1 Mart 2014 - 11:30
“gri liste”

Bismillah Dinlendik halkım! Vaftizci Gülen'in baş danışmanı Teksas Üniversitesi Hukuk Fakültesi Profesörü James C. Harrington’un, "Fethullah Gülen’in Hukuk Serüveni"adlı kitabından okuduğunuzda, "dinlenenlerin" kimlere servis edildiği net anlaşılacaktır.

Ehlibeyt (a.s) Haber Ajansı ABNA- Bir soru: ABD Göçmen Bürosu’nun FBI ve CIA’ya teslim ettiği Gülen’e ait biyometrik kasetleri izleyenlerin içinde AKP'li var mı?

Batının ilkeleri bilinmeden anlaşılmaz!

Batı ‘renkli devrimler’i düzenleme yöntemlerini titizlikle geliştirmiştir. Bu yöntemler önce Sovyet sonrası coğrafyada bu arada Gürcistan, Kırgızistan, Ukrayna’da test edilmişti. Sonra da Orta Doğu’da Arap baharı olayları sırasında kullanılmıştı. Şu an ise bu yöntemler yine Ukrayna’ya geri döndü. Bu yöntemlerin temelinde iktidar rejimlerinin karşıtlarına destek verme, bilgi savaşlarını kışkırtma, iç anlaşmazlıkları körükleme ilkeleri bulunuyor. Onların ‘kara listesine’ dahil olmak için illa demokrasi düşmanı olmamalı. Aksine diktatör rejimli ülkelerde ‘renkli devrim’in yapılması mümkün değildir.

Bu yüzden Batı, Suriye dahilinde oldukça ılımlı Arap ülkelerinde ve Sovyet sonrası coğrafyadaki gayet demokratik devletlerde isyan ve çatışmaları kışkırtarak resmen Orta Doğu’da demokratikleşme sürecine engel oluyor. Böylece o, yerli muhafazakar yöneticilere ‘işte demokrasinin sonuçları budur, görüyor musun? Batı ile işbirliği yapın, arkadaşı olun, eskisi gibi ülkenizi yönetin, seçimler ve siyasi partilere ihtiyacınız yok’ sinyalini veriyor. Bu nedenle Batı böyle davranarak demokrasiye karşı en büyük suç işlemiş oluyor.

Cenevre'ciler ne yapmak istiyor?

Amerika yönetimi Suriye'nin Güney bölgelerine özel birliklerini göndermeyi planladığını ve böylece Suriyeli muhaliflere daha fazla silah ve askeri teçhizat ulaştırmayı ve Beşşar Esad yönetiminin devrilme sürecini hızlandırmayı amaçladığını ifşa etti. Amerika'nın her ne pahasına olursa olsun Beşşar Esad'ı iktidardan silme üzerine inşa edilen yeni senaryosu Ürdün'de konuşlanan Amerikalı ve Avrupalı istihbarat ve güvenlik uzmanları tarafından hazırlandı ve güya Arabistan da bu senaryoya ortaklık ediyor. Amerika'nın hazırladığı yeni senaryo tam olarak uygulanırsa, muhtemel sonuçları şöyle olacaktır:

1- Özgür Suriye ordusu yeni silahların tümünü kullanabilecek yetenekten yoksundur, bu yüzden bu silahların büyük bir bölümü El-Kaide ve IŞİD terör örgütlerinin eline geçecek.
2- Terör örgütleri daha fazla ve daha modern silahlara kavuşacak ve böylece bölge güvenliğini şiddetle tehdit edecek.

3- Söz konusu terör örgütlerinin bölgedeki diğer ülkelere yayılmasına yol açacak.

4- Savaş daha da yıpratıcı olacak ve kolay kolay bitmeyecek.

 5- Barış ve uzlaşma için tüm umutları yok edecek.

 6- Kuşatma altında bulunan Suriye milletine insani yardım ulaştırma sürecini daha da zora sokacak.

Dün “taraf”, bugün “muhalif ,“yarın "hain"

Hasan Cemal'in Öcalan yakalandığında kaleme aldığı yazıyı okuduğunuzda “süreç”i daha iyi anlarsınız..

“Başbakan Ecevit'in televizyondan açıklamasını dinlerken bir heyecan dalgası yalıyor içimi. Gerçekten tarihi bir an, bir dönüm noktası. Apo'nun yakalanarak Türkiye'ye getirilmesi, 1984'ten beri Cumhuriyet devletinin PKK'ya karşı verdiği haklı ve meşru mücadelede bayrağın zirveye dikilmesi, zaferin tescilidir(...) Türkiye için gerçekten tarihi bir an, heyecan verici bir an (...)Tarihi bir dönüm noktası! (...) Bu büyük başarı öncelikli olarak askeri bir başarıdır. Silahlı Kuvvetlerimiz, devlete karşı silah çekmiş, 15 yıldır şiddet ve terörü politika aracı benimsemiş, insanlığa karşı suç işlemiş olan PKK'yı çökertmiştir...' (17 Şubat 1999, Milliyet)

“Dinledim,dinledi,dinlendi,dinlendik,dinlendiler….”

