildi.Patlamadan saatler önce, İsrail uçakları ülkenin güneyinde Filistin Halk Kurtuluş Cephesi - Genel Komutanlık (FHKC-GK) örgütüne ait bir karargahı hedef almıştı. İsrail bu saldırının ülkenin kuzeyine önceki gün Lübnan’dan atılan roket saldırısına misilleme olduğunu duyurdu. Suriye’de ordu ile birlikte Filistin kamplarını cihatçı gruplara karşı savunan FHKC-GK saldırıları üstlenmemişti.Hizbullah ve Suriye karşıtı Müstakbel Hareketi’nin lideri Saad Hariri de saldırının “yıkım ve düşmanlık” planlarının parçası olduğunu söyledi ve yerel liderleri sakin olmaya çağırdı. Hizbulah’a yakın Meclis Başkanı Nebil Berri de Ruveys ve Trablusşam saldırılarının aynı elden çıktığını belirtti.Saldırının yöntemlerinin yanı sıra Şii ve Sünni mahallelerini hedef alması akıllara Irak’ta ve Suriye’de savaşan El Kaide bağlantılı Irak ve Şam İslam Devleti’nin yöntemini getiriyor. Bu yöntem, ülkede mezhepçiliğin sürekli olarak güçlü tutulmasını sağlıyor. Ruveys’teki saldırının ardından Lübnan kaynakları, aralarında Filistin, Suudi Arabistan ve Suriyelilerin bulunduğu bir hücreye ulaşmıştı. El Ahbar’a konuşan kaynaklara göre bu hücre, “Körfez’deki bir ülkenin istihbarat servisinin” kontrolünde. Hizbullah lideri Hasan Nasrallah’ın Ruveys’in ardından “Bizi Suriye’de savaşmaktan alıkoyamayacaksınız” sözleri de şimdilerde Suriye’deki savşaçıların finansmanını üstlenen Suudi Arabistan tarafından eleştirilmişti. Riyad yönetimi, ayrıca Ruveys saldırısını da kınamamıştı.Manidar zamanlamaLübnan’daki saldırılar, Suriye’ye yönelik saldırı tehditlerinin doruğa çıktığı bir zamanda tırmanışa geçti. Suriye yönetimi Çarşamba gününden bu yana muhaliflerin “kimyasal silah” iddiası nedeniyle zor günler geçiriyor. Eşzamanlı olarak ABD, İngiltere ve İsrail’in Lübnan’da eğittiği ÖSO militanları Dera üzerinden hem bu kentteki hem de Şam’daki savaşa yollanıyor. Lübnan’da yaşanacak bir kaos ise Hizbullah’ın Suriye cephesine yardımını engelleyebilir.Suriye’nin son kimyasal silah saldırısı iddiasının ardından Birleşmiş Milletler’e bağlı denetleyicilere izin vermesi için uluslararası baskı da artırılmış durumda. Saldırıdan dolayı Suriye’yi suçlayanlar kervanına İsrail, Türkiye ve Fransa’nın ardından İngiltere de katıldı. İngiltere Dışışleri Bakanı Hague, saldırının arkasında Suriye yönetiminin olduğunu, bu iddiasının BM soruşturması tarafından da doğrulanması durumunda güç kullanımının gündeme gelebileceğini savundu. Ancak ABD dışında bu ülkelerin Suriye’ye yönelik müdahale kararı alması zayıf bir ihtimal. AP ise dün Washington yönetiminin Beyaz Saray’da bir müdahale tartışması yaptığını duyurdu. ABD içinde Suriye yönetimine karşı askeri seçeneklerin gündeme getirilmesini isteyenlerin yanı sıra Genelkurmay Başkanı Martin Dempsey gibi bu tip bir saldırının kendilerini yıllar sürecek bir mezhep savaşının içine çekmesinden endişe duyanlar da bulunuyor. ABD Başkanı Barack Obama, kabinesindeki bu çatlak nedeniyle son saldırıların ardından net bir açıklama yapmaktan kaçındı. Obama “olaya bir göz atmalıyız” dedi.Saldırıdan militanları sorumlu tutan Rusya Dışışleri Bakanlığı Sözcüsü Aleksandır Lukaşeviç ise Şam yöntiminden BM müfettişlerini olay yerine sokmasını istedi. Lukaşeviç, açıklamasında kimyasal saldırı videolarının iddialar ortaya atılmadan önce yüklendiğini bunun da bir komplonun göstergesi olduğunu belirtti. Rusya, daha önce BM Güvenlik Konseyi’nin müfettişleri bölgede görevlendirme kararını veto etmişti.