31 Aralık 2013 - 04:56
İran’ın Bahreyn’in içişlerine karışması, bayatlamış bir iddia

İran Dışişleri Bakanlığı bir Bahreynli yetkilinin Tahran'ın Bahreynli muhalifleri eğittiğine dair iddiasını tekzip etti.

Ehlibeyt (a.s) Haber Ajansı ABNA- İran Dışişleri Bakanlığı, Manama'nın yalan iddiasına tepki göstererek, Bahreynli yetkililerin başka ülkeler hakkında boş ve temelsiz iddialarda bulunmak yerine, baskıcı ve güvenlikçi yaklaşımlarında değişiklik yapmak ve güven verici girişimlerde bulunmak suretiyle ülkede ciddi müzakerelerin düzenlenmesi için gereken şartları sağlaması gerektiğini ifade etti.

İran Dışişleri Bakan yardımcısı Hüseyin Emir Abdullahiyan Pazar akşamı yaptığı açıklamada, bu iddialardan amacın Bahreyn'in iç sorun ve sıkıntılarının üstünü kapatmak olduğunu belirtti.

İran İslam Cumhuriyeti dışişleri bakanı Afrika ve Arap işleri yardımcısı Tahran'ın Bahreyn içişlerine müdahalesinin tekrar edilen temelsiz bir iddia olduğunu belirterek, Bahreyn krizinin diplomatik yollardan çözümlenmesini istedi.

İran İslam Cumhuriyeti dışişleri bakanı Afrika ve Arap işleri yardımcısı Hüseyin Emir Abdullahiyan son zamanlarda verdiği demeçte İran'ın Bahreyn içişlerine müdahalesine dair Bahreynli bir yetkilinin iddialarının boş ve temelsiz olduğuna değinerek, 'İran Bahreyn'in içişlerine müdahale etseydi durum çok daha farklı olurdu' dedi.

İranlı yetkililer bugüne kadar defalarca, Bahreynli yetkililerin İran'la ilgili iddialarına Emir Abdullahiyan'ın açıklamalarında da görüldüğü gibi kesin bir dille tekzip etmiştir, ancak Bahreynli yetkililer neden İran'ın Bahreyn'e müdahalesine ilişkin iddialarında ısrarlı görünüyor, bu sorunun cevabı için önce Bahreyn'de yaşanan olaylar ve gerçeklere ışık tutmak gerekiyor.
İki yıl önce Bahreyn'de halkın Al-i Halife rejiminin insan hakları ihlalleri ile baskıcı ve ayırımcı girişimlerini presto etmeye başladığı sıralarda, Suudi Arabistan ile Bahreyn rejiminin güdümündeki medya ve siyasi çevreler, Batı'yla paralel hareket ederek, Bahreyn'de yaşanan gerçeklere karşı mantık dışı bir yaklaşım sergiledi.

Bahreyn rejimi, halkın gösterileri ve taleplerine en sert şekilde karşılık vermeyi tercih etti.
Bahreyn'de iktidar, halkın taleplerine karşılık vermek için diyalog ve mantık yolunu seçme yerine, demir yumruk ve güvenlik güçlerini halkla karşı karşıya getirmeyi tercih ederek, itirazları susturmaya çalıştı.
Bu bağlamda, Ada Kalkanı adı verilen güçler, Suudi Arabistan'ın öncülüğünde Fars Körfezi İşbirliği Konseyince Bahreyn'e gönderilerek, bu ülkede başlayan sivil itaatsizlik eylemlerini bastırmaya çalışıldı.
Ada Kalkanı gücü kapsamında Suudi Arabistan, BAE, Katar ve Kuveyt askerleri bulunuyor, Ada Kalkanı gücünü Suudi Arabistan Komuta ediyor.

Uluslararası toplum da neredeyse Bahreyn'de yaşanan olaylara karşı sessiz kaldı.

ABD'nin Eski Savunma Bakanı Robert Gates, Suudi Arabistan'ın Washington'un yeşil ışık yakmasıyla Bahreyn'e asker gönderdiğini ifşa etti.
Ancak Bahreynli yetkilileri, gerçekleri kabul edip, halkın taleplerini karşılamak yerine İran'ı bu ülkenin içişlerine karışmakla suçlaması, Manama'nın tercih ettiği diğer bir mantıksız seçenek sayılıyor.

Bahreynli yetkililer, yakalanan protestocuların itirafları, İran'la bağlantılı çetelerin tesbiti gibi yalan ve gerçekdışı iddialar gündeme getirerek, bazı yandaş medyanın yardımıyla Tahran'a yönelik suçlamalarını sürdürüyor.

Bahreynli yetkililer, baskıcı politikalarını izah etmekte zorlandığı ve kamuoyu ile insan hakları aktivistlerinin artan baskılarıyla karşı karşıya kalınca kısır döngü niteliğinde olan yaklaşımıyla rejim muhaliflerinin İran'da eğitildiğini ileri sürüyor.

Manama'da yayınlanan El-Vasat gazetesi, İran ile Fars Körfezi İşbirliği Konseyi ilişkilerine ilişkin bir haber yorumda, bazı Arap ülkelerinin İsrail'in yanında İran'a karşı yer almasını son yılların en ilginç olaylarından biri olarak niteledi.

Siyonistler, İran'ın dünya için tehdit ve tehlike saçtığına dair yalanlarını yayma ve benimsetmeye çalışırken, İran'ın Fars Körfezi kıyısındaki Arap komşuları, İranofobi politikasının odaklarından biri haline gelmiştir.

Burada üzerinde durulması gereken bir gerçek şu ki, Bahreyn'deki olaylar ve tedirginlikler, İran'ın yararına değil ve Tahran'ın Bahreyn'in içişlerine karıştığı yönündeki bayatlanmış iddialar da, Bahreyn'deki sorunların çözümüne hiçbir katkı sağlamaz.

İran İslam Cumhuriyeti, bölge ve komşu ülkeleriyle işbirliği ve diyalog çerçevesinde bölgede istikrar ve güvenliğin tesisini istiyor, zira İran, komşular ve İslam dünyasının çıkar ve maslahatları birbirine kenetlenerek iç içe girmiş bulunuyor, bu yüzden Tahran, Bahreyn'deki sorunların çözümünün tek yolunun yapıcı diyalog ve teamül olduğuna inanıyor.