5 Eylül 2013 - 19:30
Obama giderek yalnızlaşıyor

Suriye’ye saldırıyı kafasına koyan ABD Başkanı, uluslararası toplumdan beklediği desteği bulabilmiş değil. Washington yönetiminin saldırı sonrası bütün ihtimalleri değerlendiren kapsamlı bir plan sunamaması ise Kongre sınavının zorlu geçeceğini gösteriyor.

Ehlibeyt (a.s) Haber Ajansı ABNA- ABD Başkanı Barack Obama, Suriye’nin ana gündem maddesini oluşturması beklenen toplantıya, hiçbir uluslarrası kurumun desteğini alamayan müdahale planlarıyla gidiyor. Suudi Arabistan, İsrail, Türkiye ve Fransa dışında hiçbir müttefikinden de açık destek bulamayan Obama’nın Rusya karşısında kozları zayıf.Zirvenin dünkü açılış oturumu, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in konuşmasıyla başladı. Putin, Suriye meselesinin akşam yemeğinde görüşülmesini teklif etti. Rusya ve ABD, 21 Ağustos’taki kimyasal saldırı iddiasından bu yana açıklama düellosuna girişmiş durumda. Son olarak Putin’in “Kanıt istiyoruz. Birleşmiş Milletler (BM) kararı olmadan yapılacak bir müdahale saldırganlık olacaktır” sözlerine ABD Başkanı, “Uluslararası toplumun inandırıcılığı risk altında” sözleriyle yanıt vermişti. ABD zirvede Rusya’yı ve özellikle Avrupa Birliği’ni müdahale konusunda ikna etmeye çalışıyor. Ancak Moskova’dan gelen sinyaller, Putin yönetiminin bu konuda geri adım atmasının çok zor olduğunu gösteriyor. Putin’in Sözcüsü Dimitri Peskov, Obama Rusya’ya ayak bastığı saatlerde “Moskova ve Washington’un ilişkilerinin yeniden ‘resetlenmesi’ gerekiyor” demişti.ABD DİPLOMASİDE KAYBEDİYORWashington yönetimi, uluslarrası toplumun desteği olmadan da Suriye’ye saldırabilecek bir askeri kapasiteye sahip ancak bu konuda atacağı adımların, savaşın bölgeye yayılması durumunda faturası ağır olabilir. Geçtiğimiz Perşembe günü İngiliz parlamentosunun Suriye’ye yönelik askeri müdahaleyi reddetmesiyle en yakın müttefikini kaybeden ABD, Avrupa Birliği’nin (AB) de “askeri çözüm olanaksız” açıklamalarıyla daha da yalnızlaşmış durumda. Dün Avrupa Konseyi Başkanı Herman Van Rompuy, askeri müdahalenin sorunu çözmeyeceğini ve siyasi çözümün kan gölünü durdurabilecek yegane yol olduğunu söyledi. Rompuy’un açıklamasını Avrupa Komisyonu Başkanı Jose Manuel Barroso da destekledi. AB’nin Cuma günü başlayacak Dışişleri Bakanları toplantısından da benzer bir karar çıkması bekleniyor. Ancak ABD Dışişleri Bakanı John Kerry, bu toplantıya katılarak müttefiklerini iknaya çabalayacak. AB’nin mesafeli tavrının nedeni ise Almanya’nın olası bir saldırının sonuçlarını kestirememesi...AB’nin yanı sıra Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Ban Ki-mun da askeri seçenekten yana olmadığını açıkladı. BM Suriye Özel Temsilcisi Lahdar Brahimi ise sorunun çözümü için uluslararası bir konferansın tek yol olduğunu anlatmak için St. Petersburg’a gitti.Katolik Hıristiyanların dini lideri Papa Francis de Rusya Devlet Başkanı Putin’den G-20 üyelerine savaşın olduğuna çağırması için talepte bulundu.Suriye konusunda silahlı muhalefetten yana tavır sergileyen Arap Birliği de ABD’ye saldırının maaliyetini karşılama sözü veren Suudi Arabistan’ın bastırdığı açıklamayı kabul etmedi. Daha önce Suriye aleyhindeki kararları reddeden Lübnan, Cezayir ve Irak’ın dışında, ABD’nin saldırısına destek veren taslağa Mısır ve Tunus da “Hayır” oyu verdi. Arap Birliği Genel Sekreteri Nebil El Arabi bile, “siyasi çözüm”e destek açıklaması yapmak zorunda kaldı.KONGRE GELGİTLERİObama’nın eli içeride de fazla güçlü değil. ABD Senatosu Dış İlişkiler Komitesi, önceki gün Suriye’ye yönelik bir saldırı için Obama’yı yetkilendirildiğini belirten taslağı kapsam daraltarak kabul etti. Üstelik bu toplantıda 10 kabul oyuna karşı 7 senatör “hayır” oyu verdi. Geçerlilik kazanması için Senato ve Temsilciler Meclisi’nde de oylanması beklenen taslağa dair şu ana kadar 21 senatör destek açıklaması yaptı. 13 senatör ise karşı yönde görüş bildirdi. 66 senatör ise kararsız ya da eğilimleri bilinmiyor. Obama’nın ulusal güvenlik ekibi kongre üyelerini ikna turuna çıksa da saldırının ardından ABD’nin daha fazla Suriye’ye müdahil olmak zorunda kalacağı fikri çekince yaratıyor. Obama yönetimi ise bu konuda kongre üyelerini tatmin etmekten uzak. Yine de bir mucize olmazsa, gelecek hafta yapılması planlanan oylamadan taslağın kabul edilmesi bekleniyor. ABD’li kongre üyelerini sıkıştıran bir diğer unsursa seçmenlerin büyük çoğunluğunun savaşa karşı olması. ABC ve Washington Post’un yaptırdığı son ankete göre, ABD’lilerin yüzde 60’ı saldırıya karşıyken, yüzde 36’sı destekliyor. Bütün bu tablo ise ABD’nin saldırısına karşı çıkan Çin ve Rusya’nın pazarlıkta elini güçlendiriyor.Suriye yönetiminin 29 aydır süren savaşta gücünü yitirmemesi, Şam’da militanları yenilgiye uğratması, Hizbullah ve İran’ın açık desteği; Beyaz Saray’ı karar vermede zorlu günlerin beklediğini gösteriyor.