Peki kim? Neden?


Neo-con'lara yakınlığıyla tanınan "Foundation for Defense of Democracies" (Demokrasileri Savunma Vakfı) düşünce kuruluşu perşembe günü yayımladığı raporda bu iddiaların Washington'da artan bir endişeyle izlendiği yorumunu yaptı. "TÜRKİYE TERÖRİSTLERE DESTEK VERİYOR"

Raporda İran'la gaz-altın alışverişi, Suriye'deki vekaletçi tetikçilerine verilen destek, hükümetin Yasin El Kadı ve Hamas liderlerinden Saleh al-Aruri'ye verdiği destekle ilgili iddialar, Hamas'la yakın ilişkiler, İHH'nin faaliyetleri, Çin'le savunma füzesi anlaşması ve Mali Eylem Görev Gücü'nün (FATF) Türkiye değerlendirmeleri tek tek incelendi. Rapor 2004-2007 yılları arasında Amerikan Hazine Bakanlığı'nın terör ve mali istihbarat bölümünde analist olarak çalışan Jonathan Schanzer tarafından kaleme alındı. Türkiye' Washington'da büyük endişe olduğunu kaydediyor.

Bu endişelerin kaynakları biliniyor ve ilişkileri “izinliydi.” Fakat kontrolsüz yapıldığında sorun olmaya başladı.

FATF bu ay yaptığı toplantıda Türkiye'yi, Suriye, Yemen, Pakistan gibi ülkelerle birlikte “gri listede” tutmaya devam etme kararı almıştı.

Yalnızlığımızı kendin gider"

İmâm Cafer es–Sâdık’ın (a.s.) şöyle buyurduğu nakledilmiştir: “Emirü’l–Müminin Ali (a.s.) secde hâlinde şöyle dua ederdi: (Allah’ım,) önündeki zilletime ve Sana olan yakarışıma ve insanlardan kapıldığım korkuya merhamet eyle ve benim yalnızlığımı Kendinle gider, ey Kerîm!” (El–Kâfî, c.3, s.329)  

Komşu

 Komşuya gitmiş "burası benim ikinci evim"diyor.

-“yok arkadaş senin ikinci evlerine ateş salansın desek” hakkaniyetli olmaz.

Baktı ki, Suriye de gemisi battı içerideki kendi evinde su almaya başladı

Komşunun evine gidip;

-"itfaiyeci olmak istiyorum kundakçılığı bıraktım" derse ne dersiniz?

-"yok sen git kundakçılık yap "diyemezsiniz

Vaftizci


Vaftizci Cemaat terör Örgütünün kadın ve parayla /gönüllü besleyip lehte yazı, rapor yazdırdığı, konferans verdirdiği yüzlerce yabancı CIA/Mossad elemanı var piyasada.

İhh toplantısına katılan bi arkadaş

- artık suriye den çıkmaz isek biteceğiz.

tercih için zaman azalıyor.

(emir büyük yerden gelmiş anlaşılan)

M.Haklı bi soru soruyor:

"Şimdi de görevlendirilmiş İslamcılara ikinci soruyu soruyorum: Bu Tayyip karşı CİA ve MOSSAD merkezli Cemaat kullanılarak yapılan operasyon; Türkiye , İran’la her şeye rağmen ilişkileri devam ettirdiği için mi yapıldı? İran’dan petrol aldığı karşılığında altın verdiği için mi yapıldı? Peki sizin Suriye’de operasyon düzenlemeye çalıştığınız İran’la , Erdoğan Hükümetinin herşeye rağmen ilişkileri devam ettirdiği İran aynı İran mı? Suriye’de katliam vahşet ve tecavüzlerden sorumlu tuttuğunuz Şii İran’la , Petrol aldığımız ve karşılığında kamyon kamyon altın verdiğimiz İran aynı İran mı? Gölgesine sığındığınız ,ürettiğiniz sosyal projelerle nasiplendiğiniz, yol ve istikamet belirlediğiniz, pusulasına göre hareket ettiğiniz bu Hükümet ,sizin Suriye’de İslam devleti kurmanızı engelleyen İran’la ittifak içinde ve bunun bedeli kendisine ödetilmek isteniyor."

Yavuz Kaya / rasthaber