Ehlibeyt (a.s) Haber Ajansı ABNA- Bismillahirrahmanirrahim
Gazze’de yapılan katliamlar, cinayetler, işlenen insanlık suçları artık hayatın bir parçası haline gelmiş durumda. Siyonistler kudurdukça kuduruyor, kana doymayan vampirler gibi kan akıtıp duruyorlar. İblisin yeryüzündeki temsilcisi olan siyonistler vazifelerini yapıyorlar, kendileri için belirlenen rolü oynuyorlar. Peki, Müslümanlar görevlerini yapıyorlar mı?
Siyonistler ne yapmak istiyor sorusuna verilecek cevap şudur;
Gazze’de yapılan tam bir soy kırımdır, gerçek holokosttur. Bunların hedefleri;
a) Siyonistlere karşı direnişi kırmak
b) Haması silahsızlandırmak
c) Direniş cephesini, Siyonistleri resmiyete tanıyarak uzlaşı masasına oturtmak.
Siyonistleri kınayan mesaj ve söylemlere insan baktığı zaman ne manaya geldiğini anlıyor; kınamalar çeşit çeşittir, her birisinin farklı hedefleri vardır.
1-Bazılarının kınamaları kaale bile alınmıyor. Formalite olduğu, kendi halklarının tansiyonunu düşürmek, meşhur ifadeyle “gazını almak” amaçlı olduğu bilindiği için zararından korkulmuyor. Yapmacık olduğunu düşman dahi biliyor.
2-Bazılarının kınamalarının etkisi yok, dünya siyaset arenasında sözlerinin itibarı yok, söz sahibi değiller, yaptırım güçleri yok dolayısıyla itiraz ve kınamalarının etkisi de yoktur. Bu gibi ülkelerin kınamaları etkili olmasa da insani görevlerini yapıyorlar dolayısıyla takdir edilmelidir.
3-Bazılarının kınaması diplomatik kınamadır. Çünkü siyonistlerin hükümet politikasını, izlediği yöntemi kınıyorlar. Siyonist rejimi resmiyette tanıdıktan sonra baştaki hükümetin politikalarını eleştiriyor ve terörist olduğunu söylüyorlar.
Şeytanın temsilcisini resmiyette tanıdıktan sonra ister Hitlere benzet, ister terörist diye nitele bir faydası yok. İster devlet terörü de, ister katil ve cani diye adlandır sözünün bir itibarı yoktur. Aynısını İsrail içindeki bazı muhalif kesimler de söyleyebiliyor.
Filistin konusunda sloganlar ve göstermelik kınamalar sizleri aldatmasın, perde arkasını görmek gerekir. Bunların hiçbiri Filistin davasının savunucuları değillerdir. Bunlar, Filistinin elini kolunu bağlayıp siyonistlerle masaya oturtmaya çalışıyorlar.
Filistin davasının sahipleri yıllardır bedel ödeyenlerdir; canlarıyla, mallarıyla fedakarlık edenlerdir. Emperyalistler tarafından siyasi ve ekonomik ambargo altında olanlardır. Siyonistleri resmiyete tanımadıklarından dolayı küresel emperyal güç tarafından baskı altında tutulanlardır. Filistin davasının gerçek sahipleri, maddi manevi, askeri ve ekonomik yönden Filistin halkının yanında olanlardır.
Bütün bu zulüm ve cinayetler karşısında Müslümanların vazifeleri nelerdir sorusuna verilecek cevap şudur:
Direniş cephesinde Filistin’in kahraman mücahitleri gerekenleri yapıyor ve yapacaklardır. Filistin’in mazlum halkının kanları siyonist ve yandaşlarını yenilgiye uğratacaktır. Kanına boyanan her bir lale onlarca lale yeşertecektir.
Direniş cephesinin arka cephesinde bulunan bizlerin yapacakları önemlidir; âlimler, aydınlar ve kanaat önderleri Siyonistle işbirliği içinde olan halkı Müslüman ülkelerin münafık liderlerinin yüzündeki nifak perdesini kaldırmalıdırlar. Müslümanları bilinçlendirmelidirler. Onların yanında olmak, destek vermek, samimiyetlerine inanıp onlara güvenmek en büyük gaflettir.
Yüzlerinde nifak perdesi olan günümüz Muaviyeleri topluma tanıtılmalıdır. Müslüman halk kendilerine hüküm süren modern diktatörleri tanımalıdırlar. Bu Amr-ı As siyeseti yapan liderler var olduğu müddetçe Siyonistlerin sırtı yere gelmez. Onların yüzündeki nifak perdesi yırtılmalıdır.
Halk, alimlere, kanaat önderlerine, aydınlara güveniyorlar. Bu zalim tağutları överek nifak perdesini kalınlaştırmayın. Vahdet adına Muaviyeleri savunmayalım, nifak maskesi taşıyanları gizlemeyelim. Bizim vahdetimiz çağdaş Muaviyelerin aldattığı Müslüman halk olmalıdır. Bu çağdaş Muaviyeler sevilip desteklendiği müddetçe Siyonistler yenilmez ve Filistin zafere ulaşamaz.
Vesselamu aleykum ve rahmetullahı ve beraketuh