22 Temmuz 2014 - 15:01
Gazze, İran ve Direniş

Gazzedeki soykırım içler acısı. Şehitler ve yaralıların sayısı gün gittikçe artıyor. Vahşi; gaasıp ve zalim siyonist rejim dünyanın gözü önünde istediğini yapıyor. Her ne kadar halklar arasında bir ayaklanmaya şahit olsak da devletler bilhassa Arap ülkeleri susmuş ve seyrediyor.

Ehlibeyt (a.s) Haber Ajansı ABNA- ABD de küstahça İsrail’in yaptıklarını destekliyor. Mısır Refah geçidini kapatıp ve yardımların Gazze’ye ulaşmasını engelliyor. Gazzedeki mazlum ve yalnız bırakılmış halk ne yapacağını şaşırmış ve ne zaman ve nerede öleceğini bekliyor. Bu arada direniş güçleri aldığı askeri eğitim; sahip olduğu teçhizat ve füzelerle İsrail karşısında direnip ve yiğitçe saldırıyor. Her gün onlarca füze ( hem de çeşit çeşit) İsrail in yakın ve uzak şehirlerine isabet ederek siyonistleri dehşete salıyor. Görünmez İHA uçaklarının uçuşları ise başka bir zaferdir.

Ama bu güç ve yardımlar nereden; nasıl ve ne zaman Gazze’ye ulaşmıştır?

Suriye’deki olaylarda dünya ve emperiyalist medya Esad’ı zalim, katil göstererek ona destek verenleri özellikle de İran’ı lanetleyip, Beşşar Esad’ın yaptığı savunmayı zulme ortak göstererek tüm halkları İran’a karşı düşmanlığa sevk ediyordu. Türkiyeliler de dâhil çoğu Müslümanlar İran’ın neden Beşşar’ın arkasında olduğunu bilmeden ve araştırmadan İran yetkililerini suçlayıp İran İslam Cumhuriyetine zalim, İmam Humeyni’nin çizgisinden sapmış ve düşman gözüyle bakmaya başladılar. Hatta Başbakan Erdoğan İran’a gittiğinde İranlı yetkililerle yaptığı görüşmelerde İran’ın bu desteğine son vermesini istemişti. Ama başta İmam Hamenei olmak üzere İran’lı yetkililer Suriye’nin Filistin ve Lübnan direnişine verdiği desteği hatırlayarak İran’ın Suriye’yi daima destekleyeceğini vurgulamışlardır.

Gezzedeki direniş gücünün arkasında İran’ın olduğu açıkça ortadadır. Kullanılan çeşitli füzelerin nereden geldiğini tüm dünya biliyor, ama İran adının duyulmaması için susuyor, sansür uyguluyorlar. Bu yüzlerce, binlerce füzenin nerden ve nasıl direniş güçlerine ulaştığı anlaşılmasın, konuşulmasın diye çaba sarf ediyorlar.

Evet bu yardımlar İran İslam Cumhuriyetinin Filistin halkına 35 sene içinde sürdürdüğü destek ve yardımların küçük bir göstergesidir. Bu yardımlar İsrail in 33 ve 22 günlük saldırılarında da görülmüştü ama hiç kimse inanmak istememiş ve tersine İran’ın İsrail’le hiç asla düşman olmadığını ve sadece lafta İsrail’e karşı olduğunu söylediler ve medya da bu yalan iddiaları yayıp durdu.

Şii İran’ın Sünni Filistin halkına destek verdiği gerçeği dünyaya yayılırsa ABD’nin ısrarla körüklediği Şii-Sünni savaşı ve İŞİD’in en önemli görevi ve varlık amacı ortadan kalkacaktır. Bu nedenle Gazze’deki direnişin destekçisinin İran olduğu gerçeğini dünya halkları ve özellikle de Müslümanlar bilmemelidir. Medyanın bu konuda susması tesadüfi değildir. Ama bu komplolara aldırmayan İran kendi İslami görevini biliyor ve geçtiğimiz 35 yıl boyunca yaptığı gibi vazifesini yerine getirecek ve İsrail in karşısındaki direnişi desteklemeye devam edecektir. 

Önümüzdeki Cuma İmam Humeyni’nin(ra) DÜNYA KUDUS GÜNÜ olarak ilan ettiği gündür. Ümid ediyoruz ki Müslüman halklar KUDUS GÜNÜ’nü İsrail’e karşı kullanır ve yapacakları miting, toplantı ve yürüyüşlerle mazlum Gazze ve Filistin halkına gereken desteği verirler. 

İnşallah…

Ekler