Ehlibeyt (a.s) Haber Ajansı ABNA- Putin'in New York Times'ta çıkan mektubu ne anlama geliyor? Rusya'nın kimyasal silahlara ilişkin önerisi, Suriye'nin geleceğinin diplomatik yollarla şekillenmesine yardımcı olabilir mi? Bu soruların yanıtını Dumlupınar Üniversitesi Öğretim Üyesi Uluslararası İlişkiler Uzmanı Dr. Barış Adıbelli, RS FM mikrofonlarına verdi.
Ali Topuz ile Dünya Hali'ne konuk olan Barış Adıbelli, "Putin ikinci dönem seçildiğinde başta ABD olmak üzere Batı dünyası onun diktatör olduğunu, Rusya'ya demokrasi getirmeyeceğini, dünya sistemi için riskli olduğunu söylüyordu. Fakat bugün gelinen noktada ABD'nin Nobel Barış ödüllü başkanı Obama, bir savaştan kaçmak için Putin'den yardım alıyor" dedi.
Barış Adıbelli: Dünya liderleri arasında Birleşmiş Milletler’in geleceği konusunda yoğun tartışmalar var. Bir reform yapılması gerektiğini Çinli lider Hu Jin Tao, bu sorunlar ortaya çıkmadan önce söylemişti. Bir diğer husus da, Putin’in ikinci dönem göreve başladığı sıralarda batı ve özellikle Amerika Birleşik Devletleri Putin yönetimine, hatta Putin’in şansına karşı “otoriter bir yönetim, demokrasiden uzaklaşan bir Rusya” şeklinde bir takım suçlamalar yaparken, bugün Nobel Barış Ödülü’ne sahip Obama aynı suçlamalarla karşı karşıya kaldı. Putin’in mektubunun özetine baktığınız zaman Amerika Birleşik Devletleri artık barış ve demokrasi modeli olmaktan çok bir savaş, bir şiddet modeli haline geldi.
“ABD, RASYONEL TEKLİF KARŞISINDA SAVAŞA GİRMEKTEN KAÇINDI”
Mektubun ABD yönetimine değil, halkına yazıldığını belirten Barış Adıbelli, "Amerikan halkının savaş yorgunu olduğunu biliyor ve söylüyor. Rusya'nın Suriye konusundaki hareketlerinin tamamlayıcı öğesidir bu. Rasyonel bir teklif getirdikleri için de ABD savaşa girmekten kaçındı" diye konuştu.
“ Putin bu mektubu yazarken gerekçesini New York Times’e, “Amerikan halkına doğrudan hitap etmek istedim” diyor. Mektup Amerikan kamuoyunadır, Amerikan devletine değil. G-20’deki ortam ve uluslararası ortamın da çatışmadan yana değil barıştan yana olması bu konuda da Rusya’nın bastırması ve rasyonel akla yatkın bir de plan getirilmesiyle şimdilik askeri müdahale boyutuna gelmedi.”
“SURİYE’DE TEK KURTULUŞ YOLU CENEVRE”
Barış Adıbelli, Cenevre sürecinin, Suriye'yi kurtaracak tek yol olduğunu söyledi. Adıbelli, "Batı, Esad'ın Kaddafi gibi ya da Saddam gibi bir figür olduğuna inanmak istiyordu, ancak Esad diplomasiyi çok etkin kullanmayı bildi" diye konuştu. Barış Adıbelli, "Ancak, Mısır rahatlamadan Suriye'ye çözüm de zor olur" ifadesini kullandı.
“Bir diplomatik mekanizmanın, geniş katılımlı bir zirvenin siyasi bir süreçle çözebileceğine inanıyorum ancak bu siyasi süreç de tamamen Arap Baharı’nın kapsadığı tüm Ortadoğu coğrafyasını kapsamalı. Çünkü Mısır’ı çözmeden Suriye’yi çözemezsiniz, Libya’yı Tunus’u da çözmeden Suriye’yi çözemezsiniz.”
ŞANGAY İŞBİRLİĞİ ÖRGÜTÜ’NÜN BİŞKEK ZİRVESİ
Şangay İşbirliği Örgütü'nün Bişkek Zirvesi’ni de ele alan Barış Adıbelli, "ŞİÖ, kurulduğu zaman alternatif NATO ya da yeni Varşova türü değerlendirmelerle karşılanmıştı. Sonra profili düşük kaldı. Fakat bu zirve, öncekilere göre özellikli. Suriye'yi ele alacaklar” diye konuştu. Adıbelli, ŞİÖ, üyeleri arasındaki uyumsuzlukları aşarsa, hem bölgede etkili hem küresel bir güç olabileceğini söyledi.
“Şangay İşbirliği Örgütü çok farklı bir gündem maddesiyle toplanıyor. Bu maddelerden bir tanesi Ortadoğu, Suriye. Bir diğeri de çok ilginçtir Afganistan. Üçüncü bir ek gündem maddesinin girebilme ihtimali var o da şu; Hindistan, Pakistan ve İran’ın tam üye olması. Dolayısıyla Zirve Kırgızistan’ın başkenti Bişkek’te yarın başlayacak. Bu gündem maddelerinden özellikle Suriye konusunda örgütün ne tür bir adım atacağı çok önemli. Çünkü bu örgütün özellikle 2005 yılında doğunun NATO’su yeni Varşova Paktı diye bir ara NATO’nun karşısında çok fazla bir popüler olmuştu. Ancak bugün gelinen noktada Şangay İşbirliği Örgütü’nden herhangi bir şekilde bir adım gelmedi ancak bugün de yarın ne getirir onu bilemiyoruz. Çünkü Suriye krizi birçok şeyi değiştirdi.”
13 Eylül 2013 - 04:53
News ID: 462396
Dumlupınar Üniversitesi Öğretim Üyesi Barış Adıbelli, Suriye krizinde gelinen noktada Nobel Barış ödüllü Obama’nın, bir savaştan kaçmak için Putin'den yardım aldığına işaret etti. Adıbelli, Rusya rasyonel bir teklif getirdiği için ABD’nin savaşa girmekten kaçındığını vurguladı.