26 Şubat 2014 - 08:30
"Gülen kendisini Mehdi sanıyor"

Gülen Cemaati'ni araştıran hukukçu Uygur, çarpıcı açıklamalarına devam ediyor. Uygur’a göre Gülen kendisini Mehdi sanıyor, halisünasyonlar görüyor.

Ehlibeyt (a.s) Haber Ajansı ABNA- Hukukçu Kayahan Uygur, Gülen Cemaati hakkındaki tespitlerini sürdürüyor. Uygur, Gülen'in neyi temsil ettiğini, fikirlerinin arka planında neler olduğunu, kendisini nasıl ‘mehdi’ olarak gördüğünün cevaplarını açıkladı. İşte Uygur’dan Gülen’in sanrılarla dolu iç dünyası:

Kurana Alternatif Kitap

Rönesans’la birlikte ücretli köle işçilik yeniden çıktı ve ne hikmettir ki Gülen de ‘İslami bir Rönesans’tan bahsediyor. Yani köle işçi insan anlayışını İslamiyet’te oluşturmaya çalışıyor. Bu grup Türkçe karşılığı ‘Saflığın Dostları ve İlimin Arkadaşları’ olan bir külliyat yazdı. Gülen’in ‘Kuran’ın haricinde bir kainat kitabı’ diyerek işaret ettiği işte bu tür kitaplardır. Bu kitap tamamen eski Yunan putperest inancı açıklanıyordu.

Gülen’in Putperest Fikri

Köleci Aristokrasi devleti işte tam da Gülen’in takip ettiği putperest fikirdir. Bu fikirde yaratan yerine ‘Bir’ denilen bir varlık vardır. Bu varlık kendini göstermek ister ve nurdur. Fethullah Gülen de kendisini mehdi gibi görmekte ve bu fikre inanmakta. Bir konuşmasında iyi insanlar ölünce melek olurlar demekte. Gülen kendisini Osmanlı’nın bile sirayet edemediği yerlere sirayet ettiğinden dem vurarak Osmanlı’dan bile üstün görüyor. Açıklamalarında bahsettiği insanların nizam içinde olmasından kastettiği nizam İslam’ın nizamı değil bizzat seçkinlerin nizamıdır.

Müslümanların Piri!

Yaratana ‘Sebeb-ül Esbab’ (sebeplerin sebebi) diyerek hem insanı hem yaratanı bir araç gibi görüyor. Gülen, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın kendisine etrafındaki herkes gibi ‘Mürşit’ olmasını istemekte ve kendisini Müslümanların piri olarak görmekte. Ancak elbette Erdoğan bu çarpık düşünceye meydan okudu.

Gülenciler Putu Övüyor

Uygur, eski Yunan mitolojisinde tanrıların tanrısı olarak kabul edilen Zeus’un oğlu olan Herkül ila ‘Herkül’ün çocukları’ anlamına gelen ‘Heraklit’ ya da ‘Heraklis’ kelimelerinin sıklıkla Gülen ve takipçileri tarafından kullanıldığını söylüyor. Uygur, bir put olan Herkül’ün nasıl kullanıldığını ise takipçileri tarafından Gülen’e yazılarla açıklıyor:

Dinleri Karıştırıp Çarpıtıyor

Kayahan Uygur, Gülen’in dinleri nasıl çarpıttığını ise Gülen’in sözlerini kullanarak anlatıyor: Evet, Hazreti Mesih’in bir şahs-ı manevi olarak inmesini çok uzak görmüyorum. Olabilir, o ruh, o mana inebilir. Buna kimsenin itiraz etmeye de hakkı yoktur… Diyalog ve hoşgörü adında değişik kiliselere gidilip “Gelin Kuran’ı beraber okuyalım” deniliyor. Değişik yerlerde “Siz de bizim İncil derslerimize iştirak edin” diyorlar… Kiliseden, efendimize de inanan, kendilerine “Müslüman İseviler” diyen insanlar çıkabiliyor. Bunu, İseviyetin tasaffisi, mesihiyet ruhunun mukaddimesi saymada bir mahzur görmüyorum.”  

Sanrılar mı Görüyor? 

Uygur Gülen’in merhum Cumhurbaşkanı Turgut Özal’ın ruhunu bir kuşta görerek sanrılar gördüğünü söylüyor. İşte Gülen’in gördüğü halüsinasyon: “Özal’ın ruhunun ufkuna yürüdüğü gece, kaldığı yerine penceresinde bir ses duymuş… Perdeyi açınca görülmedik bir kuşun semanın derinliğine doğru gittiğini müşahede etmiş. Sonra o zat, kalkıp gideceği yere yürürken dostlarından biriyle karşılaşmış: onun 'Özal vefat etti' sözünü işitmiş. Sonsuzluğa açılan bir güvercin gibi kanat çırpan, o Hazret’in ruhuymuş.”

12 Eylül'e Selam Durdu

Kayahan Uygur, Gülen’in 12 Eylül darbecilerini öven yazılarına özellikle dikkat çekiyor. İşte Gülen’in 1980 tarihinde yazdıklarından dikkat çekici kısım: “Bu düşmanı kıskıvrak yakalama ve bir zaferdir. İçtimai bünyenin harici bir kısım eracifden temizlenme, arındırılma düşüncesiyle onu aslına irca zaferidir… Ümidimizin tükendiği yerde, Hızır gibi imdadımıza yetişen Mehmetçiğe bir kere daha selam duruyoruz.